2013/02: “İzmirliler’in Projesi”/ XXI mimarlık kültürü dergisi

Şubat 8, 2013 § Yorum bırakın

xxi_subat13_small-1 xxi_subat13_small-2 xxi_subat13_small-12 xxi_subat13_small-13

 

dergiyi okumak için buraya tıklayınız.

dosyayı olarak okumak için buraya tıklayınız.

2012/12: NCR-08 [Architecture]/ TOKi Sakinleri/ TOKI Dwellwers/ Şimdi Kendi Başınasın / You Are On Your Own/ New City Reader

Ocak 12, 2013 § Yorum bırakın

Konuk editörlüğünü Fake Industries, Architectural Agonism, Cristina Goberna ve Urtzi Grau’nun yaptığı, 8. New City Reader gazetesi “Mimarlık” İstanbul sokaklarında. Bu sayıya katkıda bulunalar ise: Superpool, Kazys Varnelis, Basurama, Walter Nicolino, Carlo Ratti, Unfold, Ben Landau, Thomas Lomme, Lorenza Baroncelli, Rot Ellen Berg, HS Mimarlık, Autlab, Maurizio Bortolotti, Ravintolapaiva, Boğaçhan Dündaralp, Lale Ceylan, İpek Kay, Paul Faus, Openurban.com, Frank Abruzzese, Zuloark, Maker Lab, Aristide Anotonas, Antonio Ottomanelli, Pelin Tan ve Ethel Baraona Pohl.

227721_445678235487912_880141995_n

Guest edited by Fake Industries Architectural Agonism, Cristina Goberna and Urtzi Grau, the 8th issue of the New City Raeder “Architecture” is out on the streets of Istanbul. The issue’s contributers are: Superpool, Basurama, Walter Nicolino, Carlo Ratti, Unfold, Ben Landau, Thomas Lomme, Lorenza Baroncelli, Rot Ellen Berg, HS Mimarlık, Autlab, Maurizio Bortolotti, Ravintolapaiva, Boğaçhan Dündaralp, Lale Ceylan, İpek Kay, Paul Faus, Openurban.com, Frank Abruzzese, Zuloark, Maker Lab, Aristide Anotonas, Antonio Ottomanelli, Pelin Tan, Ethel Baraona Pohl and Kazys Varnelis.

19905_10151375500965211_203767336_n

P1140775

Adhokrasi Mimarlığı Üzerine Bir Mersiye
İstanbul Sokaklarında Eyleme Dökülecek Özgür Tasarımlar

Sevgili yurttaşlar,

İstanbul Tasarım Bienali sona erdi, çok yaşa Adhokrasi. Adhokrasi’nin ne anlama geldiğini bilmiyor musunuz? Tam olarak: Genellikle açık kaynaklı yöntemlerle organize olmuş tasarım süreçleri ağıdır; seri imalatı, isteğe uyarlanmış ürünlerin küçük derlemeleri lehine reddeden geçici birlikteliklerdir; öncelik listesinde sürecin objeden üstte yer aldığı, piyasa dışı iş birlikleridir. Bunun adı Adhokrasi, ve kalıcı olmakta kararlı. Ya da bize söylenen şey bu, en azından bu Bienal’de. Doğru; çok fazla soru hala cevaplanmayı bekliyor: Bu mekanın kurumsal çerçevesi Adhokrasi’nin kırılgan geçiciliğine ihanet etmiyor mu? Onun açık kaynağa dayanan doğası bir müze içine hapsolmuş olmuyor mu? Süreçleri sergilerken bunları objelere dönüştüremez miyiz? Yani daha basit bir ifadeyle, aktif özneler bu gösteriyi ziyaret ettiklerinde pasif gözlemciler haline gelmiyor mu?

Bu mersiye, yukardaki soruların bazılarına cevap verme girişimidir. Bienal’in kapanışından günler önce yazılmıştır ve Bienal’in sunduğu bildiriyi yine Bienal’in kendi içeriğini kullanarak sorgular. Bu vesileyle, sergi katılımcıları enstalasyonlarını talimatlar dizisi şeklinde anlattı. Siz, İstanbul’un her köşesinden sevgili okurlar, artık orijinal işlerin hakiki kopyalarını üretebilir, Bienal’in orijinal bildirisine, Roma imparatorluğu döneminde olduğu gibi, birer Replika ile cevap verebilirsiniz. Bu anlamda, New City Reader’ın bu sayısı serginin içeriğinin Agonistic (çatışmalı) bir kopyasından oluşuyor. Bu, yaratıcı bir sürtüşme için kullanılmaya hazır bir araç. İsterseniz kullanın. Kendi başınasınız. Ve bir şeyleri taklit etmeniz bizim çok hoşumuza gider.

P1140782

TOKİ Sakinleri

By Boğaçhan Dündaralp, Lale Ceylan, İpek Kay

TOKI Sakinleri için Hayatta kalma kılavuzu, oldukça niteliksiz, ayrıştırıcı ve denetimin hakim olduğu TOKI blokları yaşam çevresi ile kendi ihtiyaç ve taleplerine yönelik  ‘bireysel’ ya da ‘ortak’ eklenebilecekleri, dönüştürebilecekleri, sosyal etkileşim ve iletişim ortamını kaybetmiş TOKI Sakinleri arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Bu kılavuz kullanıcıların ihtiyaçlarına çözüm üretmek için tasarlanmış bir araç değil. Bunu ötesinde beraber çözüm üretmek için ihtiyaç duyulan zemini nasıl yaratırız sorusuna yönelen açık kaynak bir kılavuz.

TALİMATLAR

 1.    Fotokopi ya da internet aracılığıyla kolayca çoğaltmaya izin veren boyutlarda olan, aynı zamanda biriktirilebilir, dağıtılabilir, anonim olarak katılıma ve üretime açık bir format oluşturun.

2.      Bu format içinde boşlukları yazı ve çizimle  doldurulabilir temel başlıklar/sorular belirleyin: Soru ( /talepler),nerede, ne yapılabilir?, nasıl yapılabilir?

3.      Bu formu ‘ortak’ alanlarda insanların kolay ulaşılabileceği ve paylaşılabileceği ‘ortak’ mekanlara/‘yer’lere bırakın.

4.      Bu formların bir araya geleceği ve gönüllü katılılmların oluşacağı bir iletişim mekanı ya da mecrası belirleyin ya da oluşturun. Bu bir pano’da olabilir, bir blog sayfası da…

Oluşturacağınız kılavuz/tasarım olabildiğince basit olmalı ki;  anonimleştirilerek geliştirilebilir, açık kaynak  bir araca dönüşsün.

TOKİgiller Yaşam Mücadele Rehberiini indirmek için: https://bogachandundaralp.wordpress.com/toki/

P1140776

Adhocracy Architecture, an Obituary
Free Designs to Take Action in the Streets of Istanbul

Dear citizens,
Istanbul Design Biennial is over, long live Adhocracy. Don’t you know what Adhocracy means? Exactly: Networks of design processes often organized as open source; temporary associations that refuse mass production in favor of small collections of customized products; nonmarket driven collaborations in which process overcomes the object in its list of priorities. That is Adhocracy, and it is here to stay. Or that is what we are told, in this Biennial at least. Yet it’s true; too many questions still remain un-answered: Doesn’t the institutional framework of this venue betray Adhocracy’s fragile temporariness? Isn’t its open-source nature locked inside a museum? Can one display processes and not transmute them into objects? Or more simply, aren’t active agents transformed in passive observers when they visit the show?

This obituary is an attempt to answer some of these questions. Written days before its closure, it uses the contents of the Biennial to question the Biennial’s own statement. For the occasion, the exhibition’s participants have described their installations in the form of a set of instructions. You, dear readers, all around Istanbul, can now produce literal copies of the original works and, in the sense of Replica denoted in the roman language— that is a response to a previous claim— answer the Biennial original statement. In that sense this edition of the New City Reader is an Agonistic copy of the contents of the show. It is ready to be used as a tool for creative friction. Do it if you want. You are on your own. And we like it when you fake it

P1140778

TOKI Dwellers

By Boğaçhan Dündaralp, Lale Ceylan, İpek Kay

TOKI Dwellers the Survival Manual* is focused on the relationship between TOKI blocks residential settings -which are highly unqualified, disjunctive and dominated by supervision- and TOKI dwellers who lost their social interaction and communication environments where they could be a part of, transform into individually or together according to their needs and demands. This manual is not a tool to produce solutions for users’ needs. Furthermore, it is a open source manual which is oriented by the question of  how to generate required grounds for solving together.

INSTRUCTIONS

  1. Create a layout that has got dimensional standards which makes it easy to multiply by photocopy or via internet. The layout must be distributable, collectable, open to anonimus participations and productions.
  2. In the layout which you designed, specify main headings and questions that have got blanks that can be filled with writings and drawings. Question(refers to demands), Where? , What can be done? , How can be done ?
  3. Leave this form in ‘common’ places where it can be shared and avaiblable easily.
  4. Set or create a medium or a communication space where these forms can be clustered and volunteer participation can be generated. For example, it can be a board or a blog page…

Try to make simpler as you can, so that the manual/design, that you have created, can become an open source tool which can improve itself as mediator by being anonymous.

To downnload TOKI dwellers the Survival Manual: https://bogachandundaralp.wordpress.com/toki/

248791_446980725357663_2033129110_n185698_446980722024330_497732919_n307523_446980742024328_455452500_n580625_497795963596856_1808218022_n580625_497795973596855_235458237_n540840_443676139021455_600654625_n

Link: istanbul Design Biennial/Adhocracy Exhibition

Link: NCR_08 Architecture

More Adhocracy projects with instructions: Virus Plug, Open Urban, The Retired City, TOKİ Dwellers, How to Set up a Popup Restaurant

2012/11: İzmirDeniz: ‘İzmirlilerin Denizle Olan Bağını Güçlendirme Projesi’ sergisi / paneli; 1.İstanbul Tasarım Bienali, Musibet Sergisi

Kasım 21, 2012 § 3 Yorum

Izmir / Sea: Project for Strengthening Izmirites’ Relationship to the Sea / 1th İstanbul Design Biennial / Musibet Exhibition

İzmir/Deniz projesi Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve turistik anlamda önemli bir merkezi olan fakat iktidarların gündeminde çoğu zaman arka planda kaldığı iddia edilebilecek önemli kıyı kenti İzmir’in kaderine yön verebilecek dönüşüm stratejilerini geliştirmek adına, birbirinden farklı alanlarda söz sahibi olan aktörlerin bir arada olduğu, katılımcı ve demokratik bir düşünce platformu oluşturmayı amaçlıyor. Türkiye kentleşme tarihinde bir ilk sayılabilecek bu girişim, hiyerarşik olmaktan çok eşitlikçi, tek sesli olmaktan çok çoğul sesleri içinde barındıran, kent adına değil kent ile birlikte kentlinin yaşantısına katılacak bir dönüşüm ortaya koymayı amaçlıyor.

The Izmir/Sea project aims to create a participative and democratic platform of opinions where actors who dominate different fields come together in order to develop transformation strategies that could shape the future of the important coastal city Izmir, an economically, socially and touristically significant center for Turkey that, one could claim, is mostly left in the shadows on the agenda of political powers. This initiative, which could be deemed a first in Turkey’s history of urbanization, looks to set forth a transformation that is egalitarian rather than hierarchical, multi-voiced rather than single, and incorporated in the urbanite’s life along with the city, rather than only in its name.

İzmirlilerin deniz olan bağını güçlendirmeyi hedefleyen İzmirDeniz Projesi, İzmir körfezini çevreleyen kuzeyde Karşıyaka Mavişehir’den başlayıp Bayraklı, Alsancak, Konak ile devam eden ve güneyde İnciraltı’nda biten 40 km uzunluğundaki sahil şeridinin var olan kimliği korunup geliştirilerek geniş bir kamusal alan olarak yeniden düzenlenmesini içeriyor. Ancak proje sadece boyutlarının büyüklüğü ile değil, 100’den fazla tasarımcı, akademisyen ve uzmanı harekete geçiren proje elde etme süreciyle de dikkat çekici özgünlükler içeriyor. Türkiye kentleşme tarihinde bir ilk sayılabilecek bu girişim, hiyerarşik olmaktan çok eşitlikçi, tek sesli olmaktan çok çoğul sesleri içinde barındıran, kent adına değil kent ile birlikte kentlinin yaşantısına katılacak bir çevre oluşturmayı hedefliyor. Proje, çoğunlukla tepeden inme emrivakilerle toplumun sınırlı bir kesimine yönelik geliştirilen projelerin aksine, tartışmaya açık ve geniş katılımlı süreciyle kentsel ölçekte projelerin nasıl geliştirilmesi gerektiğine ilişkin öğretici bir deneyim ortaya koyuyor.

The coastline surrounds the northern Gulf of Izmir, starts from Karşıyaka Mavişehir, continues until Bayraklı, Alsancak, Konak and ends in the South, İnciraltı. The Izmir Sea Project contains the protection of the identity and the reorganisation of the 40 km long coastline as a wide public space. However, the project has remarkable originalities not only due to its size but also due to the process mobilising more than 100 designers, academics and experts to achieve the project. This project, which can be considered the first attempt of its kind in the history of urbanisation in Turkey, is egalitarian rather than hierarchical, contains multiple voices rather than a single voice and aims to create an environment not only for the city but one which will participate in the lives of the urbanites. Different from the top-down projects, most of which are developed for a limited segment of society, this project is an informative experience of how urban scale projects should be developed in such a way that it will be open to debate and broad participation.



bölge/grup 3: alsancak-konak bölgesi





‘Musibet’ Exhibition Curated by Emre Arolat; İzmir/Sea exhibition Curator: Saitali Koknar; Graphıc Design: Eray Makal; Exhibition Design: Ömer Ünal

Seminar Program:
İzmir / Deniz: İzmirlilerin Denizle Olan Bağını Güçlendirme Projesi

17 Kasım 2012, Cumartesi günü, Seminer Programı kapsamında İstanbul Modern’de düzenlenen panelde İzmir/Deniz projesinin üretim sürecini de yansıtan geniş katılımlı bir konuşmacı grubu ile eşitlikçi demokratik bir proje elde etme sürecinin nasıl gerçekleştiği ve neler öğrettiği enformel bir sohbet ortamında tartışıldı.

Katılımcılar: İlhan Tekeli, (İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlık Danışmanı, ODTÜ); Evren Başbuğ (steb | studio evren başbuğ, Y.Mimar); Deniz Güner (DEÜ, Akademisyen, Y. Mimar); Boğaçhan Dündaralp (ddrlp, Mimar); Seçkin Kutucu (Yaşar Üniversitesi, Akademisyen, Y. Mimar); Serhan Ada (İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlık Danışmanı, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Akademisyen)

İzmir / Sea: Project for Strengthening Izmirites’ Relationship to the Sea

On November 17, Saturday a large group of speakers came together to reflect the production process of the İzmir/Sea project at Istanbul Modern as a part of the Seminar Program. A discussion was held in the form of an informal conversation on how the process of developing an egalitarian and democratic project is achieved and what this process can teach us.

Participants: İlhan Tekeli (Izmir Metropolitan Municipality Chairman Advisor, METU, Academics);Evren Başbuğ (steb | studio evren başbuğ, Master Architect); Deniz Güner (DEÜ, Academic, Master Architect); Boğaçhan Dündaralp (ddrlp, Architect); Seçkin Kutucu (Yaşar University, Academic, Master Architect); Serhan Ada (İzmir Metropolitan Municipality Chairman Advisor, İstanbul Bilgi University, 




http://www.izmirdeniz.com/Home/Index

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with istanbul tasarım bienali at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: