2016/07:Fide Okulları Mimarisi ve Eğitim Mekanları /Eğitimpedia

Ağustos 2, 2016 § Yorum bırakın

20160727_094337

Kentte çocuk olmak zor.

Çocukların zaman ve mekan ritmi yetişkinlerinkinden farklı. Onlar yetişkinler gibi işlerini programlı zamanlarda değil, istedikleri zaman, keyif aldıkları zaman yapmak isterler… Resim yapmayı, spor yapmayı ya da bir müzik aleti çalmayı hafta sonları erken kalkarak, ebeneynleri tarafından götürüldükleri yerde değil, doğaları gereği yapmak istedikleri yerde yapmayı talep ederler…Onlar için hayat tanımlı mekanlar ve zamanlar içinde değil, zamansız ve mekansız bir dünyada zengindir. Ama işte kentte, annelerinin, babalarının (ya da kendilerinin geleceği adına tarif edilmiş) zamanı ve mekanı kullanmak, günün deyimi ile tüketmek zorundalar…

Kentte okul olmak zor.

Kentte okullar ya çok sıkışık alanlarda ya da çaresizlikten başka türlü yapılardan devşirilmiş. Komşu yapı çekme mesafesi bahçe olmuş; şık mı şık ama gerçekten eğitim mekanı olmak için uygun mu dedirten, çocuklar için değil de ‘müşterileri’ için renklenmiş yapılar olarak karşımıza çıkıyorlar.

Oysa okullar çocukların kendilerini gerçekleştirmeleri için kurulmuş ortamlar olmalı. Bu ortam, eğitim felsefesi ve ona eşlik eden mekanları ile bir bütün olarak ele alınmayı bekliyor… Okul yetişkin dünyasının çocuklar için kurduğu kurmaca bir zemindir. Okul mimarisi ne kadar onu bu kurmaca zeminler ve prangalardan kurtaracak, kendi dünyasını inşa etmesine izin verecek olanaklar sunuyor ise çocuklar tarafından o kadar benimseniyor, o kadar çocuklarla dönüşebiliyor. Çocukların haftanın 5 günü, günde en az 7 saatini geçirdiği bu ortamın mimarisi, mekanlarının güvenliği, ergonomisi, doğası ve atmosferi bu kimyanın oluşmasında hiç azımsanmayacak kadar önemli bir görev taşıyor.

Kentte ‘Fide’ vermek zor.

Fide Okulları kentin yeniden dönüşen; herkesin kendi mülkiyetini doğayı, çevreyi yok sayarcasına rant uğruna yerle bir edilmesine, yerine kocaman binalar yapılmasına izin verdiği bir ortamda; aynı kadere açık, kıymetli bir bahçesi olan eski bir tekstil atölyesinde fide vermeyi planlıyordu. Mimar olarak ilk sorumuz “Olanaklı mı, ya da ne kadar olanaklı?” sorusunu sormak oldu.

Fide Okulları eğitim felsefesi, çocukları nasıl olduğu gibi kabul edecek, onların potansiyellerini açığa çıkartacaksa biz de bu yapıyı böyle kabul etmeliydik. Karakterini ve farklı yönlerini keşfetmeli, görünen görünmeyen tüm niteliklerini sunmasına imkan sağlamalıydık.

Fide Okulları Mimarisi Ve Eğitim Mekanları-2

Yapı, “üretim ve emeğin” kıymetli olduğu bir dönemde, işini ciddiye alan, çalışanlarını düşünen insanlar tarafından yapılmıştı. Çalışanların boş vakitlerini keyifle dinlerek geçirebileceği, içinde meyve ağaçları olan (İstanbul’daki diğer okulların yapı/bahçe oranı düşünüldüğünde) büyükçe bir bahçe içindeydi. Yapı olarak malzemeden ve sağlamlıktan kaçılmamış, bırakın iyileştirmeyi son zamanlarda yeni deprem yönetmeliğine göre yapılmış pek çok yapıdan daha güvenli bir iskelete sahipti.

Fide Okulları Mimarisi Ve Eğitim Mekanları-3

Mimar olarak ilk işimiz yapının sağlam iskeletini koruyarak sınıfların maksimum ışık ve bahçe ile bütünleşebileceği seffaflığa kavuşturacak adımları atmak oldu. Işığı günün saatleri içinde doğru yönlendirmek ve eğitim mekanları içinde yeniden biçimlendirmek bunu izledi. Eski yapıya ait her detay küçümsenmeden, yok edilmeden nasıl kullanılacağı düşünüldü…Temizlendi, ayıklandı, sadeleştirildi…

Bahçe ise karakteri bozulmadan, boşluk, yeşil, zemin, mekan ilişkileri gözetilerek farklı oyun, aktivite ve kullanımlar için olanakları arttırıldı. Doğayı, iklimleri kendilerine öğretilmeyi beklemeden deneyimleyerek kavrayacakları bir deneyim alanı olarak kavrandı.

Mimari dilin anahtar kavramları olan “potansiyelleri açığa çıkarmak, doğallık, keşfe ve dönüşüme açıklık” Fide Okullarının eğitim anlayışı ile bir bütün içinde, özgürlük alanlarını yok saymadan, onları tanımlı formatlara sokmadan ama bir taraftan da profesyonel bilgi alanının sorumlulukları olan güvenlik, ergonomi, yaş grupları arasındaki ilişkiler, mekan kullanımları vb. gibi pek çok faktör görünmeyen bir yapı olarak tasarımların bir parçası haline getirilmeye çalışıldı.Fide Okulları Mimarisi Ve Eğitim Mekanları-4Çoğu kez mekansal kullanım ihtiyaçları mekanın niteliklerinin önüne geçercesine onu işgal eder. Mimarlık bunu dengelemenin aracı olarak algıda, perspektifte, malzemede, detayda, renkte, perspektifte açığa çıkar. Hele söz konusu olan eğitim mekanı ise mekan ve mimari eğitimin kaçınılmaz bileşeni olur. Mimarlığın ne için ve ne amaçla kullanıldığı mimari bir sorumluluktur. Başta da okulların eğitim tarafından değil, eğitimin ticareti tarafından biçimlendirdiği zihinlere karşı başlar bu sorumluluk.

Fide Okulları Mimarisi Ve Eğitim Mekanları-5

Fide Okulları mimarları olarak şansımız, eğitim mekanları konusunda biriktirilmiş bilgi ve deneyimin uygulama mimarı, eğitimcisi, yöneticisi ile bir bütün olarak paylaşılabilmesi ve açığa çıkartılabilme konusunda koşulların araştırılmasında harcanan titiz emek idi. Gecesini-gündüzünü katarak bu işi görünür kılan tüm paydaşlara teşekkür ederiz.

Sahne şimdi hazır, sıra onu gerçekten biçimlendirecek, renklendirecek okul hayatında…

 

Boğaçhan Dündaralp, mimar / ddrlp  

 

Mimari Proje& Uygulama Künyesi:

Mimari proje: Berna Ocak Dündaralp ( ddrlp mimarlık ve tasarım hizmetleri )

Boğaçhan Dündaralp   ( ddrlp mimarlık ve tasarım hizmetleri )

Uygulama: Eşber Coşkun ( Loop Mimarlık )

 

Eğitimpedia blog sayfasında okumak için…

Eğitimpedia

 

Reklamlar

2016/06: İletişim aracı olarak mimarlık /architecture as a tool of communication / Keywords / Creative Disturbance

Haziran 22, 2016 § Yorum bırakın

Iletisim Aracı Olarak Mimarlık [TR]

Creative Disturbance* serisi
Bogachan Dundaralp ile “iletişim aracı olarak mimarlık” üzerine konuşma:

*Creative Disturbance, sanat, bilim yeni teknoloji cemiyetlerini destekleyen, dünya çevresinde bilgi meraklısı insanların buluşması, iş birliği yapması, yaratması ve sosyalleşmesini amaçlayan, uluslararası, çok dilli bir çevrim içi ağ ve podcast platformu.

Iletisim Aracı Olarak Mimarlık  TR    Creative DisturbanceIletisim Aracı Olarak Mimarlık  TR    Creative Disturbance2

dinlemek için tıklayınız:

 

2016/06: birpavyon iki etkinlik /2016 Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’ndan Hareketle Mimarlığın Toplumsallığı Üzerine Çeşitlemeler / kuzguncuk bostanı

Haziran 22, 2016 § Yorum bırakın

13346478_10153787300144353_3925781838301552006_n

BİR PAVYON İKİ ETKİNLİK:
2016 Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’ndan Hareketle Mimarlığın Toplumsallığı Üzerine Çeşitlemeler

Moderatörler: Eray Çaylı, Gül Köksal ve Sinan Logie.

Bu çalıştay, gerek 2016 Venedik Bienali küratörü ve 2016 Pritzker Prize sahibi Alejandro Aravena’nın işleri ve Bienal için hazırladığı küratöryel çerçeve etrafında gerçekleşen tartışmalardan, gerekse de Türkiye Pavyonu üzerine 23 Mayıs’ta düzenlenen panelden arta kalan soruları, “mimarlık ve kent hakkı,” “mimarlık ve katılımcılık,” “mimarlık ve şeffaflık” başlıkları altında ve somut mimari pratiklerin ışığında ele aldı. Tartışmalar şu sorular etrafında yoğunlaştı;

• Çalışmalarınızın “kamu veya toplum yararına” olduğunu düşündüğünüz yönleri nelerdir?
• Yerel paydaşlar, meslek insanı ve bunların dışındaki aktörlerin çalışmalarınıza katılımcılık düzeyi ve şekli nedir?
• Hedef kitleniz, çalışma grubunuz ve/veya yol arkadaşlarınız kimlerdir?
• Ekonomik kaynak sorununu nasıl çözüyorsunuz?

Düzce Umut Evleri, Küçük Armutlu Mimar Meclisi, Herkes İçin Mimarlık, Plankton Project, Endüstri Mirası İnisiyatifi, Kuzguncuk Bostanı, Tarihi Yedikule Bostanları Koruma Girişimi’nden katılanların sunumları ardından dinleyicilerin katılımı ile açık tartışmalar yapıldı.

28 Mayıs 2016 Cumartesi (10:00-17:30) çalıştayından görüntüler;
Eray Cayli, Sinan Logie, Senem Doyduk, Cem Dursun, Öncül Kırlangıç,Yashar Adanali, Hande Akarca, Sinan Omacan, Evin Eriş, Herdem Doğrul,Zehra Merve Öztürk, Bogachan Dundaralp, Dila Gökalp, Aslihan Demirtaş,Yuvacan Atmaca, Merve Gül Özokcu, Murat Cetin, Ali Taptik, Dilşad Aladağ,Ezgi Çiftci, Irem Yılmaz, Hüma Şahin, Ayçıl Yılmaz, Esra Eres.

13339536_10153787299544353_3388849679035824064_n

13319852_10153787294279353_3704420330055231484_n13344513_10153787291939353_3472307907455736668_n

13310452_10153787299934353_8589662447477686277_n

Tüm etkinligin ses kayitlari

Alternatif 2

kuzguncuk bostanı sunumu ses kaydı

2015>2016

Aralık 28, 2015 § Yorum bırakın

2015_greetings_M+Eevi

2015/08: LYSA /Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi Yarışması / Lüleburgaz Belediyesi / Yarışma

Ağustos 27, 2015 § 2 Yorum

luleburgaz_sanatakademisi

Jüriden;

Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi (LYSA) projesi, Lüleburgaz Belediyesi’nin yaklaşık 15 yıldır çok önem vererek sürdürdüğü kent kültürü odaklı sosyal içerikli projelerinin bir parçası olarak hızla hayata geçirilmeyi beklemektedir.

Lüleburgaz Belediyesi, Lüleburgaz’ın sosyal ve kültürel ihtiyacına yönelik kentlinin zenginliğini kentin zenginliği ve niteliğine yansıtmaya çalışan, bunu da kentin sosyal ve kültürel hayatının zenginleşmesinde yattığına inanan sosyal bir belediyecilik anlayışı ile çalışmaktadır. Bu sürecin kentin fiziki çevresinden ve mekânsal niteliklerinden ayrı olmadığını düşünen Belediye; mimarlık başta olmak üzere, kentin ihtiyaç duyduğu fiziki çevrelerin üretiminde gerekli disiplinlerin uzmanları ile çalışma çabası içinde doğru yöntem ve ilkelerle yapılmaya çalışıldığı bir yaklaşım içindedir. Kent kaynaklarının ve olanaklarının değerlendirildiği, yeni kaynakların üretildiği ve bunların kent hayatında görünür olarak aktarılabildiği bu süreç, kent hayatına yansımaya devam etmektedir.

Bu süreçte mimarlık, kentin hayatında nitelikli fiziki çevre, mekân üretimi için yaşadığımız coğrafyadaki genel anlayışın aksine ihtiyaç duyulan ve talep edilen bir disiplin olarak tanımlanmaktadır. Bu ihtiyaçlarını doğrudan ‘yapı’ beklentisi üzerine kuran pek çok belediyenin aksine, süre giden kullanımlara dayalı ihtiyaçları talep eden bir kentsel hayat üzerine kurmaktadır. Bu mekânsal ihtiyaçları sadece mekân ya da yapı olarak değil oradaki hayatın gelişimine odaklayan bir perspektifle tarif etmektedir. Bu nedenle Lüleburgaz’da boş, kullanılmayan şık yapılar yerine yaşayan ve çok kullanılan mekânlarla karşılaşılmaktadır. Bir başka önemli durum da; talep edilen ve hizmeti alınan her türlü mimari ürünün hayata geçirilmiş olmasıdır. Bir taraftan ne istediğini bilen, talep eden, bunun için kaynaklarını hazırlamış; diğer taraftan da işlerini doğru yapan profesyonellere ulaşmaya çalışan, bu kişilerin kendi perspektiflerini genişletmesine açık, bilgi ve üretime saygı gösteren bir kamu kurumundan bahsediyoruz. Bu iki özellik kuşkusuz sadece mimarlar için değil, bütün disiplinler için işlerin ve üretimlerin önüne geçen şüpheleri ortadan kaldırmak için önemlidir.

Lüleburgaz Belediyesi son iki yıldır bu özel projeleri ulusal mimari proje yarışmaları yoluyla elde etmeye başlamıştır. İlk olarak 2013’de Otobüs Terminali yarışması ile başlayan (şu anda yapımı devam etmektedir) bu süreç, geçtiğimiz ay yarışması sonuçlanan Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi (LYKA) yarışması ile devam etmiştir. Bu projenin de hayata geçirilmesi için gereken çalışmalar devam ederken; Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi (LYSA) projesi yarışmaya açılmaktadır. Bu yarışma, mimarlık ortamını Lüleburgaz’ın kültür ve sanat ortamına katkıda bulunmaya davet niteliği taşımaktadır.

Kentteki kültür ve sanat faaliyetleri ile mimarlık yarışmalarının yarattığı olumlu hava kentin ve kentlinin yaşantısına büyük bir katkı sağladığı açıkça fark edilmektedir. Yerel yönetimin istek ve iradesi ile yarışmaya açılan projelerin hızla ve özelliklerini koruyarak hayata geçiriliyor olması da Lüleburgaz Kenti’ni mimarlık ortamı açısından özel ve umut verici bir konuma taşımaktadır.

Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi (LYSA), kentte halen faaliyette olan Lüleburgaz Yıldızları Futbol Akademisi (LYFA), yapımı tamamlanan Lüleburgaz Yıldızları Lezzet Akademisi (LYLA), yarışması tamamlanan Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi (LYKA) ve gelecekte yapımı düşünülen diğer akademiler ile birlikte kentin sosyal ve kültürel strüktürünün geliştirilmesinde büyük öneme sahiptir. Akademi olarak tanımlanan bu yapılar Sayın Başkan’ın metninde de ifade ettiği gibi- kent hayatının içine sızan, eğitim, üretim ve paylaşma alanlarının etkinliklerle zenginleştirildiği, bir nevi halk evi gibi çalışan özgün kurumsal yapılanmalardır. Sanat

Akademisi için kentin en özel noktalarından biri seçilmiştir. Konumu, topografyası, peyzajı, programının talep ettiği zengin mekânsal kullanımlar için potansiyeller vaat etmektedir. Bu potansiyellerin zengin ve doğru değerlendirilmesi için yarışma formatı iki kademeli olarak belirlenmiştir.

Belediye tarafından hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi planlanan ve inşaat bütçesi ayrılmış olan projede yer alacak mekânların farklı zaman dilimlerinde esnek kullanımlara izin vermesi, açık-yarı açık-kapalı mekân dengelerinin alanın doğal peyzajı ile bütünleşerek kullanım niteliklerini zenginleştirecek yönde ele alınmış olması beklenmektedir. Projenin gerçekleşmesinden sonra kent yaşantısına yeni bir boyut ve anlam katabilecek, tüm kentlinin (genç, yaşlı, çocuk, engelli) kullanımına uygun yüksek nitelikli bir tasarım olması beklenmektedir.

Tüm yarışmacılara başarılar dileriz.

 

Danışman Jüri Üyeleri:

EMİN HALEBAK Makine Mühendisi, Lüleburgaz Belediye Başkanı

MURAT ERMEYDAN Peyzaj Yüksek Mimarı, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şube Başkanı

KEMAL SUNER Elektronik ve Haberleşme Yüksek Mühendisi

MAHMUT TÜRKER Akustik Danışman

Asli Jüri Üyeleri:

BOĞAÇHAN DÜNDARALP Mimar (DEÜ), Jüri Başkanı

HÜSEYİN SİNAN OMACAN Mimar (İTÜ)

ALİ CENGİZKAN Mimar (Prof. Dr., ODTÜ)

SEMRA UYGUR Yüksek Mimar (ODTÜ)

ARZU KUTKAM NUHOĞLU Peyzaj Yüksek Mimarı (AÜ)

MURAT AKSU Yüksek Mimar (İTÜ)

KANAT BURAK BOZDOĞAN İnşaat Mühendisi (Dr., EÜ)

Yedek Jüri Üyeleri:

OZAN ÖZTEPE Yüksek Mimar (YTÜ)

SEDA BİLDİK ERDOĞMUŞ Yüksek Mimar (MSGSÜ)

NİLÜFER KART AKTAŞ Peyzaj Mimarı (Yrd. Doç. Dr., İÜ)

KADİR KILINÇ İnşaat Mühendisi (Dr., DEÜ)

Raportörler:

ZEYNEP TÜFEKÇİOĞLU Endüstri Mühendisi (DÜ)

ÖNCÜL KIRLANGIÇ YOLDAŞ Yüksek Mimar (MSGSÜ)

BURCU BAĞCI Mimar (LAÜ)

T

Yarışma bilgisi için:

Yarışma Şartnamesi ve bilgileri için:

 

Kolokyum Notları:

2015/08: 2000 m2 / kuzguncuk bostan / istanbul

Ağustos 26, 2015 § 1 Yorum

P1220199

Bostan: 2000 m² in Istanbul, Turkey

In Istanbul the community garden project Bostan is awaken to a new life. The word Bostan means garden near your house, where you grow your daily food. And this is what people like to do in Turkey, even when they live in a city of millions – like Istanbul. For more than 30 years people people here have struggled to defend their common garden against urbanisation. Since 2015 people can produce their food at Bostan, School gardens and fruit trees included.

Continue reading here:  http://www.2000m2.eu/tag/istanbul/

 

 

P1220201
P1220206

P1220207

P1220208

 

kuzguncuk bostan & public activities

!cid_D2A9FADDEBC042AC8E38F16A7EB7AF78@BDDRLP
iphone_0972015 014-1

iphone_0972015 016-1

iphone_09072015 004

P1220205

 

http://www.2000m2.eu/tag/istanbul/

http://www.2000m2.eu/bostan-a-garden-near-your-house-in-istanbul/

2015/07: ddrlp mimarlık ve tasarım 2005-2015

Temmuz 21, 2015 § Yorum bırakın

Where Am I?

You are currently browsing the dijital medya category at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: