2011/10 BAKANAK/ IABA (International Architecture Biennial) Deneysel Mimarlık İşleri / Antalya

Ekim 31, 2011 § 4 Yorum



Şu anda Bakanak içinde yer alıyorsunuz;
Bulunduğunuz nokta; farklı çağ ve medeniyetlerin biriktirdiği yapısal mirasın birbirleriyle bağlarının sizin gözleriniz aracılığı ile yeniden inşa edilebileği bir nokta:
M.S. 130 yılında Roma İmparatoru Hadrian’nın Antalya’ya ziyareti sebebi ile inşa edilmiş Hadrian Kapısı (Üç Kapılar); kapının iki tarafında, kapı ile aynı zamanda yapılmadığı bilinen, güneydeki Julia Sancta Kulesi olarak anılan, kuzeydekinin ise alt kısımları Antik Çağ’a ait, üst kısmının Selçuklular zamanından kaldığı bilinen, süslemesiz blok taşlardan yapılmış iki kule; kapının ardında da Helen Devri temelleri üzerine inşa edilmiş, Roma, Selçuklu, Osmanlı yaşantısının birbiri üzerine katlanarak XIX. yüzyılın sonlarına kadar gelişmiş eski Antalya… Bir diğer tarafta da yıkılmış Karakaş Camisi’nin çeşitli tarihi dönemleri simgeleyen değerlerle, yakın dönemin yapıları arasında mimari ve kentsel tasarım boyutlarında uygun bir bütünlüğünün sağlanması amacıyla 1991-2002’ ler arasında titizlikle yeniden inşa edilmiş hali…
Bakanak ise tüm bu katmanların aksında ve kesişiminde yer alan, 3 km çapında bir alanda izlerini sürebileceğiniz bu tarihsel katmanların birbirileri ile bağlarını keşfetmenizi ve ilişki kurmanızı sağlayacak bir araç:
… 1800 yılda ayağınızın altında birikmiş 2.5 m’lik toprak dolgunun olmadığını, İmparatorun arabası ile kente girişini hayal edebilir; farklı dönemlerde muntazam kesilmiş taşlarla yapılmış kapı ve kalenin taşları ile karşısındaki caminin ona tezat oluşturacak kadar farklı, onunla yarışma içine girmeden, mütevazi ve tasarruf içinde olma haline bakıp, farklı ‘zaman ve kültür’ anlayışlarını düşünebilir; ‘taş’ dediğimiz aynı malzemenin birinin şavaş ve güç ölçeğinde diğerinin insan ve dini anlayış ölçeğinde nasıl form bulduğunu anlamaya çalışabilirsiniz… Yeni bir cami olmasına karşın neden her yerde görmeye alıştığımız tarihselciliği bir kılıf gibi kullanan o Sinan kopyası betonarme camilere benzemediğini, neden caminin kubbesinin bakırla kaplanmak yerine, geleneksel kiremit ile kaplandığını, kubbenin tepesinde niye havalandırma-ışık çatı feneri olduğunu sorabilir, bunların bilgisine hemen oracıkta yanıt bulabilir, hangi iklim ve kültürde yapı yaptığını unutan bugünün imar anlayışına, kötü yapılı çevreye bilinçli bir eleştiride bulunabilirsiniz. Gözleriniz başka gözlerin göremediği kim bilir daha neler keşfedecek?

“Yeni manzaralar keşfetmek yerine yeni gözler geliştirmeliyiz.” Marcel Proust








Now, you are inside BAKANAK;

At the point where you are now; is where connections in-between accumulated structural heritage of different civilizations, ages may be reconstructed through your eyes:

The Hadrian Gate (The Three Gates); which was built for the visit of Roman Emperor Hadrian to Antalya in 130 A.C, Julia Sancta Tower at the south; which was known to be built at a different time than the gate; two towers at the north from Ancient Ages; upper part of which was built by The Seljuks from block stones; and old Antalya; which was spread until the end of the XIX. century by the aggregation of Roman, Seljuk and Ottoman empires; constructed on the foundation of Hellenistic Era; beneath the door…. Furthermore; newly reconstructed state of Karakaş Mosque; which symbolizes various cultures and ages, as renovated between 1991-2002 for the purpose of acquiring a sufficient integration between the structures of the new era and scale of urban design in terms of historical values…

The BAKANAK, located at the axel and intersection of all these layers, is a medium which will enable you to track down and discover the relationship between these historical phases, covering an area with a 3 km diametes:

You can imagine; witnessing the emperor entering the city with his carriage; without the presence of the 2.5 m soil filling under your feet; or you may think about different times and cultures by looking at the gate and the castle, being made of stones, standing against the mosque, which has been constructed in a modest and mystic manner far from any competition… Or you can try to understand the different formations of ‘stone’; in the concept of war and power; or, in the concept of faith and religion… Apart from the fact that this is a new mosque; you may ask, why does this mosque not look like those concrete, Sinan copy mosques which use historical features as a ready-made cover; or why is the dome of the mosque covered with traditional roof tiles rather than copper; or why there is a roof lighter at the top of the dome. You can get answers to all these questions at the spot; as well as you can have your own environmentally-friendly critics about today’s building concept; which has forgotten the culture and climate of these soils. Who know what your eyes will discover; more than another one can see?

The real voyage of discovery consists not in seeking new landscapes, but in having new eyes.” Marcel Proust

iaba bienal sitesinden bakmak icin tıklayınız.
proje içeriklerine ulaşmak için tıklayınız.
haber bilgisine ulaşmak için tıklayınız.
haber bilgisine ulaşmak için tıklayınız.
haber bilgisine ulaşmak için tıklayınız.

2011/10 LMYO &LYFA Şantiye Haberleri / Kentim Kendim Dergisi:15/ Lüleburgaz

Ekim 22, 2011 § Yorum bırakın




pdf formatında okumak/indirmek için tıklayınız.
e-dergi formatında yayının tümüne bakmak için tıklayınız.

2011/10 IABA (International Architecture Biennial) Deneysel Mimarlık İşleri ve Mimarlık Forumları

Ekim 22, 2011 § Yorum bırakın


IABA Deneysel Mimarlık İşleri Forumu



IABA Mimarlık Forumu


Etkinlik haberi için tıklayınız.
IABA etkinlik bilgileri için tıklayınız.
IABA programını indirmek için tıklayınız.
IABA mimarlık forumu bilgisi için tıklayınız.

2011/10 Architecture News: Letter from Turkey / Wallpaper*

Ekim 12, 2011 § Yorum bırakın

“Lüleburgaz Yildizlari Football Academy (LYFA), Lüleburgaz, by DDRLP

This football-training centre for children barely registers on the radar; the multipurpose indoor arena, with classrooms and changing rooms between playing fields, hugs the flat landscape. Rather than blindly follow today’s fashion for iconic buildings, DDRLP had wider ambitions: to provide greater opportunity for social interaction in the town. An elliptical plaza and pedestrian bridge connect the academy to a public park. People’s knowledge and craft are utilised to put the locally sourced materials together in the construction process and to give the building more ‘soul’. Excavated soil forms the base of the grandstands.”

By Tony Minichiello

*© 2011 Wallpaper.com/ 12.10.2011

link için tıklayınız.
haberin tamamı için tıklayınız.

2011/10: Güncel Türkiye Mimarlığı Üzerine Konuşmalar/Panel

Ekim 11, 2011 § Yorum bırakın

boğaçhan dündaralp’ın konuşma haritası:

etkinlik haberi: Gaziantep Mimarlar Odası / Mimarlık Haftası Etkinliği/ 06.10.2011

Where Am I?

You are currently viewing the archives for Ekim, 2011 at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: