2012/03/19: Manga ve Anime Dünyasının Sırları

Mart 17th, 2012 § Yorum yapın

NOBON sunar: ‘karanlıktaraf’ *

19.03 .2012 Pazartesi
Boğaçhan Dündaralp ile Manga ve Anime Dünyasının Sırları:
Boğaçhan Dündaralp Manga ve Anime dünyasının sırlarını anlatıyor. Japon’lar manga ve animelerde neler ile yüzleşiyor, nelerle hesaplaşıyor, hesaplaşmayı nereye taşıyor ve bizim hesaplaşamadıklarımız…
20:30 @indigoLounge

* ‘karanlıktaraf’ nedir?:
Işık altında olan, görünüp duran ya da görünmesi için aydınlatılan şeyler hep gerçekler değildir. Diğer gerçeklikleri keşfetmek için göz kamaştıran ışık kaynaklarına doğru kör gözlerle yürümek, ya da aydınlığın dışındaki gölgelere girmek gerek. :
Konuklar ‘karanlıktaraf’ tan hikayeler anlatıyor.

etkinlik sayfasına gitmek için tıklayınız.

mimarizm.com etkinlik haberi
arkitera.com etkinlik haberi

2012/02/02 Açık Radyo / Açık Mimarlık Programı

Şubat 3rd, 2012 § Yorum yapın

KONUMLANMA VE MESAFE

“İki Şubat programını Boğaçhan Dündaralp ile gerçekleştirdik ve “mimarlığın neye muktedir olduğunu araştırmak” üzerine konuştuk. Programı kaçıranlar ve yeniden dinlemek isteyenler için Podcast BLOG‘a ve Açık Siteye yüklendi.”
AÇIK MİMARLIK/ İpek Akpınar, Hüseyin Kahvecioğlu, Cenk Dereli
dinlemek için aşağıdaki ses yürütücüsünü çalıştırabilirsiniz.


linkler:

12/2011: “Deneysel Mimarlık”: Nerede başlar, Nerede biter?/ XXI mimarlık kültürü dergisi

Aralık 7th, 2011 § Yorum yapın


Metni ve XXI Aralik/Ocak Sayısını dijital ortamda okumak için tıklayınız.

Metni pdf olarak okumak icin tıklayınız.

2011/12 Short History of Architecture / Cultural Exchange Turkey X Netherlands

Aralık 2nd, 2011 § Yorum yapın

SHORT HISTORY OF ARCHITECTURE / Authors: Pelin Derviş, Gökhan Karakuş

The 2010s

Today, a new generation of young architects has started to raise the level of architecture through an interest in discourse and information. The likes of Nilüfer Kozikoğlu, Alexis and Murat Şanal, Superpool, and Boğaçhan Dündaralp represent a generation that understands that architecture has to be produced with a distinct technical, ideological or architectonic rationale that is explicit and documented. Each of these groups has come to produce architecture based on their studied methodologies and is likely to extend their building practice and knowledge base in pursuing an intelligence and discursive driven architecture. Their vision is firmly locked in the optimization of the possibilities of the information age. It is interesting to note that they are joined in the increasing specialization of architecture in Turkey by architects emerging from interior design, specifically Autoban and Tanju Özelgin, who bring sophisticated understanding of craft, local building techniques and computer assisted visualization to produce advanced design. This group, along with continuing efforts of advanced architects such as Sayın, Arolat, Tümertekin, Pekin, and Çinici, promise that Turkey’s contemporary architecture will start to develop based on its own dynamics, yet with a widened eye attuned to universal progress. As Turkey asserts its position in the center of the newly forming geopolitics of Europe and Asia, the regional leadership provided by these architects will be important in setting standards for how architecture can balance the needs of the modern world and the pragmatic approach required at the local level.

Read the full text of the original source

 

11.2011/01.2012 LMYO Şantiye Haberleri / Lüleburgaz

Kasım 25th, 2011 § Yorum yapın

LMYO sosyal ve eğitim tesisi yapısı

Kırklareli Üniversitesi Lüleburgaz Meslek Yüksek Okulu, iki eğitim yapısından oluşan, belirli bir plana göre büyümeyen, çok büyük bir araziye sahip olduğu halde bir kampüs planına sahip olmayan bir yerleşke.  Hatta bu ek yapının projelendirildiği zaman diliminde tek bina bulunduğu ve yapının uygulamaya geçme sürecine kadar hiç bir yerleşim planına uymayan ikinci binanın da bir  “tip okul binası” olarak mevcut alana profesyonel bir planlama olmadan yerleştirildiği bir alan.

Kampüste tek bina varken binanın ihtiyaçlarına göre ve araziye yerleşimine göre  planlan bu sosyal yapı; kafeterya, yemekhane ve iki adet çok amaçlı amfiye sahip olacak yapının tüm mekanları çok amaçlı etkinliklere olanak sağlayacak biçimde tasarlandı.  Ancak, uygulanmaya başlanacağı zaman yeni bitirilmiş ikinci okul yapısının varlığı gözardı edilemeyeceği için konumu yeniden sorgulandı ve alan içinde en uygun konum, yeniden araştırılarak yapımına başlandı.

Konumlanmasında seçilen temel kriterler;  iki eğitim yapısına nasıl hizmet edeceği, oradaki sosyal yaşantıyı nasıl çoğaltabileceği oldu.  Ufku olabildiğince açık her mevsimde farklı bir manzaraya sahip doğal peyzajına bakan oturma alanları ve terasları olan bu yapı;  farklı mevsimlere göre açık ve kapalı olarak pek çok etkinliğe olanak sağlayarak; kampüse yapılacak bundan sonraki yapılar için de bir referans noktası olmayı hedeflemektedir.

Yapım aşamasında üst katının imalatlarına geçilen bu yapının; belki de en önemli özelliği aynı yapı olmasına karşın katların birbirinden bağımsız olması, üst katlardaki amfiler ve teraslarına dış mekandan ulaşılmaları, sanki iki bina üst üste konmuş gibi… Bu özellik kalabalık kullanımları ve kampüsteki açık alanda yer alan sosyal kullanımları arttıracak; yapının daha çok kişi tarafından kullanılmasına olanak sağlayacaktır. Gerektiğinde hem aktiviteleri ve kalabalıkları ayırmak, gerektiğinde de bir arada olmalarını sağlayacak basit, mekansal bir kullanım sağlanmış olmaktadır.

Kamusal ve yoğun kullanıma sahip bir yapı olması nedeniyle kaplamasız, sıva-boya ve bakım gerektirmeyen malzemeler kullanılmıştır. Modüler ve prefabrik sistemlerele üretilen, tüm tesisatların kaplama ardına gizlenmeden açıkta olacağı  bu yapı kampüsteki  diğer iki yapının aksine  sadece fonksiyonel işlevleri karşılamak hedefli olmayan bir eğitim yapısının peşine düşmektedir.

Burada da mimarlık devreye girmekte; sadece bina olmayı değil, mekanları, kullanımları, imkan verdiği sosyal ilişkileri, aurası, hissettirdikleri, düşündükleri ile bir bütün olmayı devreye sokmaktadır. Basit bir yapı olmasına rağmen her noktası düşünülmüş bir çaba olarak yüklenicisinin elinde ne kadar görünür olacak merakla beklemekteyiz.

Boğaçhan Dündaralp / Lüleburgaz Belediyesi  Kentim-Kendim dergisi, sayı:15 /temmuz-eylül 2011 

arkitera  haber linki için tıklayınız…

2011/10 LMYO &LYFA Şantiye Haberleri / Kentim Kendim Dergisi:15/ Lüleburgaz

Ekim 22nd, 2011 § Yorum yapın




pdf formatında okumak/indirmek için tıklayınız.
e-dergi formatında yayının tümüne bakmak için tıklayınız.

2011/10 IABA (International Architecture Biennial) Deneysel Mimarlık İşleri ve Mimarlık Forumları

Ekim 22nd, 2011 § Yorum yapın


IABA Deneysel Mimarlık İşleri Forumu



IABA Mimarlık Forumu


Etkinlik haberi için tıklayınız.
IABA etkinlik bilgileri için tıklayınız.
IABA programını indirmek için tıklayınız.
IABA mimarlık forumu bilgisi için tıklayınız.

2011/10 Architecture News: Letter from Turkey / Wallpaper*

Ekim 12th, 2011 § Yorum yapın

“Lüleburgaz Yildizlari Football Academy (LYFA), Lüleburgaz, by DDRLP

This football-training centre for children barely registers on the radar; the multipurpose indoor arena, with classrooms and changing rooms between playing fields, hugs the flat landscape. Rather than blindly follow today’s fashion for iconic buildings, DDRLP had wider ambitions: to provide greater opportunity for social interaction in the town. An elliptical plaza and pedestrian bridge connect the academy to a public park. People’s knowledge and craft are utilised to put the locally sourced materials together in the construction process and to give the building more ‘soul’. Excavated soil forms the base of the grandstands.”

By Tony Minichiello

*© 2011 Wallpaper.com/ 12.10.2011

link için tıklayınız.
haberin tamamı için tıklayınız.

2011/08: boğaçhan dündaralp medya arşivi yayında…

Ağustos 4th, 2011 § Yorum yapın

“Düşünülen, yazılan, konuşulan, tartışılan, paylaşılan, yayınlanan, yayınlanmayan… mimarlık bilgimizin alanını genişletmek için kullandığımız, biriktirdiğimiz konuları içeren bu medya arşivini elimizin altında olsun, kolay ulaşabilelim ve yeniden paylaşabilelim isteği ile bu mekanda bir araya getiriyoruz.”

_ arkitera haber linki için tıklayınız.

2011/07: mimari zaruri umumi / haber dosyası / arkitera

Ağustos 1st, 2011 § Yorum yapın

Feneryolu Sabit Pazar için Tuvalet (Kadıköy, İstanbul)
Mimar: Boğaçhan Dündaralp

“Yapı, iki caddeyi birbirine bağlayan feneryolu sabit pazarının, feneryolu caddesi cephesini oluşturur. Bu bağlamda yalnız pazaryeri  için bir ‘giriş’ değildir. Pazaryerini parka ve bağdat caddesine bağlayan aksın bir ucunu tanımlar. Yapının oluşturucu öğeleri, referanslarını bu bağlamdan alır. Pazarın bağdat caddesi girişinde yapılan park düzenlemesi  pazaryeri için yeni bir giriş bağlamı yaratmıştır. Feneryolu caddesi giriş bölgesinde yapılan bu wc yapısında,  bu düzenleme ile bir bağ kurulması ve yeniden kurgulanması proje tasarımının çıkış noktasıdır.  Tasarım,  pazaryeri için değişen bağlamın izlerinin taşınarak, yapısal olarak yeniden kurulması üzerine odaklanmıştır. Projeyi oluşturan yapısal öğeler, park düzenlemesinin ve pazaryerinin belirleyici  malzemelerinin  klonlanarak projede yeniden birleştirilmesi  yoluyla bağlamla ilşkilendirilmesinde kurucu bir rol  üstlenmişlerdir.” - proje dosyasından

“Sabit pazar yenilendiği için tuvalet şu an yıkılmış durumda. Fakat proje metninden yola çıkarak özetleyecek olursak: Yapı iki caddenin birbirine bağlandığı Feneryolu sabit pazarında yer alıyor. Pazarın girişinde yer alan bu tuvalet, pazarın çevresiyle olan ilişkisinın yanı sıra Bağdat Caddesi ile pazarın yer aldığı park arasındaki bağlantıyı da kuvvetlendiriyor.

Projede kullanılan malzemeler ise sabit pazar ile bütünlük oluşturacak şekilde seçilmiş. Cephede yer alan metal parmaklıklar gün ışığının ve temiz havanın içeriye girmesine olanak tanıyor.” – arkitera.com

_ proje dosyasını .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ yapı elemanları şemaları ve detaylı bilgi için tıklayınız.
+
_ “mimari zaruri umumi” haber dosyası için tıklayınız/arkitera.com

Creative Commons Lisansı
This work is licensed under a Creative Commons Alıntı-Türetilemez 3.0 Unported License.

2011/03: bostana alternatif proje girişimi

Ağustos 1st, 2011 § Yorum yapın

_ kuzguncuk/bostan ve alternatif proje hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
_ “bostan yeşil iken pazarlığa oturulmaz.” /arkitera.com haberi için tıklayınız.
_ “kahramanbostan.org”

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

2011/07: 2010 XII. ulusal mimarlık ödülleri ve sergisi / müge cengizkan

Ağustos 1st, 2011 § Yorum yapın


_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ müge cengizkan’ ın değerlendirme yazısını online okumak için tıklayınız.

2011/05: 17. taşkışla bahar şenliği / kuzguncuk bostanı fanzin atölyesi

Ağustos 1st, 2011 § Yorum yapın

atölye organizasyon: seda tuğutlu, oğuzhan saygı, elif gökçen tepekaya, begüm moralıoğlu, selin uğur, sunay paşaoğlu, figen inam, yılmaz taha sezgin, fatih kesekçi

pafta no* // katılımcılar: 
P1 //  arda bakıryol_birinci sınıf
türker naci şaylan_birinci sınıf
P2 //  ahmet arif aksoy_ikinci sınıf
P3 //  ayşe dede_üçüncü sınıf
P4 //  ayşegül çakan_ikinci sınıf
P5 //  seda tuğutlu_birinci sınıf
burak öztürk_ikinci sınıf
P6 //  ceren okumuş_ikinci sınıf
P7 //  dilara dağlı_ikinci sınıf
ayşe kahraman_ikinci sınıf
fulya doğru_ikinci sınıf
P8 //  sunay paşaoğlu_birinci sınıf
elif gökçe tepekaya_birinci sınıf
P9 //  yılmaz taha sezgin_birinci sınıf
selin uğur_birinci sınıf

* paftalar/fikirler için bkz. fanzin

davetli tartışmacılar: boğaçhan dündaralp, lale ceylan

“Boğaçhan Dündaralp ile fanzin atölyesi fikri, dokuz birinci sınıf öğrencisinin Kuzguncuk Bostanı hakkında düşünmesi, heyecan duymasıyla başladı. Atölyenin ilk ayağı bu dokuz öğrenciyle bostanda gerçekleşti. 1 Mayıs Pazar günü bostanın alternatif kullanımlarını çoğaltmak, geliştirmek fikriyle bostanda bir yerleştirme yapıldı. Yapılan yerleştirmenin çıktıları değerlendirilip, bu sefer 17. Taşkışla Şenliği’ nde on beş katılımcıyla bostanın var olan potansiyellerini ortaya çıkartmak, çoğaltmak, tartışmak için fanzin atölyesi düzenlendi. Bu atölyenin çıktısı olarak üretilen fanzin Taşkışla Şenliklerinde okula dağıtıldı.” – arkitera.com

_ atölyede üretilen tüm fikirleri fanzinden okumak için tıklayınız.
_ http://kuzguncukworkshop.tumblr.com/
+
_ etkinlik haberi için tıklayınız/arkitera.com
_ şenlik anasayfası ve programlar hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Creative Commons License
“kuzguncuk bostanına alternatif fikirler” fanzini is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

2011/05: 17. taşkışla bahar şenliği / TaM24sa. taşkışla avlu – ütopia

Ağustos 1st, 2011 § Yorum yapın


“Farklı bir tasarım deneyimi yaşatmayı,
Taşkışla üzerine geliştirilen fikirleri herkesle paylaşmayı hedefleyen TaM24sa.,
Boğaçhan Dündaralp, Sinan Omacan, Burcu Serdar Köknar, Esin Yürekli ve Cem Kozar dan oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi ve Ortabahçe’de sergiye açıldı.Düzenleyenler: Funda Uz Sönmez, Cenk Hasan Dereli

_ TaM24sa etkinlik fotoğrafları ve videoları için tıklayınız.
+
_ etkinlik haberi için tıklayınız/arkitera.com
_ şenlik anasayfası ve programlar hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

2011/05: 17. taşkışla bahar şenliği / eskizleriyle 3 mimar

Ağustos 1st, 2011 § Yorum yapın

- fotoğraf: arkitera.com

“Şenliğin açılış etkinliği, Sinan Omacan ve Boğaçhan Dündaralp ile “Eskizleriyle İki Mimar” söyleşisi oldu. Sinan Omacan söze provakatif bir biçimde “ben eskiz yapmam” diyerek başladı. Öğrencilik yıllarında başlayan tasarım etkinliğinden seçtiği görseller eşliğinde yaptığı sunumunda, mimarlığın diğer önemli temsil araçlarından maketi, eskiz gibi kullandığını vurguladı. Düşüncenin eskizinin evrilmesinde her türlü aracın kullanımının önemine değinerek bitirdiği konuşmasının ardından Boğaçhan Dündaralp, eskiz defterlerinin sayfalarından oluşan kısa filmiyle, uzun zamandır keyifle, vazgeçilmez olarak, tutkuyla sürdürdüğü eskiz defteri tutma alışkanlığını paylaştı. Eskiz defterinin düşünme aracına dönüşmesini, zaman içinde, kendi mesleki gelişimiyle değişen, dönüşen eskizle düşünme pratiğini gözler önüne serdi.” – arkitera.com

_ etkinlik haberi için tıklayınız/arkitera.com
_ şenlik anasayfası ve programlar hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Creative Commons License
” boğaçhan dündaralp/eskizler” filmi is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

2011/05: parçalayarak birleştirmek / LYFA / proje

Ağustos 1st, 2011 § Yorum yapın


_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ XXI 99. sayı online okumak için tıklayınız.

2011/04: vertical urbanity / düşey kentsellik / sunum / lecture

Ağustos 1st, 2011 § Yorum yapın

CRAFTED TOWER

ARCHITECTURAL ASSOCIATION SCHOOL OF ARCHITECTURE
AA ISTANBUL VISITING SCHOOL


_ etkinlik haberi için tıklayınız.
_ etkinlik duyurusu için tıklayınız.
_ “AA / crafted tower” hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
_ atölyede üretilenler ve değerlendirmeler dosyası için tıklayınız.

2010: röportaj / arel üniversitesi

Temmuz 30th, 2011 § Yorum yapın

arel üniversitesi öğrencileri’ nin boğaçhan dündaralp ile röportajları.

2010/02: ropörtaj – değerlendirme / londra_istanbul

Temmuz 30th, 2011 § Yorum yapın

“Bu Tür Çabalar, Pek Çok Açıdan Kendisini Bir Deneyim Olarak Üretiyor”

_ röportaj metnini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ röportaja ulaşmak için tıklayınız/arkitera-söyleşi
_ londra_istanbul değişim programı brüksel/CIVA programı

2010/02: değerlendirme / londra_istanbul

Temmuz 30th, 2011 § Yorum yapın

Londra-İstanbul Değişim Programı Amacına Ulaştı mı?

Aslı Kıyak İngin: Bence bir deneyim kazandırdı. Ve hala devam eden bir deneyim, bitmiş değil. Bu tür bir değişim programının sadece sunum ve gezi ile sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Ortak üretim süreçleri denenmeye devam edilmeli. Ayrıca güncel kent ve mimarlık ortamı ile ilgili paylaşımların, görüş alışverişlerinin de bu tür programlara eklenmesi gerekir. Bir de İstanbul ölçeğinde bu tür değişim ve paylaşım ortamlarının yerel veya uluslararası ölçekte başlatılması faydalı olacaktır.

Boğaçhan Dündaralp: Bir etkinliğe ait bir durumu anlatmaktan çok, onun içinden çıkanı ifade etmek bana daha önemli geliyor. Bu nedenle durumu iyi ya da kötü olarak değerlendirmekten öte, bizim burdaki etkileşimimizle beraber sürecin sonunda nelerin açığa çıkacağı sanırım bu soruyu daha iyi ve faydalı olarak yanıtlayacaktır. Henüz sürecin tamamlanmaması, seyir grafiğinin değişkenliği ortak üretim bağlamında kişisel deneyime göre daha deneysel bir durum oluşturmuş görünüyor. Kişisel olandan daha sonuçsuz ve ızdıraplı bir süreç gibi görünüyor. Bu nedenle sonuç beklentisiz, sürecin sonunda oluşmuş deneyim olarak sonradan okumalara açık bir durum olarak bu konuyu ele almak gerekecek. Bu aşamada soru etkinliğinin mimarlık ortamında rolü ve bizim bunu ne kadar değerlendirebildiğimiz bağlamında sorulabilirse daha açıklayıcı olabilir.

”Exchange” değişim teması altında yapılan bu çalışma, İngilizler’in çok tipik ‘’bilgi toplama” ve kültürel ”tanıma” modelini sürdürüyor gibi görünüyor. Bizdeki gibi ”genç mimar” yerine ”emerging architect”i kullanıyorlar. Emerging gelecek vaad eden, umut veren bağlamında kullandıkları bir kavram… Gittikleri ülkelerdeki kendilerince farklı görünen taze, genç fikir ve mimarlıkları keşfetmeye yönelik bir niyet seziliyor. Ve kendi ülkelerini temsil eden benzer kuşaklarla etkileştirerek, bir tür ‘’merkez” olma sorumluluğu sergilemeye çalışıyorlar. Ancak bu niyetin bir çabaya dönüşmüyor olması, kendilerince karşısındakileri formüle etme konusundaki ısrarlı halleri, bunun aksi yöndeki açılım çabalarımızda fazlası ile ortamda bir gerilim yarattı. Bize bakışta bize kültürel pozisyonumuzu ‘’oryantalist” bir tavırla figürselleştirmeye çalışmalarını da onların en büyük zaafiyeti olarak gördüm. Mimarlık, Londra’da tasarım ve sanat gibi belirgin bir rol edinememiş olmasının ağırlığını hissediyor olmalarını fazlası ile hissettiğimi söyleyebilirim. Mimarlığın bu pozisyonu üzerine kafa yorsalarda bence bu kendileri için ağır bir hesaplaşma noktası oluşturmuş. Bu etkinlikteki çaba da tasarım ve sanatın Londra’da edindiği role benzer bir rol için bir dizi etkinlikle kendi varlıklarını gündeme getirmek olduğu söylenebilir. Londra Mimarlık Festivali de mimarlığı bir şekilde gündeme getirmek için benzer etkinliklerden biri olarak bu duruma eşlik ediyor.

Onların bu seçici geçirgen, koleksiyoner halleri, kendilerince formülleştirmeleri içinden geçtiğimiz özellikle yarışma-ortak çalışma ve workshop süreçlerindeki temel didişme konumuz oldu. Londra’daki mimarlık ortamını anlamak için bir fırsat olsa da onun için de bir şeyler yapıp yapamayacağımıza ait de bir sınama alanı yaratması da ilginç bir deney alanı oldu. Sürecin sonun merakla bekliyorum.

Nilüfer Kozikoğlu: İlk zamanlarda bize bir mail geldi ama Ömer ve Pelin’e gitmedi. Ben de o toplantıların hemen sonrasında kurumlara şunu sordum:”Sadece tanık mı olmak istiyorsunuz, yoksa tanımladığınız başka bir rol var mı?”. “Tanık olmak” cevabını aldım ve o günlerden başlayarak etkisiz eleman duygusu üzerimizdeydi. Çok açık söyleyeyim, kurgulanan şey zaten sonu planlanmış vaziyette. Çünkü gene İngiltere’nin kendi ortamının getirdiği hata yapmama ihtiyacı tam tersine hata getiriyor. Para meselesi, sorumluluk meselesi o kadar derin ki bu da fikir üretme yoğunluğuna gelebilme imkanını ortadan kaldırıyor. Örneğin jüri yapacağız, önerilerinizi gönderin diyorlar ama jüri kim belli değil. Büyük ihtimalle aynı dilde yazıp çizmeyeceğiz. Çünkü belli pratiklerin belli ortamlarda yarattığı ifade biçimleri vardır. Şunu söylemek istiyorum etkileşimde ya da yarışmanın derininde daha ilk günlerden bir çıkmaz içinde olduğumuzu hissettim. Bir malzeme göndersek de, bu nasıl anlaşılacak, değerlendirme kritiği ne, jüri raporu gelecek mi, jüri kimlerden oluşuyor hepsi belirsizdi. Ya çekip gidecektik ya da güle oynaya kendi yöntemlerimizle işin içinden baz alarak ilerleyecektik. Öyle oldu.

 _ röportaja ulaşmak için tıklayınız.

2010/02: london skies / londra_istanbul

Temmuz 30th, 2011 § Yorum yapın

London Skies/Yerleştirme

Soru:
The Architectural Foundation’ın 2010 Londra Mimarlık Festivali boyunca farklı etkinliklerde kullanmak istediği çatı terası, farklı aktivitelere kendini tek bir bir sahne üzerinden nasıl dönüştürebilir?

Tasarım Ekibi:
Boğaçhan Dündaralp, Aslı K. İngin, Nilüfer Kozikoğlu

_ http://uptheroof.wordpress.com/

2010/02: londra sunumları / londra_istanbul

Temmuz 30th, 2011 § Yorum yapın

_ etkinlik videosu için tıklayınız.
_ haber/proje imajları için tıklayınız.

2009: prada pavyonu / ortaya

Temmuz 30th, 2011 § Yorum yapın

_ devamı için tıklayınız.
_ pelin tan / “Does transformer really transforms? ” yazısı-ing- için tıklayınız.
_ pelin tan / “Prada transformer gerçekten dönüşüyor mu?” yazısı-tr- için tıklayınız/yenimimar.com

Bu metinler;  bir grup mimar, sosyolog, akademisyenin ‘ortaya’ adlı mail grubunda yer alan tartışmalarından derlenmiştir. Tartışmalar,  Nuray Togay ve Özlem Berber tarafından editoryal bir süreçten geçirilerek ‘www.ortaya.com’ için .pdf formatına getirilmiş ancak yayınlanamamıştır.

2009: sanaa / ortaya

Temmuz 30th, 2011 § Yorum yapın

_ devamı için tıklayınız.

Bu metinler;  bir grup mimar, sosyolog, akademisyenin ‘ortaya’ adlı mail grubunda yer alan tartışmalarından derlenmiştir. Tartışmalar,  Nuray Togay ve Özlem Berber tarafından editoryal bir süreçten geçirilerek ‘www.ortaya.com’ için .pdf formatına getirilmiş ancak yayınlanamamıştır.

2009: arredamento kapak / ortaya

Temmuz 30th, 2011 § Yorum yapın

_ devamı için tıklayınız.

Bu metinler;  bir grup mimar, sosyolog, akademisyenin ‘ortaya’ adlı mail grubunda yer alan tartışmalarından derlenmiştir. Tartışmalar,  Nuray Togay ve Özlem Berber tarafından editoryal bir süreçten geçirilerek ‘www.ortaya.com’ için .pdf formatına getirilmiş ancak yayınlanamamıştır.

Neredeyim?

You are currently browsing the dijital medya category at boğaçhan dündaralp.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.