2004/12: e. arolat – a. ataman- i. bilgin – t. korkmaz – n. sayın – h. tümertekin / arkitera diyalog hk.

Temmuz 18, 2011 § Yorum bırakın

Arkitera Forum

03-01-2005 20:49 #22
bogachan dundaralp

“İnsan, içinde bulunduğu ortamla sürekli yapılar kurar.
Ortam da insan gibi devingen bir yapıdadır; değişir, evrilir…
İnsan ile ortam arasındaki ilişki de döngüseldir; birbirini tetikler, dönüştürür.
Bu iki yönlü etkileşim, karşılaşmalarda, üretimlerde gizlidir…
Her defasında yeni yapılar kurulur…
Kalıplar, şablonlar kurma çabası, zaman içinde hep iflas eder…
Çünkü yapı kurmanın doğasına aykırıdır.
Ama içinde süreklilik hep vardır…
Evrimin doğası böyledir.
Evrim, ‘değer’ ler ile hareket eder.
Değerler, birileri tarafından oluşturulmaz ya da icat edilmezler.
Değerler, oluşan bu yapılardan doğar.
Evrim, ‘az değerli’ den ‘çok değerli’ ye hareket eder.
Bazen ‘gelen-ekler’ oluşturur, gelenler ve eklemlenebilenler hayat bulur.
Süreklilik hep vardır.
Çünkü evrimi sürekli kılan yalnızca dinamik olanlar değildir.
Statik olanlar da en az dinamik olanlar kadar önemlidir…
Evrim için, süreklilik için, birbirlerine ihtiyaçları vardır.
Zaman, bazen statik olanı dönüştürecek dinamik gelinceye kadar
Ya da o dinamik anlaşılıncaya kadar bekler…
Bunlar kurulan yapıların niteliğinde gizlidir; değerleri üreten, evrimi gerçekleştiren…”

bir yapı kurmak / bölüm1 parçası olduğun döngüyü kavramak / Boğaçhan Dündaralp

Bilgi, yapılar kuran insanın peşinde bıraktığı izlerdir. Bu izler üzerine pek çok şey kurulabilir: tarih, kuram, önerme… Bunlar bir anlamda da tersten okumalardır, bilgi katmanlarından haritalar oluşturmaktır da denebilir. Bu nedenle de ‘yapı kurma’ etkileşiminin içinde değil, dışında gibi görünürler. Ancak, çizilen haritaların okunaklılığı ve olanakları ile etkileşime tekrar insan tarafından sokulabilirler. Etkileşime katıldıklarında da, etkileşim içindeki duruşları, etkileşimdeki insan tarafından çarpıtılmıştır. Kiminde insanın bir parçası, uzantısı gibi (sindirilmiş durum) hareket eder ve sonuçlar verir. Kiminde eğreti durur, zorlamadır. Kiminde de varlığı, yokluğu anlaşılmaz. Hepsi de ancak etkileşim sonunda kurulan yapı üzerinden okunabilir. Olay ‘nitelik’lerde gizlidir.

Ben bu bağlamda,
teori-pratik ekseni yerine ‘yapı kurma’ kavramını koymayı, teori-bilgi kavramını ‘kurulan yapılar ardındaki izler içinde yer alan’ olarak tanımlamayı tercih ediyor, sezgi-görgü kavramlarını da kendi bütünselliği içinde yapı kuran insanın anlatılamaz ama izlenebilir iç dinamiği olarak görüyorum…

_ metni .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ “e. arolat – a. ataman- i. bilgin – t. korkmaz – n. sayın – h. tümertekin / arkitera diyalog hk.”

2001/10: han tümertekin / arkitera diyalog

Temmuz 15, 2011 § Yorum bırakın

Arkitera Diyalog

05-11-2001 13:41 #21
bogachan dundaralp

optimum evleri üzerine…
birinci sorum:
Optimum evlerini, önceki çalışmalarınız bağlamında nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu soruyu kendi kendime sorduğumda Optimum evleri ile ilgili 2 nokta dikkatimi çekmişti;
Birincisi, önceki tasarımlardaki kadar net okunamayan ve açıklanamayan bir dil… önceki tasarımlarla okunan mimar kimliğinin yapılarda geride kalması…izlerini silmesi… bunun yanında, evlerin tanıtımda da mimar kimliğinin ürünlerden önde olması…
İkincisi,önceki tasarımlardan farklı bir ölçek…, konunun karmaşıklığı… ve belki de bunun bir uzantısı olarak bağlamdan
(diğer projelerinizdeki ilişkilenme biçiminden) kopma …

ikinci sorum:
Optimum projelerinin uygulandığı arazinin ‘su havzası’ olduğu konusunda bir tartışma var…Han Tümertekin’nin mimar kimliğinin ‘etik’ olarak bunu kabul etmeyeceği inancındayım…Bu konuya da açıklık getirebilir misiniz ?
saygılar…

06-11-2001 18:13 #62
Han Tümertekin

Boğaçhan
Optimum satışa sunulmak üzere tasarlanmış, kullanıcısı belirsiz bir proje. Doğal olarak salt mimari veriler yanında pazara ilişkin verilerin de devreye girdiği bir süreci içerdi. Bu nedenle belki mimarlar açısından bir netlik sorunu vardır. Ama pazara Türk evi karikatürleri, Kaliforniya evleri, kütükler vb. sürülürken böyle bir ilk adımın ürkütmeden atılması önemliydi.

Orman kenarında olduğumuz için yüksek camlı hacmi yaptık. Parselasyon varolduğu için parçalı, girişleri farklı düzenlenebilir, takla atabilir, her parsele yerleşirken iç kurgusu etkilenmeyen tipler ürettik. Yani bağlam canımıza okudu yine de bağlamdan kopuk görünmek ağrımıza dokundu doğrusu.

Kaan’ın sorusuna verdiğim cevap-Optimum için böyle bir tartışma yok. Özel imar koşulları ile elde edilmemiş bir arazide yer alıyor. Ormanla şile yolu sınırlarını oluşturuyor ve baraja yaklaşık 4-5 km uzaklıkta.- Optimum arazisinin durumunu açıklıyor. Kimliğime duyduğunuz güvene teşekkürler, merak etmeyin meslek etiği uğruna bilmediğiniz, duymadığınız, o kadar çabamız var ki bozulmayız.

_ bu metni .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ “Arkitera Diyalog / Han Tümertekin”

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with han tümertekin at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: