2013/09: Transition / Transection / Transportation //: Public Space and Other Stories: Design Competition; EmotionStop / İTÜ

Eylül 21, 2013 § Yorum bırakın

EMOTIONSTOP_1 EMOTIONSTOP_2 EMOTIONSTOP_3

Prof. Dr. Ayşe Şentürer’in yürütücülüğünü üstlendiği Mimari Tasarım Stüdyosu 6/7, 2013-2014 güz yarıyılı döneminde, “Transition / Transection / Transportation //: Public Space and Other Stories” temalı bir tasarım yarışması düzenliyor.

İTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencilerinin katılımına açık olan ödülsüz yarışmanın son başvuru tarihi 30 Eylül 2013.

Proje alanı olarak Mecidiyeköy‘ün seçildiği yarışmada, günlük koşturmaca esnasında, kamusal alan içerisinde bir yayanın kısa süreliğine durup, kendi kendine kalacağı bir mekan/pasaj/yer tasarlanması amaçlanıyor.

Yarışma Takvimi
Yarışmanın duyurulması: 19 Eylül 2013
Son Başvuru ve teslim tarihi: 30 Eylül 2013, 14:00
Sergi: 30 Eylül – 7 Ekim 2013

Jüri
Alper Derinboğaz – Salon Architects
Ayşe Şentürer – İTÜ
Banu Uçak – YEM
Boğaçhan Dündaralp – DDRLP
Hakan Tüzün Şengün – İTÜ
Meriç Öner – SALT
Zeynep Aydemir – İTÜ

TRANS

YARIŞMA BLOG:

EMOTIONSTOP YARIŞMA İLANI PDF

EMOTIONSTOP bibliography okuma listesi

arkitera haber linki

mimarizm haber linki

2012/06: türkiye’ de mimarlık düşünce-tasarım-uygulama pratikleri’ne dair… / arredamento panel metni

Ağustos 10, 2012 § 1 Yorum

“İTÜ Mimarlık Fakültesi’ nde 27 Aralık 2010 tarihinde “Türkiye’ de Mimarlık: Düşünce-Tasarım-Uygulama Pratiklerine Dair…” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Toplantının organizasyonunu yapanlar, Mimarlık Bölümü “Günümüz Mimarlık Düşünceleri ve Tasarıma Yansımaları” seçmeli dersinin öğrencileriydi. Panelin moderatörlüğünü Ayşe Şentürer yaptı. Ferhan Yürekli, Semra Aydınlı, Uğur Tanyeli, Şevki Pekin, Nurbin Paker, Deniz Aslan, Ertuğ Uçar, Boğaçhan Dündaralp konuştular. Bu panel metnini Ayşe Şentürer ve Didem Sağlam yayına hazırladılar.”
– fotoğraf: arkitera.com

medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.

panel hakkında detaylı bilgi ve söyleşi metni için tıklayınız.

2011/06: 17. taşkışla bahar şenliği / değerlendirme-haber

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın

 

_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ etkinlik haberi için tıklayınız/arkitera.com

_ şenlik anasayfası ve programlar hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

2011/05: 17. taşkışla bahar şenliği / kuzguncuk bostanı fanzin atölyesi

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın

atölye organizasyon: seda tuğutlu, oğuzhan saygı, elif gökçen tepekaya, begüm moralıoğlu, selin uğur, sunay paşaoğlu, figen inam, yılmaz taha sezgin, fatih kesekçi

pafta no* // katılımcılar: 
P1 //  arda bakıryol_birinci sınıf
türker naci şaylan_birinci sınıf
P2 //  ahmet arif aksoy_ikinci sınıf
P3 //  ayşe dede_üçüncü sınıf
P4 //  ayşegül çakan_ikinci sınıf
P5 //  seda tuğutlu_birinci sınıf
burak öztürk_ikinci sınıf
P6 //  ceren okumuş_ikinci sınıf
P7 //  dilara dağlı_ikinci sınıf
ayşe kahraman_ikinci sınıf
fulya doğru_ikinci sınıf
P8 //  sunay paşaoğlu_birinci sınıf
elif gökçe tepekaya_birinci sınıf
P9 //  yılmaz taha sezgin_birinci sınıf
selin uğur_birinci sınıf

* paftalar/fikirler için bkz. fanzin

davetli tartışmacılar: boğaçhan dündaralp, lale ceylan

“Boğaçhan Dündaralp ile fanzin atölyesi fikri, dokuz birinci sınıf öğrencisinin Kuzguncuk Bostanı hakkında düşünmesi, heyecan duymasıyla başladı. Atölyenin ilk ayağı bu dokuz öğrenciyle bostanda gerçekleşti. 1 Mayıs Pazar günü bostanın alternatif kullanımlarını çoğaltmak, geliştirmek fikriyle bostanda bir yerleştirme yapıldı. Yapılan yerleştirmenin çıktıları değerlendirilip, bu sefer 17. Taşkışla Şenliği’ nde on beş katılımcıyla bostanın var olan potansiyellerini ortaya çıkartmak, çoğaltmak, tartışmak için fanzin atölyesi düzenlendi. Bu atölyenin çıktısı olarak üretilen fanzin Taşkışla Şenliklerinde okula dağıtıldı.” – arkitera.com

_ atölyede üretilen tüm fikirleri fanzinden okumak için tıklayınız.
_ http://kuzguncukworkshop.tumblr.com/
+
_ etkinlik haberi için tıklayınız/arkitera.com
_ şenlik anasayfası ve programlar hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Creative Commons License
“kuzguncuk bostanına alternatif fikirler” fanzini is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

2011/05: 17. taşkışla bahar şenliği / TaM24sa. taşkışla avlu – ütopia

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın


“Farklı bir tasarım deneyimi yaşatmayı,
Taşkışla üzerine geliştirilen fikirleri herkesle paylaşmayı hedefleyen TaM24sa.,
Boğaçhan Dündaralp, Sinan Omacan, Burcu Serdar Köknar, Esin Yürekli ve Cem Kozar dan oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi ve Ortabahçe’de sergiye açıldı.Düzenleyenler: Funda Uz Sönmez, Cenk Hasan Dereli

_ TaM24sa etkinlik fotoğrafları ve videoları için tıklayınız.
+
_ etkinlik haberi için tıklayınız/arkitera.com
_ şenlik anasayfası ve programlar hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

2011/05: 17. taşkışla bahar şenliği / eskizleriyle 3 mimar

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın

– fotoğraf: arkitera.com

“Şenliğin açılış etkinliği, Sinan Omacan ve Boğaçhan Dündaralp ile “Eskizleriyle İki Mimar” söyleşisi oldu. Sinan Omacan söze provakatif bir biçimde “ben eskiz yapmam” diyerek başladı. Öğrencilik yıllarında başlayan tasarım etkinliğinden seçtiği görseller eşliğinde yaptığı sunumunda, mimarlığın diğer önemli temsil araçlarından maketi, eskiz gibi kullandığını vurguladı. Düşüncenin eskizinin evrilmesinde her türlü aracın kullanımının önemine değinerek bitirdiği konuşmasının ardından Boğaçhan Dündaralp, eskiz defterlerinin sayfalarından oluşan kısa filmiyle, uzun zamandır keyifle, vazgeçilmez olarak, tutkuyla sürdürdüğü eskiz defteri tutma alışkanlığını paylaştı. Eskiz defterinin düşünme aracına dönüşmesini, zaman içinde, kendi mesleki gelişimiyle değişen, dönüşen eskizle düşünme pratiğini gözler önüne serdi.” – arkitera.com

_ etkinlik haberi için tıklayınız/arkitera.com
_ şenlik anasayfası ve programlar hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Creative Commons License
” boğaçhan dündaralp/eskizler” filmi is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

2011/01: [mts] proje 1 / reading the informal city

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın

İTÜ, MİMARİ TASARIM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
MİMARİ TASARIM ARAŞTIRMA LABORATUARI / [mts] PROJE 1:
2010-2011_Güz yy
Prof. Dr. Ayşe Şentürer, Ar. Gör. Bihter Yılmaz
İ. Akpınar, M. Aksoy, O. Avcı, S. Aydınlı, Ö. Berber, B. Dündaralp, A. Erdem, E. Homsi, A. İnceoğlu, H. Kahvecioğlu, N. Kahvecioğlu, B. Kürtüncü, E. Sezgin, A. Şenel, F. Yürekli

GİRİŞ:

“Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı, Proje 1/Mimari Tasarım Araştırma Laboratuarı’nın amacı eleştirel, kuramsal, ve deneysel mimari tasarım uygulamaları için bir ortam sunmaktır. Mimarlıkta eleştirel tasarım yoluyla araştırma ve kuram üretmek olarak da tanımlanabilecek ve bu özelliği ile bir laboratuar olarak da görülebilecek olan Proje 1, aynı zamanda kişisel düşünceler, deneyimler ve uygulamalar yoluyla bir mimarlık ve tasarım yaklaşımı inşa etmeyi hedeflemektedir.

Proje 1/Laboratuar’da, kentsel yapılara odaklanılacak, kent bağlamında mimari araştırmalar yürütülecek ve çağdaş kent yaşamını oluşturan “karmaşık” kentsel yapılar aracılığıyla mimarlık ve tasarıma yeni bakış açıları getirilecektir. Geniş bir spektrum içinde ele alınabilecek olan bu araştırmaların bu yıl için ana teması ise, ‘KENTSEL KONUT_YENİDEN, BUGÜN’ olarak belirlenmiştir.

Günümüz kent yaşamının değişen özelliklerine bağlı olarak ortaya çıkan, kavrayış (algılama ve analiz), temsil ve tasarımın yeni yollarını düşünmek ve araştırmak Laboratuar/Proje 1′ in diğer bir hedefidir. Kendine özgü Metropol özellikleriyle, bütün alan çalışmaları ve tasarım uygulamalarının konusu olacak “İstanbul” üzerine yeni bilgi, spekülasyon, gelecek projeksiyonları ve tasarılar üretmek ise Mimari Tasarım Araştırma Laboratuarı / Proje 1 için hedeflenen tasarım alanıdır.” – proje dosyasından

BİR ARAŞTIRMA MİMARLIĞI DENEMESİ: MTS 1 

Mimarlık ve tasarım çalışmalarıma bağımsız başladığım 2005 yılından bu yana ‘urban’ temalı araştırma projeleri yürütüyor; bu çalışmaları hem akademik platformlarda hem de bağımsız gündelik pratikler içinde sunma, sergileme ve tartışma imkanı buluyorum. Önceki yıllarda “kent-mimarlık-tasarım”  ilişkilerini odağına yerleştirmiş bu ders kapsamında çeşitli seminer ve panellere davetli olarak katılarak bu çalışmaların arkasında yatan fikir ve süreçlerin deneyimlerini aktarma fırsatım olmuştu. “KENTSEL KONUT_YENİDEN, BUGÜN, İSTANBUL” temalı bu dönemki çalışmanın; hem konu olarak hem de işleyiş olarak bu çalışmalarımla parallelliği nedeniyle stüdyonun işleyişine katılma daveti benim için ayrı bir önem taşıyordu.

Bu sürecin yayın adına tarafımdan değerlendirilmesinin farklı katmanlar taşıdığını belirtmemde fayda var. Dolayısı ile bu katmanlılık halini iç içe ifade etmek yerine biraz ayrıştırarak değerlendirmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bu nedenle kendi konumlanmamdan kaynaklarak kavradığım bu katmanları şu başlıklar altında ifade etmeye çalışacağım: Ortam-bağlam, mesafe-konumlanma ve katkılar-üretimler.

Ortam-bağlam:

Yapılacak çalışmanın mimari tasarım kürsüsü çatısı altında yapılması, yüksek lisans programının bir parçası olması, kent-mimarlık-tasarım ekseninde bir  eleştirel, kuramsal ve deneysel mimari tasarım odaklı araştırma ve paylaşım ortamını amaçlıyor olması, aynı zamanda ‘tez’ olarak hazırlanacak şey için bir laboratuar olarak görülmesi ve katılımcıların bu ekseni tartışmaya açacak kendi temsil yollarını da bu eksene göre üretmesinin beklenmesi benim ilk başta ’ortamı’ tanımlamama yardımcı olacak  koşullar olarak görülebilir.

Mesafe-Konumlanma:

“Bu ortam-bağlam çerçevesinde katılımcıların  ve yürütücülerin konumları nasıl tarif edilmeli?”, “Üretimleri ve bu üretimlere dair değerlendirmeler nasıl kavranmalı ve tartışılmalı?” soruları benim bu ortamda kendimi konumlandırmam için başka önemli referans noktalarını oluşturmaktaydı.

Kafamda oluşan ve benim kendimi konumlandırdığım çerçeveyi şöyle tarif etmiştim:Bu çalışmanın bir eğitim ortamında yapılması, katılımcı-öğrencilerin yüksek lisans dersi kapsamında yapıyor olması ve bir tez/araştırma dünyasına yönelik bir hazırlık hedefi taşıması, bu araştırmayı yapacak olan katılımcıları bir mimar/tasarımcı ve ürünlerinin de bir mimari tasarım projesi olmasından öte bir çalışma haline getirmektedir. Lisans eğitimi, proje dersi bağlamında bir mimar adayını bir problemle karşı karşıya kaldığıında onu nasıl kavradığını, kavradığı dünyayı kendi araçları ile nasıl bir tasarım sürecine dönüştürdüğünü ve bu süreci nasıl geliştirdiğini değerlendirirken ürünü bir ‘yapı’ projesine indirger. Lisansüstü ortamı ve MTS1 kapsamında yapılacak çalışma ise ‘Kentsel Konut’ olgusuna yönelik kavrayışların irdelenerek, bu irdelemenin yüzyıl içindeki gelişmeler çerçevesinde arka planını hem kuramsal hem de ürün bazında incelenmesini; bu anlama araştırmasını belirleyecek olan, belli bir sahaya odaklayarak o sahanın gelişim dinamiklerini ‘kentsel konut’ olgusu üzerinden yeni kavrayışlar üretebileceğimiz zengin bir tasarım dünyasına açaçak bakışların ve bilgilerin üretilmesini beklemektedir. Burada katılımcılar için temel fark, bir tasarım gerçekleştirerek bunu değerlendirmekten çok mimari tasarım pratikleri üzerinden birikmiş bilgi birikimini yeniden yorumlayarak ve eleştirel tasarım metodlarını kullanarak ölçülebilir, kavranabilir, tasarımın biricikliği içinde ve bireysel dünyalarda kaybolmayacak belli bir saha çalışması üzerinden üretilmiş yeni bilgi paketine ulaşmak olarak görülmektedir. Dolayısı ile çözüm odaklı tasarımcı-mimar ürünü değil; kavrayışları arttıracak, görünmeyeni görünür kılacak, araştırma ve kuramsal ‘mimarlık bilgisi’ alanına dahil olabilecek ürünlerdi beklenen ya da beklediğim…

Bu beklentilerle kendi konumlanmam adına ders kapsamında sunumunu yaptığımız ‘urban.annex’ projemiz gibi ofiste yürüttüğümüz diğer ‘urban’ temalı benzer projelerde de gündeme getirmeye çalıştığımız;  mimari tasarımı bir ‘problem çözme’ eylemine indirgeyen genel kabulü ve refleksi bu ortamda da sorgulamak için iyi bir fırsat doğmuştu.

Kent, ilişki-ilişkilenme formları üreten bir yapıOnunla ilişkiye geçerken kavrayışlarımızı sürekli geliştirmek, yenilemek, tazelemek zorunda kalacağımız  bir devinimde, kendi katmanlılığı içinde gelişirken, mimarlık disiplinini ve mimar pozisyonlarını bir tür çaresizliğe itiyor; ‘problem çözme’ iddiası beyhude bir çaba halini alıyor. Çoğunlukla da koşullara ‘teslim’olma halini getiriyor. Mimarlık üretiminin bugün karşılaştığı durumlar düşünülünce; ‘yeni’ durumlara, ‘eski-bildik’ yanıtların üretilmesi ile sonuçlanan hızlı bina üretimine bakarak hem bu ‘rol’ü hem de ‘yapı üretim süreçlerini’ neden yeniden sorgulamamız gerektiği daha açık görünüyor.

Kentin bugün farklı ölçeklerde ürettiği makro-mikro ilişkiler zinciri ile mimarlık terminolojmizde yer alan ‘işlev’/‘program’ kavramlarının içeriklerini tersyüz ediyor. Son dönemde kentin bu yapısının biz mimarlar için yeni bir öğrenme modeli sunduğuna inanıyorum. Benim öğrencilik yıllarında aldığım modernist eğitimin deterministik ‘program’ anlayışının kent mekanında işlemediğini görmek, kentlinin kendiliğindenlik içinde farklı kullanım biçimlerini gözlemlemek, bizim ‘program’ dediğimiz şeyi sorgulamamıza imkan veriyor. Bu anlamda kent mekanı, makro ölçekte anlama çabalarından öte, ‘deneme’ye çağıran, yeni ilişki biçimlerini açığa çıkaracak  pek çok imkanı deney alanı, mikro ölçekteki hareketlerin kenti nasıl dönüştürebildiğini gösteren bir ortam sunuyor.

Kent bir taraftan keşfe açık bir cazibeyle yeni imkanlar üretirken; mimarlığın ve mimarın araçlarını kentin imkanlarını ve potansiyellerini kavramak, görünür kılmak; farklı ölçeklerde yeni ilişkiler üretmek için nasıl kullanabiliriz? Bizi gafil avlayan ‘hızlı’ üretim ilişkileri içinde durumları anlayabilecek, sorgulayabilecek mesafeyi nasıl  üretebilir, kendimizi zihinsel olarak nasıl hazırlayabiliriz?

Bu sorular, mimar olarak kendi sorgulamalarım/sayıklamalarım olarak  bir süredir gündemimde olan; pratik üretim alanımda ve araştırma  projelerimde denediğim, sınadığım içeriklere eşlik ediyor.

MTS1 “Mimari Tasarım Araştırma Laboratuarı: Kentsel Konut_Yeniden, Bugün, İstanbul” ortamı,  konusu ve çerçevesi ile bu düşüncelerimi yeniden sınayacağım, sorgulayacağım uygun bir tartışma ve üretim alanı sunarak; ilgiyle içinde yer aldığım bir çalışma oldu.

Katkılar-Üretimler 

Katılımcılar, gruplar halinde;  yürütücüler ve diğer katılımcılar için haftalık olarak hazırladıkları sunumlar ve bu sunumların tartışmaları üzerine ilerleyen üretimler ile ‘kentsel konut’a ilişkin projeksiyonlar, kavramlar ve tasarım yaklaşımları önermeye çalıştılar.

Kalabalık ve değişken bir stüdyo modelinin denendiği ortamda; konu bağlamında yapılan literatür okumaları, analizler, kentsel okumalar, araştırmalar, gözlemlere dayalı çalışmalar; katılımcıların kendi analizleri doğrultusunda belirledikleri belirli alanlara ve saha çalışmalarına yönelerek, bu  okuma ve analizlerin bir bağlam üzerinden karşılaştırmalı aktarımları yapılarak, oluşan örüntülerin arkasındaki dinamikleri keşfetmeye çalıştılar. Bu dinamikler üzerinden de olası tasarım stratejilerinin nasıl oluşabileceğini araştırarak, bunları farklı temsil araçlarıyla (yazılı ve görsel) ifade etmeye çalıştılar.

Bu niyetlerin nasıl sonuçlar ürettiği, yukarıda çizilen çerçeve içinde hangi saptamalarda bulunulacağı önemli. Bu çalışma, kendi süreci içinde üretimlerin kendi içindeki barındırdığı niteliklere yönelik derinleşmeyi önleyen  temel noktalar, direnç odakları oluşturduğunu gözlememizde yardımcı oldu. Bu konudaki saptamalar ve süreçte tartışılanlar kısaca şöyle özetlenebilir:

  • Kavramsallaştırma arızaları ya da jenerik durumların/yargıların bataklığından kurtulamama,
  • Tartışmaların kendi ‘anlam-bağlam’ eksenini üretememesi,
  • Görüntü-yazı-alıntı-öngörü-öneri birlikteliklerinin ortak bir ifadenin parçası olamaması, kolajlaşması.
  • ‘durum’ yerine ‘sorun’ olarak görme algısı,
  • ‘yargı’lar ile ‘tespitler’in birbirine karışması.
  • Öneriyi geliştiren anlamında konumlanma eksikliği dışında önerilerde mimarın aktör olarak rolünün belirsizliği,
  • Hızlı sonuç elde etme refleksine bağlı yeterince sorgulama yapılmadan genel kabullere, yerleşik yargılara kolay teslim olunması,
  • Anlamaya çalışan ‘araştırmacı’ yerine yargılayan ‘tasarımcı’ duruşu,
  • ‘Oluşan’ şeylerle ‘tasarlanan’ şeylerin birbirine karışması,
  • Belirleyici aktörlerin süreç dışı kalması, edilgenleşmesi, konumlarının belirsizleşmesi,
  • Sosyal-ekonomik-politik belirleyicilerin kabullere terk edilmesi, öngörülerdeki sorunlu ilişkisizlik,
  • Yer-model-organizasyon ilişkilerinin çalışmasına yönelik kurgu ve veri eksiklikleri,
  • Daha demokratik olma adına kurulan sistemin herşeyi çözme iddası ile totaliter bir yapı kazanması, diğer oluşumların önünü tıkaması,
  • Teknik olabilirliklerin peşinden giderken bağlam ve nedensel ilişkilerden kopulması,
  • Bilginin üretilmesi ve ifadesinde temsil araçlarının etkin kullanılamayışı; sahip oldukları içerikleri taşıyamaması.

Konuya eğitim yanından bakarsak; kuramsal bir ders olmasına rağmen araştırma-tasarım platformu amaçlanarak oluşturulmuş bu ortam, denediği stüdyo modelinin ötesinde yukarıda bahsettiğim tartışma konuları ile de proje dersi kapsamında açığa çık(a)mayanları açığa çıkarması bakımından  oldukça önemli bir ‘rol’ kazanmış görünmektedir.

Kentlerin, özellikle de İstanbul’un hızlı yapılanma süreci içinde; bırakın  karşı karşıya kalacağımız durumların öngörüsünü, mevcut durumların değerlendirmesini yapacak bile çok az kaynağa, araştırmaya sahibiz. Bu değerlendirmeler için bilgi, yöntem, eleştirel bakış açıları ve farklı tasarım pratiklerinin aktüelleşmesi için çalışmalara ve birikimlere ihtiyacımız var. Henüz çok yolun başında olduğumuz düşünülürse; kent ile ilişki kurma biçimlerimizi araştıran  daha bir çok MTS1 içerikli stüdyonun, insiyatifin, girişimin çarpışmasına, etkileşmesine ihtiyacımız olduğu kuşkusuz.

Bugün, konuştuğumuz konularda ortak bir dil oluşturma ve geliştirme sıkıntısı çekiyorsak; suçu,  yeterince sorgulama, deneme ve sınama ortamlarını üretmeyişimizde arayabiliriz.

Boğaçhan Dündaralp, mimar/ddrlp

boğaçhan dündaralp değerlendirme yazısının pdf formatında görmek/indirmek için tıklayınız.

 proje dosyasını .pdf formatında görmek için tıklayınız.

[mts] proje 1 “taarla1o11g” blog’ una gitmek için tıklayınız.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with istanbul teknik üniversitesi at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: