2014/5: ‘Başka Bir Okul Mümkün’e inanmak…/eğitim mimarlığı / ege mimarlık 85-86

Mayıs 7, 2014 § 1 Yorum

26.05.2013 tarihli Ege Mimarlık ‘ Okul Tasarımlarını Yeniden Düşünmek: Çocuklar ve Gençler için Öğrenme Ortamları/Çevreleri” dosyası için hazırlanan bu yazı: ‘Başka Bir Okul Mümkün’ Girişimi sürecinde araştırmalarını yaptığımız Alternatif eğitim mekanları, katılımcı model tasarım ve BBOM eğitim mekanlarını ortaklaştıracak mimari ilkeler bütününü özetleme girişimi olarak görülebilir. Dosya editörü Değerli hocam Hikmet Sivri Gökmen’e ve Ege mimarlık ekibine teşekkürler…
85kapakLayout 1Layout 1Layout 1Layout 1

 

*’Başka Bir Okul Mümkün’e inanmak…

“Eğitim hayata hazırlık değildir. Eğitim hayatın ta kendisidir.”  John Dewey

Gün geçtikçe hayat karşısında seçeneklerin  daraldığı; sosyal ve ekonomik adeletsizliğin arttığı; gezegen  kaynaklarının giderek tüketildiği; değerlerin muğlaklaştığı bir dünyada;  gezegenimizin geleceğinin bir parçası olacak ‘çocuklarımız’ ve onların ‘eğitimi’, kuşkusuz hayat karşısındaki en büyük önceliklerimizden biri. Bizi giderek yutan, parçası haline geldiğimiz, düşünmeden normlarına uyduğumuz, kendi ellerimizle kurduğumuz bu medeniyetin içinde, onu sürdürecek yeni kuşakların jeneratörü zorunlu eğitim sistemlerinin aksine; hayat karşısında farklı kavrayışlar üretebilen,  geliştirdiği duyarlılıklar ve değerler üzerinden kendi iradesini geliştirebilen ve adaletli davranarak, gerekli iletişim olanaklarını yaratan kuşaklar nasıl bir ortamda yetişir?Böyle bir ortam kurmak mümkün mü; hele geleceğin yöneticilerini yetiştireceğini iddia eden ana okullarının olduğu, hızlı kalkınma adına coğrafyasını bozan, doğasını yok eden, toplumsal ve sosyal hayatını ayrıştıran, tepeden inme kararlarla yaşam alanlarının gün be gün değiştiği, değerler ve eğitim sisteminin tektipleştirildiği, insanların birbirine şüphe ve güvensizlikle baktığı bir coğrafyada? Bunu bilmiyoruz. Ama içindeumudu olan, çaresizlikten kendi yolunu inşa eden, sayıları gün geçtikçe artan bir avuç insan; tamamıyla gönüllü emekle işleyen, eşitlikçi, demokratik bir yapılanma üzerinde, kendi yarattığı öz kaynaklar üzerinden bu hayali 4 yıldır inşa etmeye çalışıyor. Önce İstanbul’da, sonra Bodrum’da, şimdilerde Ankara, Antalya ve İzmir’de… Bu insanları bir araya getiren bir amaç, bir hedef değil;  çaresizlik, alternatifsizlik, ihtiyaç… Ne istediğinden çok, ne istemediğinden yola çıkarak birbirini bulan insanlar topluluğu…

Ortak dertleri olan-eğitimciler, akademisyenler, sosyal bilimciler, avukatlar,mimarlar, mühendisler gibi pek çok farklı disiplinden gelen- bu  insanlar; hayata bakışları ve değerlerinin ötesinde, dünyayı biçimlendiren güçler karşısında temel değerlerin peşine düşmüş ve egemen eğitim sistemleri karşısında 100 yılı aşkın bir süre içinde farklı coğrafyalarda deneyimlenen demokratik okullar, özgür okullar ve alternatif eğitim sisteminlerini, mekanlarını, araçlarını araştırarak kendi yaşadıkları coğrafyaya özgü bir model geliştirdiler. Ortak ilkeler ve öncelikler belirlediler.  Zamanlarını, emeklerini birleştirdiler, dayanıştılar. Bir dernek  yapılanması içinde işler bir yapı kurdular.

Eşitlik, toplumsal adalet, özgürlük (düşünce, ifade, hareket, seçim), dayanışma,çoğulculuk,toplumsal duyarlılık, şiddet karşıtlığı (fiziksel, sözlü, psikolojik), ayrımcılık karşıtlığı (milliyet, ırk, dil, din, cinsiyet, cinsel yönelim, ekonomik, sosyal, fiziksel), ekolojik düşünce,yaratıcılık, üretkenlik, dürüstlük, öz denetimcilik, eleştirellik, farkındalık, empatigibi ortak ilkeler üzerine inşa ettikleri  bu  yapı 4 Temel  eksen üzerine oturuyor: Alternatif Eğitim, Demokratik Yönetim, Ekolojik Duruş,Özgün Finansman.

Bu gönüllü insanlar topluluğu “Başka Bir Okul Mümkün Derneği” olarak varlığını “Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde belirlenen temel hakları hayata geçiren, çocukların kendilerini gerçekleştirmelerini sağlayan, katılımcı demokrasiyle yönetilen, ekolojik dengeye saygılı ve kar amacı gütmesizin uygulanan bir eğitim modelinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına” adamış durumdadır.Bu doğrultuda, aileler ile gönüllülerden oluşan inisiyatifler tarafından kar amacı gütmeksizin kurulacak ve yürütülecek bu eğitim modeline sahip okullar kurma çabası; şimdilerde bir taraftan araştırma, geliştirme bir taraftan da hayata geçirme adına emek yoğun müzakere ve mücadele içinde sürdürülüyor.

2013-2014 eğitim yılı için hazırlıklara başlayanİstanbul ve Bodrum oluşumlarında dernek yapılanmasının yanında her okul bağımsız bir kooperatif yapılanması üretti. Bu gelişmeler diğer iller için de süreci hızlandıran etkenler oldu.

Bu sürecin içinde yaklaşık 2 yıldır Berna ile mimar anne-baba olarak bu oluşum içindeki mimari konuları gönüllü olarak çalışıyoruz.  Bir taraftan alternatif eğitim mekanlarının araştırmaları; bir taraftan da hedeflenen okul yapılarının kendi bağlamsal durumları üzerinden BBOM eğitim modelinin mekanlarını araştırıyoruz.  Araştırma ve tasarım temelli bu iki çalışma ekseni iki temel soruya odaklanıyor:  1.BBOM eğitim mekanları nasıl olmalıdır? 2. Bu mekanları tasarlamanın, hayata geçirmenin yöntemi ne olmalıdır?

BBOM eğitim mekanları:

BBOM mekanları belirli bir eğitim metodolojisinin aracısı olmaktan çok; alternatif ve farklı kullanımlara olanak yaratacak, kullanıcılarının dönüştürebilecekleri bir ortamın aracısı olarak düşünülebilir.  Beden ölçeğinde beden-mekan-ölçek-malzeme-detay-kullanım ile başlayan; doğa-çevre-fiziki ve sosyal yapıya kadar genişleyen; her ilişki biçiminin öğrenme temelinde karşılıklarını üretebilme olanaklarını araştıran bir kavrayış ile ele alınmaya çalışılıyor. Mekan çalışmaları sadece mimarlar tarafından ele alınacak mimari bir konu olarak değil; başta eğitimciler olmak üzere BBOM eğitim modeli üzerinde çalışan, düşünen, sürece dahil olan farklı disiplinlerdeki gönüllülerle birlikte içinde bulunduğu  ortam ile bir bütün olarak araştırılıyor.

Mimari çalışma/ tasarım yöntemi:

Gönüllü çalışma, demokratik yapılanma, farklı bilgi alanları ve uzmanlıkların bir arada karar alma mekanizmaları üretmesi;  mimari konularda ve BBOM mekanlarının tasarlanmasında kendi  ‘katılımcı tasarım modeli’mizi üretme konusunda bir yaklaşım geliştirmemizi sağladı. Eğitim konusunda olduğu kadar ‘Katılımcı Tasarım’ üzerine yaptığımız çalışmalar ve deneyimler bize bu konuda epey yardımcı oldu. Bu yöntemle  somut bir proje elde etme adına Bodrum ekibi ile yaptığımız çalışma bu konuda önemli bir deneyim  üretmemizi sağladı.  Hem süreç olarak hem de ürün olarak Dağbelen köyü için hazırlanan bu proje ‘BBOM okulları tasarımı’ için bir deneyim oluşturmaktan öte; şu ana kadar Türkiye’de örneğine rastlamadığımız bir proje elde etme yöntemi olarak da oldukça farklı bir model sunmaktadır.

Hele umudunu ‘fırsat eşitliği’ adına  ancak müellif seçme konusunu çözebilen ‘yarışma’lara  bağlamış; projelerini kollektif bilgi birikimi ve empati  yoksunu süreçlere mahkum eden mimarlık ortamımız için de önemli olabilir. Çocukları anaokulundan başlayarak öğrenmekten çok teste ve yarışmaya hazırlayan eğitim sistemini  tekrar eden bir model yerine alternatif mimari süreçler üretilebileceğini de deneyimlemek, gösterebilmek; bizim açımızdan heyecan verici olmaktan çok umut vericidir. Bu konuda denemeye ve deneyimlemeye devam edeceğiz.

Başka Bir Okul Mümkün girişimi, pek çok okulun aksine;  eğitim ve çocuklar için ne bir formül sunuyor, ne de bir hedef için garanti veriyor ya da bir model pazarlıyor.  Sadece ortak kaygıların tetiklediği, ortaklıklar ve farklılıkların dengesi üzerine kurulmuş;  çocukların kendi kişiliklerini inşa edebilecekleri, zengin imkânlar sunan eğitim ortamı peşinde koşuyor.

BBOM; kar amacı gütmese de bir finansmana, hayata ve doğaya temas edebilecek bir mekâna ya da mekanlara,”Başka Bir Okulun Mümkün” olacağına inanan iradeli, sorumluluk sahibi,güven duyulabilecek insanlara ihtiyaç duyuyor.

Ve şimdilerde de daha çok desteğe…

BBOM mimari ilkeleri:

 Bu ilkeler BBOM okullarının; ‘Yer’e bağlı; bölge, iklim, topografya, yerleşim ve parsel ölçeğindeki değişkenlere; farklı sosyal çevre, finansman, imkan ve kullanımlara göre farklı mimari yapısal oluşumlar olmasına izin verirken, ortak bir ‘anlayış’ ve‘değer’ dünyasında tutmayı hedefler.

Bu nedenle;

1. BBOM okulunun tip projesi yoktur. Tip okul anlayışını değil, ortaklıklarını mekan anlayışından alan özgün okullar anlayışını benimser.

2. BBOM okulu mekanları eğitim için tanımlanmış duvarlar içine sıkışmış kutu mekanlardan oluşmazlar. Okul, açık-kapalı tüm alanları, içinde bulunduğu çevreyle bir bütün olarak öğrenme mekanları olarak kullanılır.

3. BBOM okulu mekanları eğitimcilerin müfredatlarını uyguladıkları alanlar değil, çocukların bireysel ilgi ve ihtiyaçlarına yanıt üretebilen; birarada ve tek tek öğrenebilme imkanları sunan; sadece öğretmen odaklı değil, okulun parçası olan herkesin birbirinden öğrenebileceği etkileşim ve iletişim imkanı sunan mekanlardan oluşur, çocuk merkezlidir.

4. BBOM okulu, içinde eğitim verilen bir bina değil, aynı zamanda öğrenimin aracısı ve kaynağıdır.

5. BBOM okulu mimarisi, bilişsel öğrenimi, duyuşsal öğelerle de birleştirmiş, gerçek yaşam modelini içine almış, etkileşime ve iletişime dayalı; sadece okul alan sınırları içinde değil, çevresindeki yaşamla da dinamik ve üretici ilişkiler kurabilen bir yapı ve mekan anlayışı sunar. Mekanları sınırlayıcı değil, katılımcıdır.

6. BBOM okulu mekanları hiyerarşik ve tanımlayıcı değil, demokratik ve katılımcıdır. Dayatmaz, yönlendirmez, olanak yaratır.  Katı ve statik değil, esnek ve dönüştürülmeye açıktır.

7. BBOM okulu mimarisi esnekliği sadece mobilya hareketlerine bağlı kullanım esnekliği olarak tanımlamaz. Yapım aşamasından başlar, tüm yapının kullanım hayatı boyunca sürer. Katılımcılıkla paralel genişler. Bu yüzden BBOM okulları kendi özgün finansman yapısı ile etaplanabilir bir mimari sunar; yapının zaman içindeki değişkenliklerine, eklere izin verir; kullanım  olanaklarını çoğaltacak yönde yapısal evrilme esnekliği taşır.

8. BBOM okulu gerçek hayatın içerdiği tüm mekanlara; kamusal mekan, özel mekan, yapay mekan, doğal mekan, buluşma, tartışma, öğrenme, öğretme,üretim, tüketim,düşünme, araştırma, çatışma, uzlaşma,uyum, kaçış mekanlarını kendi iletişim dinamiklerini yok saymadan barındırır.

9. BBOM okulu mimarisi yapıyı ‘kat’ya da ‘katlı’ yapı anlayışı içinde düşünmez, çevresi ile etkileşimli iç-dış mekanlarla ilişkili; mekan olanakları ve onun ergonomisi ile düşünen ‘hacim’lerden oluşan bir yapı anlayışını benimser.

10. BBOM okulu mekanları içerdiği hayat ile gerçek hayatı birbirine katar; onun simülasyonunu üretmez. Bunun için doğaldır. Bunları üretmeye kalkmak yerine üretilmesine olanak verecek imkanlar sunar.

11. BBOM okulu etiketlenmiş ekoloji anlayışını değil, elinde varolan kaynakları farkeden, bunları bencilce kullanmayan, tüketim dengesini üretimle destekleyerek kullanan; bunu yaparken de sürdürülebilirlik adına doğayı yeniden bir sömürü nesnesine indirgemeyen, onun döngülerine katılan ve bunu da teşhir etmek yerine yaşayan ‘derin ekoloji’ anlayışını benimser.

12. BBOM okulu içinde bulunduğu doğaya ne kadar eklendiğinden, onu ne kadar dönüştürdüğüne; malzeme seçimlerinden, yapım sürecine; kullanım sürecindeki enerji kullanımından, sağlık, hijyen gibi faktörleri de işin içine katan, yapı fiziği ve yapı kimyasına kadar pek çok detayı bu derin ekoloji kavramı ile sorgulayan bir içerik taşır.

13. BBOM okulu mimarisi araziyi üzerine inşa edilecek yapı olarak görmez; çevresi, sosyal yaşantısı, doğası ile bir bütün olarak algılar. Onun tüm imkanlarını, olanaklarını ve potansiyelini kendi ‘değer’ sistemi içinde araştırır.

14. BBOM okulu mimarisi okul saatleri dışında kullanılmayan bir yapı değil, sadece bir eğitim yapısı hiç değildir. İçinde bulunduğu sosyal ve doğal doku ile birlikte yaşayan, farklı zamansal döngülerde içinde sürekli hayat bulunan ve o hayatın içinde kattığı her yaştan insanın birlikte öğrendiği bir yaşam alanıdır.

Boğaçhan Dündaralp

Alternatif Eğitim/Öğrenim Mekanları/Çevreleri araştırmalarını yüreten ortağım Berna Dündaralp’e; bu süreçte birlikte çalıştığımız ekibe; İpek Kay, Çağrı Helvacıoğlu; Lale Ceylan’a ve BBOM bodrum mimari ekibine teşekkürlerle…

 

Bu yazıyı pdf olarak okumak/indirmek için tıklayınız.

 

 

 

Reklamlar

2013/08: AGORAPARK: İçinden Park Geçen Yapı / “Kültür ve Sosyal Etkinlikler Evi” Ytong Ulusal Mimari Fikir Yarışması

Eylül 11, 2013 § Yorum bırakın

11

40713 - P01-c1

40713 - P01-vz40713 - P01-c2p17

AGORAPARK  :  İçinden Park Geçen Yapı

 

Kilin içi oyularak testi şekli verilir.

Testinin var oluşu boşluğundadır.

Lao Tzu

BİR YAPI OLARAK B•ŞLUK

Semt Kültür ve Sosyal Etkinlik Evi temel nitelikleri itibarı ile lokal bir yapıdır. Mahalleden olanın, semt sakininin ve şehirlinin buluştuğu bir yerdir öncelikle.

Bu buluşma SEMT ile KENT’in buluşmasıdır. Kent yaşamında birbiri ile entegre olamayan, farklı sosyal ve kültürel katmanlar kentsel ölçekte biraraya gelmeleri için üretilen bu yapıda buluşur. Bu buluşma için zemin hazırlayan, donatısını sunan yapı öncelikle nitelikli DIŞ MEKÂN üretmelidir.

İLK SORU [ ? ]

İstanbul’da Anadolu yakası sahilinde, sahil yolu ve deniz arasında yer alan bir arsada bir Semt Merkezi nasıl bir – DIŞ – üretmelidir [ ? ]

Sahil yolu yaklaşımında şehirlinin açık alan kullanımı ve deniz ufku ile olan bağını koparmayan, günün her saatinde yaşayan bir AÇIK MEYDAN programın temel unsuru olarak ele alınmıştır.

Tasarlanan yapı donanımı azaltılmış, UCUZ ve BRÜT bir yapıdır. Ürettiği imkânlar ile var olan, kendini değil içindeki boşluğu ve onun farklı hal ve oluşlarını besleyen, koruyan ve iskân eden , kentin kültürel ve sosyal yaşamının ikamet edebileceği bir AGORA’dır.

“BAŞKA” İLE BULUŞMA

Semt ölçeğinde öncelikle nitelikli bir DIŞ MEKÂN  kurmayı düşünen bu yapıda üretilen etkin BOŞLUK’un  kullanımıyla şehirli “BAŞKA” olan ile buluşur. Farklı sosyal ve kültürel katmanlar bir arada olabilmeyi bu şekilde öğrenirler. AGORA günün her saati için farklı HAYAT’lar üreten bir jeneratör gibi çalışır. Açık hava sineması , başka bir gün yerini bir sergiye başka bir gün yerini deneysel bir tiyatro  mekânına bırakır.

SEMT MERKEZİ böylelikle , farklılıkların ve başkalıkların buluştuğu çok katmanlı bir zemin hazırlar. Bu  açık mekân beraber üretmeyi ve paylaşmayı deneyimlediğiniz yerdir.

40713 - P03-pl140713 - P03-pl2

A Ç  — K   Y A P I 

AGORAPARK ,  temelde basit ve çok amaçlı kentsel donatı üretmek fikri üzerine kuruludur. Geleneksel betonarme sistem ile YTONG yapı malzemesini bir araya getirir. AÇIK YAPI , mekân üretme kapasitesini kaybetmeden binayı neredeyse yük taşıyan iskelete kadar soyarak geri çeker. Işıltılı ama bir o kadar da içeriksizleşen yapı dillerinden uzak durarak algılarımızın YAPI’ya değil ama AGORA’ya odaklanmasına yardımcı olur.

Böylelikle semt merkezi, kentsel donatıyı azaltılmış bir basit yapı ile kurup programı ikiye böler ve içeride ürettiği boşluğu bir AÇIK PARK olarak şehirliye açar. Yapı bu şekilde zamana bağlı programlanmış aktiviteleri olanaklı kılacak GECE VE GÜNDÜZ yaşayan bir kamusal mekân üretir.

1 02d5 06f

A G O R A

AGORA’dan yapıya yaklaştıkça ölçek duygusunu yakaladığımız TAŞLIKLARA ulaşırız. Orada asgari bir kentsel donatıyı PARK’ın hizmetine sunan kapalı mekânlara ve bunları birbirine bağlayan esintili koridorlara ulaşmak mümkündür.

Koridorlar gün boyu yapının iç sirkülasyonunu ve iç yaşantısını ikame ederler ve diğer yandan PARK’ı beslerler. Yapı, çeperlerdeki iki blok boşluğu zenginleştiren eklere imkân veren, rampa, merdivenler ve hacimli duvarlardan oluşur. AGORA, her türlü katılıma açık, gece gündüz yaşayan bir meydandır.

 : // PROGRAM

ÇOK AMAÇLI SALON, FUAYE ve KAHVE gün boyu zemin kotu yaşantısını canlı tutar ve Park alanı buradan beslenir. RAMPA salonun açıldığı TAŞLIK ile üst kota bağlanır. İŞLİKLER , bağımsız ünitelerdir. Asma katlı bu atölye hacimleri dışarıdan tırmanan bir merdivenle üstte etüd odaları ve medyatek kotuna bağlanırlar. İşlikleri ayıran TAŞLIKLAR ise bu çalışma hacimlerine ait dinlenme ve buluşma noktalarıdır.

9a 20b P0054 9

K // P R Ü

Yapıyı oluşturan iki temel blok bir KÖPRÜ ile bağlanır. Köprü hem üst kot yaşantısını bağlar, hem de deniz ufkunu ve AGORA’yı seyir imkânı verir. Diğer yandan işlikler ve medyatek  gibi günün her saati kullanılan mekânlar iile çok amaçlı salon, fuaye ve kahveyi  PARK aktivitesini bölmeden bağlar.

 ∆ G [  ] R ∆ – P ∆ R K

İstanbul Anadolu yakasında, sahil yolu ve deniz kıyısı arasında yer alan bu yapıyı öncelikle SEMT için nitelikli  DIŞ MEKÂN üreten bir yapı olarak düşündüğümüzde YAPI programını ve temel varoluş gereklerini tarif ettiği PARK üzerine kurar.

AGORAPARK sahil yolundan kıyıya uzanan boşluk içinde uzanır. Yol üzerinden yapıya yaklaştığınızda aslında denize ve kıyıya doğru yürüyüşünüzü değiştirmeden, hem doğrudan teklifsiz biçimde PARK aktivitelerine katılırsınız, hem de kıyı boyunca düzenlenmiş diğer yaşam alanlarına rahatlıkla bağlanabilirsiniz.

YAPI bu biçimiyle kıyı-yol aksında doğal bir bütünlük ve yaya hareketi sürekliliği üretir ve PARK , bu AKIŞ üzerinde yaşar.

3 10e 12 13 19a P007

“Kültür ve Sosyal Etkinlikler Evi”  Ytong Ulusal Mimari Fikir Yarışması Projesi;

PROJE Müellifleri  :                                                                                                      

Hakan Tüzün Şengün

Boğaçhan Dündaralp

Yardımcılar: 

Çağrı Helvacıoğlu

Sarhang Dellal

2013/6: Üretken Topoğrafya / ODTÜ Teknokent Kentsel Tasarım Fikir Projesi Yarışması / Davetli Yarışma

Haziran 17, 2013 § Yorum bırakın

kabukustu-bahar

kabukustu-kis

odtu1_200-odtu1553

Üretken Topoğrafya /(generative topography)

ODTÜ Teknokent’in 4 farklı karakterini ( yapısal yerleşim, tepe, sazlık, orman) barındıran mevcut topoğrafyası, yapısal katmanların zaman içinde eklemlene eklene geliştiği bir doku üretmiştir. Bu doku içinde oluşan ilişkiler yeniden yorumlanarak;

  • Açık-doğal-yapay-kapalı alan ilişkileri, Odtü, kampüs hayatı, kent… gibi çevresel katmanları fiziksel olarak ya da program üreterek  halka halka birbirine bağlayacak;
  •  bireyin özel ya da ortak ‘zaman’ kulanımını çeşitlendirecek ve zenginleştirecek;
  •  üst ölçek-alt ölçek ilişkilerini fraktal olarak geliştirecek;

kimlik üreten ‘yeni bir topoğrafya’ olarak ele alınmıştır.

Doğal ve yapay katmanlarla üretilen bu topoğrafya, gerek geometrileri gerekse mevcut alanın doğal nitelikleri ile ele alınarak tekil bir kullanımı üretmekten çok çeşitli kullanımları tetikleyecek  ‘program’ üreten araçlar olarak  ele alınmışlardır.

Bu ‘üretken topoğrafya’ mevcut alanların nitelikleri ile birleşirken; bütün alanın farklı kimliklerini birbirine bağlar, diker.   Bu arada da alt ölçekte kendi varlığı ile yeni ürettiği ilişkiler sayesinde alt ölçekte yeni aktivite adaları tanımlar. Mevcut kimlikleri zenginleştiren ve yeni programların üretilmesine imkan sağlayan aktivite adaları; kendi kimliklerine göre içinde farklı programlar barındıran ve içeriksel sürekliliği  sağlayacak; alandan alana göre yeni içerikler barındıran yapısal servis birimleri (servis hubları: SH)  ile desteklenmiştir.

Yaratıcılık, yenilikçilik ve teknoloji ile özdeşleştirilen Teknokentlerin hayatı göz önünde bulundurularak bireyin serbest ya da sosyal zamanını programlayabileceği çeşitlilik ve imkanlar bu alanda araştırılırken; bireysel çalışma alanlarının da tüm alanın bu potansiyelleri ile birleştirilebileceği HUB birimleri önerilmiş; tüm alanın farklı kimliklerine göre çeşitlenebilecek bir tasarım geliştirilmeye çalışılmıştır.(kentsel-kırsal hub: KeH,KıH)

‘Üretken topoğrafya’ Çevresel tasarım kapsamında, yarışma alanının A (Teknopark Meydanı) olarak tanımlanan alt parçasında şartnamede zemin altı olarak tasarlanması beklenen otopark düzenlemeleri ise şöyle yorumlanmıştır:

Zemin sürekliliği için otoparkları kapsayan pek çok dezavantajı olan bir yer altı yapısı üretmek yerine; zemindeki mevcut açık alanları bina girişlerini  yeşil avlular olarak otoparklarla yeniden düzenleyen; tüm alandaki yaya-zemin sürekliliğini (mekânlar zinciri) 3.boyuta taşıyan yeşil bir kabuk önerilmiştir.  Bu sayede yeraltına inmenin yaratttığ pek çok yapısal önleme gerek kalmadan; kabuk zemin arasındaki boşlukları da kotlu otopark ve çeşitli donatılar ile beslenen meydan olarak kullanıbilen; kabuk üstünü de HUB’lar ile beslenen, bireysel ya da grup olarak deneyimlenebilecek, tamamanen yayalaşmış  yeşil bir topoğrafya önerilmiştir.

Teknopark’ın Odtü tarafında yer alan ilk etap binalarının otoparkları da yeni zemine entegre edilerek; yeni sistemin talep edeceği yeni otopark ihtiyaçları için bu bölgede  tümüyle robot olarak çalışan, otomatize olmuş (automatic car park system)  otopark kuleleri önerilmiştir. Bu kulelerin, fonksiyonel açıdan bu alanın ihtiyaçlarını fazlasıyla sağlaması kadar; üretken topoğrafya ile birlikte yatay Ankara Topoğrafyasında Teknokentin yeni sembollerine dönüşebileceği mirengi noktaları (landmarks) olarak da görülebileceğini düşünüyoruz.

00-odtu155300-odtu1553peyzaj progP6-sema6Model 1000-kesit-1 1000-kesit-2 1000-kesit-3odtu17-2_bodtu10 odtu19p7-servis p7-hub odtu7-T odtu5-1 odtu4-1 odtu9-Todtu15 P6-200 odtu2_2 odtu12-1a

Proje Ekibi:

AN Peyzaj Tasarım +  ddrlp Mimarlık ve Tasarım)

Arzu Nuhoğlu               Boğaçhan Dündaralp

Balin Özcan                  Berna Dündaralp

Begüm Özerk               Çağrı Helvacıoğlu

——————                Lale Ceylan

projeyi kolokyum.com’da incelemek için;

projeyi arkitera’da incelemek için;

2013/4: İÇEBAKAN / Borusan Neşe Fabrikası-Adıyaman/ Yarışma:Eşdeğer Mansiyon Ödülü

Nisan 30, 2013 § 2 Yorum

m4 m5

m10-1 m11-1

p1p2 p3 p4

“Çocuk-Oyun-Öğrenme-Mekan- Çevre…” İlişkiler Yumağının Biçimlendirdiği Bir Yapı Arayışı İçin Biçimlendirici /Oluşturucu Öğeler:

A. Program-Mekan Biçimlendiricileri:

* Yaş Grubu-Ölçek İlişkileri;

* Sosyal Etkileşim Mekanları: Tekil,Grup ,Ortak, Kalabalık Kullanımlar;

* Oyun  Ve Etkileşim Jeneratörü Olarak Mimari Elamanlar;

* Güneş, Gökyüzü, Mevsimsel Ve Doğal  Döngülerle Kurulacak İlişki;

* Algı Tetikleyicisi Olarak Çevre İle Onun Yumuşak Ve Katı Öğeleri

* Işık, Renk, Doku, Malzeme, Biçim  Ve Birleştirici Yapısal Öğelerle Kurulan Duyusal  Etkileşim

* Çocuk-Yolculuk-Duyusal  Ve Bilişsel Gelişim Arakesitinde Topoğrafya-Oyun- Bahçe Kullanımları,

B. Bağlamsal  Biçimlendiriciler:

* Kent Dışı Ortam/Kampüs Yapılanması

* Ulaşım-Servis-Yolculuk

* Organize Sanayii Bölgesi: Fabrika, Depo Vb.  Yapı Tipolojilerinin Belirlediği Ölçek, Doğal Ve Yapay Topoğrafya…

C. Kurumsal Biçimlendiriciler:

* Sosyal Sorumluluk Projesi Kapsamında Örnek Bir Model Arayışı;

* 10 Farklı İlde Tekrar Eden Ortak, Uyarlanabilir Yapısal Bir Dil:

a. topoğrafya/eğime uyarlanabilme;

b. arazi yerleşim-yaklaşıma uyarlanabilme;

c. yöne uyarlanabilme;

d. öğrenci sayısına uyarlanabilme;

m8 m7 m9 m6 m1m2-1

Tasarım Ekibi:

Boğaçhan Dündaralp, Ekip başı, (Mimar, DEÜ)
Berna Dündaralp, (Mimar, DEÜ)
Lale Ceylan, (Mimar, İTÜ)
Çağrı Helvacıoğlu, Yardımcı, (Mimar, İTÜ)
Sarhang Dellal, Yardımcı, (Y. Mimar, Erciyes Ü.

link: Borusan Neşe Fabrikası

proje için diğer linkler: archdaily;AECCafekolokyum.com ; arkitera.com

kolokyum tartışmaları için:

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with Çağrı Helvacıoğlu at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: