2016/12: Fide Okulları /tasarım dergisi 266

Aralık 21, 2016 § Yorum bırakın

kapak_266

fide_okullari-1fide_okullari-2fide_okullari-3pdf olarak okumak için: fide_okullari

Reklamlar

2016/09: Optimal dönüşüm / fide okulları /vbenzeri

Eylül 5, 2016 § Yorum bırakın

2

yayın linki

2014/12: Radikal Demokrasi Kent Karşılaşması / Seminer ve Atölye / MODE istanbul / Kuzguncuk Bostanı

Aralık 11, 2014 § 4 Yorum

Ekran Alıntısı2

Farklı topluluk ve disiplinlerden aktivistler, medya üreticileri, akademisyenler, sanatçılar ve fikir savunucuları, müşterek (kamusal) alanların geri kazanımı için verilen mücadeleler ile bu konudaki alternatif ve disiplinlerarası yaklaşımları farkındalık ve görünürlük ekseninde ele almak üzere 13 Aralık Cumartesi günü DEPO İstanbul’da bir araya geliyor.

Seminer ve atölyede, müşterek (kamusal) alanda yaratılan ortaklıklar, fiziksel ve zihinsel mekanlarda yaşanan deneyimler paylaşılacak. Ayrıca, eylemsellik, tabandan katılımcılık, şeffaflık, özyönetim, toplumsal bilinçlenme, kolektif üretim ve ortaklaşma pratikleri üzerinden alternatif yaklaşımlar değerlendirilecek. Bu kapsamda medya üretimi ve iletişim alanındaki ihtiyaçları tespit etmek, çözüm üretmek, kampanya fikir ve stratejileri geliştirmek üzere de çalışmalar gerçekleştirilecek.

Program

10.30- 10.45 Kahve ve kayıt

10.45- 11.00 Açılış ve Video gösterimi
Casa Grande del Pumarejo, Emek Filoğulları Benítez, Spain/Turkey, 2013, 05:00
Radical Democracy In Practice, Milan Perisic, Serbia, 2014, 02:03

Seminer 1. Bölüm
11.00 – 11.20 Boğaçhan Dündaralp (ddrlp)
11.20 – 11.40 Can Pürüzsüz (140journos)
11.40 – 12.00 Aslıhan Şenel (İstanbul Teknik Üniversitesi)
12.00 – 12.20 Özge Çelikaslan (Artıkişler Kolektifi)
12.20 – 12.30 Soru Cevap

12.30- 12.45 Ara

12.45 – 12.50 Video gösterimi
#OccupytheMoney, Terrorismo de Autor, Spain, 2012, 01:43
Autonomy on Wheels, Attila Endrődi-Mike, Hungary, 2014, 05:00

Seminer 2. Bölüm
12.50 – 13.10 Arzu Erturan (Sokak Bizim Derneği)
13.10 – 13.30 Ezgi Öz (Kuzey Ormanları Savunması)
13.30 – 13.50 Cem Baza (Gezi Parkı Sanat Kolektifi)
13.50 – 14.00 Soru Cevap

14.00 – 15.30 Öğle Arası

15.30 – 18.30 Atölye Alternatif Kentsel Yaklaşımlar

SEMİNER: MÜŞTEREK ALANLARIN GERİ KAZANIMI

Medya ve iletişim, kültür-sanat, tasarım, mimarlık, şehir planlama gibi farklı alanlardan konuşmacılar, video gösterimleri eşliğinde, farklı mahallelerdeki canlandırma, iyileştirme ve koruma projeleri, alternatif plan üretimleri, müşterekleri haritalama, dayanışma deneyimleri, sokak mücadeleleri, dijital kamusal alan, sokak sanatları gibi başlıklar altında deneyimlerini paylaşacak ve soruları yanıtlayacaklar.

ATÖLYE: ALTERNATİF KENTSEL YAKLAŞIMLAR
Katılımcılar, müştereklerin geri kazanımına ve kentin geleceğine dair soru ve cevaplar üretecek, alternatif proje girişimlerine, kullanılabilecek medya araçları ve iletişim stratejilerine yönelik fikir alışverişinde bulunacak ve gruplar halinde yaratıcı egzersizler gerçekleştirecekler. Bu ortaklaşa fikir üretimi ve aksiyon alma süreci belirli aralıklarla düzenlenecek olan Kent Karşılaşmaları ile devam edecek.

MÜŞTEREKLER…
Müşterekler, toplumun tüm üyelerinin erişimine eşit şekilde açık olması gereken hava, su ve toprak gibi doğal kaynaklar ile kültürel, eğitsel, kentsel, bilimsel kaynakları anlatır. Hem herkese ait olan hem de kimseye ait olmayan müşterekler, sivil toplumun ihtiyaçlarının merkezde olduğu, sosyal hakların ve katılımcı süreçlerin deneyimlendiği bir alan olarak karşımıza çıkıyor ve daha yaşanabilir ortak bir geleceğin temellerini oluşturuyor.

sunumsunum3sunum211025705_940533572626401_6763374894870359335_n

Kuzguncuk Bostanı Yerel Mücadelesi-Boğaçhan Dündaralp sunum videosu

https://vimeo.com/120227311

Etkinlik için daha fazla bilgi:

http://www.modeistanbul.org/labmode/radicaldemocracy/program/

Etkinlikle ilgili Ece Basay’ın yazısı: Gezi’s and the Battle for Public Spaces in Turkey

 

2012/10:Promiscuous Encounters – Addressing/Assessing Adhocracy

Ekim 26, 2012 § 1 Yorum



Rastgele Buluşmalar – Adhokrasiyi Değerlendirmek
3 Kasım 2012, 14:00-18:00
Yer: Galata Rum İlköğretim Okulu

Rastgele Buluşmalar, Adhokrasi sergisinin “Açık Çağrı” yaklaşımından hareketle, küratöryel uygulamaların mimari düşüncede eleştirel bir araç olabilirliği varsayımımız üzerinden dört farklı soru ile bir tartışma başlatacak. Bu açık tartışma oturumu, çeşitli disiplinlerden gelen davetli konuşmacıların katılımı ile bir yuvarlak masa toplantısına dönüşecek. Etkinliğe gelen herkes konuşmalara aktif olarak katılıma davetlidir. Rastgele Buluşmaların ilkinde, mimarlığın eleştirel, küratöryel ve kavramsal yeterlilikleri arasındaki etkileşimlerin yanı sıra mimarlığın ne zaman ve nerede, verimli bir gelişigüzellik durumu ile karşı karşıya kalacağı incelenmişti. Bu ikinci buluşmada ise rastgele bir operasyonu uygulamaya koyarak, Adhokrasi – 1.İstanbul Tasarım Bienali’ne eleştirel bir ortama dönüştürülerek müdahale edilecek. Görünmezlik, Tasarım, Değer ve Müşterekler gibi kavram ve pratikler tartışmaya açılacaktır.

Program
14:00 – Karşılama / Açılış Konuşması
Pelin Tan / Joseph Grima
Sorular
Francisco Díaz, Nina Valerie Kolowratnik, Marcelo López-Dinardi, Marina Otero Verzier
14:20 – Tartışma
Ethel Baraona Pohl, Ute Meta Bauer, Boğaçhan Dündarlp, Joseph Grima, Nikolaus Hirsch, Ömer Kanipak, Erhan Öze, Felicity D. Scott, Pelin Tan, Mark Wasiuta.
16:30 – Kapanış Konuşması
Tüm Katılımcılar (İzleyiciler dahil)

Rastgele Buluşmalar, Columbia Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, ‘Mimaride Eleştirel, Küratöryel ve Kavramsal Uygulamalar’ Yüksek Lisans Programı, Adhokrasi Küratöryal Ekibi (Yrd. Doç. Pelin Tan, Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölümü) – 1.İstanbul Tasarım Bienali tarafından düzenlenmektedir.

Promiscuous Encounters – Addressing/Assessing Adhocracy
November 3rd, 2012 2:00-6:00pm at the Galata Private Ottoman-Greek School as part of the Seminar Program of the first Istanbul Design Biennial

Departing from the Adhocracy “Open Call” statement, Promiscuous Encounters will launch four questions to deploy a conversation. An open discussion will take the form of a roundtable with invited speakers from multiple backgrounds. Everyone attending the event is invited to actively engage in the conversation. In our first encounter, we examined the interplay between the critical, curatorial and conceptual capacities of architecture, as well as when and where an architectural practice is subject to an inevitable and productive promiscuity. With this second iteration of Promiscuous Encounters, we are putting into practice a promiscuous mode of operation by interfering in the Istanbul Design Biennial as a site of criticality. Invisibility, Design, Value and Commons will be under discussions.

Program
2:00pm – Greetings / Opening Remarks
Pelin Tan / Joseph Grima
Questions
Francisco Díaz, Nina Valerie Kolowratnik, Marcelo López-Dinardi, Marina Otero Verzier
2:20pm – Seminar Statements
Ethel Baraona Pohl, Ute Meta Bauer, Bogachan Dundarlp, Joseph Grima, Nikolaus Hirsch, Ömer Kanipak, Erhan Oze, Felicity D. Scott, Pelin Tan, Mark Wasiuta.
4:30pm – Closing Remarks
All Participants (incl. Audiences)

The Promiscuous Encounters is organized by Critical, Curatorial and Conceptual Practices MA program – Graduation School of Architecture, Planning and Preservation – Columbia University and Adhocracy Curatorial Team – 1.Istanbul Design Biennale.

2011/03: bostana alternatif proje girişimi

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın

_ kuzguncuk/bostan ve alternatif proje hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
_ “bostan yeşil iken pazarlığa oturulmaz.” /arkitera.com haberi için tıklayınız.
_ “kahramanbostan.org”

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

2011/04: vertical urbanity / düşey kentsellik / sunum / lecture

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın

CRAFTED TOWER

ARCHITECTURAL ASSOCIATION SCHOOL OF ARCHITECTURE
AA ISTANBUL VISITING SCHOOL


_ etkinlik haberi için tıklayınız.
_ etkinlik duyurusu için tıklayınız.
_ “AA / crafted tower” hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
_ atölyede üretilenler ve değerlendirmeler dosyası için tıklayınız.

2011/01: [mts] proje 1 / reading the informal city

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın

İTÜ, MİMARİ TASARIM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
MİMARİ TASARIM ARAŞTIRMA LABORATUARI / [mts] PROJE 1:
2010-2011_Güz yy
Prof. Dr. Ayşe Şentürer, Ar. Gör. Bihter Yılmaz
İ. Akpınar, M. Aksoy, O. Avcı, S. Aydınlı, Ö. Berber, B. Dündaralp, A. Erdem, E. Homsi, A. İnceoğlu, H. Kahvecioğlu, N. Kahvecioğlu, B. Kürtüncü, E. Sezgin, A. Şenel, F. Yürekli

GİRİŞ:

“Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı, Proje 1/Mimari Tasarım Araştırma Laboratuarı’nın amacı eleştirel, kuramsal, ve deneysel mimari tasarım uygulamaları için bir ortam sunmaktır. Mimarlıkta eleştirel tasarım yoluyla araştırma ve kuram üretmek olarak da tanımlanabilecek ve bu özelliği ile bir laboratuar olarak da görülebilecek olan Proje 1, aynı zamanda kişisel düşünceler, deneyimler ve uygulamalar yoluyla bir mimarlık ve tasarım yaklaşımı inşa etmeyi hedeflemektedir.

Proje 1/Laboratuar’da, kentsel yapılara odaklanılacak, kent bağlamında mimari araştırmalar yürütülecek ve çağdaş kent yaşamını oluşturan “karmaşık” kentsel yapılar aracılığıyla mimarlık ve tasarıma yeni bakış açıları getirilecektir. Geniş bir spektrum içinde ele alınabilecek olan bu araştırmaların bu yıl için ana teması ise, ‘KENTSEL KONUT_YENİDEN, BUGÜN’ olarak belirlenmiştir.

Günümüz kent yaşamının değişen özelliklerine bağlı olarak ortaya çıkan, kavrayış (algılama ve analiz), temsil ve tasarımın yeni yollarını düşünmek ve araştırmak Laboratuar/Proje 1′ in diğer bir hedefidir. Kendine özgü Metropol özellikleriyle, bütün alan çalışmaları ve tasarım uygulamalarının konusu olacak “İstanbul” üzerine yeni bilgi, spekülasyon, gelecek projeksiyonları ve tasarılar üretmek ise Mimari Tasarım Araştırma Laboratuarı / Proje 1 için hedeflenen tasarım alanıdır.” – proje dosyasından

BİR ARAŞTIRMA MİMARLIĞI DENEMESİ: MTS 1 

Mimarlık ve tasarım çalışmalarıma bağımsız başladığım 2005 yılından bu yana ‘urban’ temalı araştırma projeleri yürütüyor; bu çalışmaları hem akademik platformlarda hem de bağımsız gündelik pratikler içinde sunma, sergileme ve tartışma imkanı buluyorum. Önceki yıllarda “kent-mimarlık-tasarım”  ilişkilerini odağına yerleştirmiş bu ders kapsamında çeşitli seminer ve panellere davetli olarak katılarak bu çalışmaların arkasında yatan fikir ve süreçlerin deneyimlerini aktarma fırsatım olmuştu. “KENTSEL KONUT_YENİDEN, BUGÜN, İSTANBUL” temalı bu dönemki çalışmanın; hem konu olarak hem de işleyiş olarak bu çalışmalarımla parallelliği nedeniyle stüdyonun işleyişine katılma daveti benim için ayrı bir önem taşıyordu.

Bu sürecin yayın adına tarafımdan değerlendirilmesinin farklı katmanlar taşıdığını belirtmemde fayda var. Dolayısı ile bu katmanlılık halini iç içe ifade etmek yerine biraz ayrıştırarak değerlendirmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bu nedenle kendi konumlanmamdan kaynaklarak kavradığım bu katmanları şu başlıklar altında ifade etmeye çalışacağım: Ortam-bağlam, mesafe-konumlanma ve katkılar-üretimler.

Ortam-bağlam:

Yapılacak çalışmanın mimari tasarım kürsüsü çatısı altında yapılması, yüksek lisans programının bir parçası olması, kent-mimarlık-tasarım ekseninde bir  eleştirel, kuramsal ve deneysel mimari tasarım odaklı araştırma ve paylaşım ortamını amaçlıyor olması, aynı zamanda ‘tez’ olarak hazırlanacak şey için bir laboratuar olarak görülmesi ve katılımcıların bu ekseni tartışmaya açacak kendi temsil yollarını da bu eksene göre üretmesinin beklenmesi benim ilk başta ’ortamı’ tanımlamama yardımcı olacak  koşullar olarak görülebilir.

Mesafe-Konumlanma:

“Bu ortam-bağlam çerçevesinde katılımcıların  ve yürütücülerin konumları nasıl tarif edilmeli?”, “Üretimleri ve bu üretimlere dair değerlendirmeler nasıl kavranmalı ve tartışılmalı?” soruları benim bu ortamda kendimi konumlandırmam için başka önemli referans noktalarını oluşturmaktaydı.

Kafamda oluşan ve benim kendimi konumlandırdığım çerçeveyi şöyle tarif etmiştim:Bu çalışmanın bir eğitim ortamında yapılması, katılımcı-öğrencilerin yüksek lisans dersi kapsamında yapıyor olması ve bir tez/araştırma dünyasına yönelik bir hazırlık hedefi taşıması, bu araştırmayı yapacak olan katılımcıları bir mimar/tasarımcı ve ürünlerinin de bir mimari tasarım projesi olmasından öte bir çalışma haline getirmektedir. Lisans eğitimi, proje dersi bağlamında bir mimar adayını bir problemle karşı karşıya kaldığıında onu nasıl kavradığını, kavradığı dünyayı kendi araçları ile nasıl bir tasarım sürecine dönüştürdüğünü ve bu süreci nasıl geliştirdiğini değerlendirirken ürünü bir ‘yapı’ projesine indirger. Lisansüstü ortamı ve MTS1 kapsamında yapılacak çalışma ise ‘Kentsel Konut’ olgusuna yönelik kavrayışların irdelenerek, bu irdelemenin yüzyıl içindeki gelişmeler çerçevesinde arka planını hem kuramsal hem de ürün bazında incelenmesini; bu anlama araştırmasını belirleyecek olan, belli bir sahaya odaklayarak o sahanın gelişim dinamiklerini ‘kentsel konut’ olgusu üzerinden yeni kavrayışlar üretebileceğimiz zengin bir tasarım dünyasına açaçak bakışların ve bilgilerin üretilmesini beklemektedir. Burada katılımcılar için temel fark, bir tasarım gerçekleştirerek bunu değerlendirmekten çok mimari tasarım pratikleri üzerinden birikmiş bilgi birikimini yeniden yorumlayarak ve eleştirel tasarım metodlarını kullanarak ölçülebilir, kavranabilir, tasarımın biricikliği içinde ve bireysel dünyalarda kaybolmayacak belli bir saha çalışması üzerinden üretilmiş yeni bilgi paketine ulaşmak olarak görülmektedir. Dolayısı ile çözüm odaklı tasarımcı-mimar ürünü değil; kavrayışları arttıracak, görünmeyeni görünür kılacak, araştırma ve kuramsal ‘mimarlık bilgisi’ alanına dahil olabilecek ürünlerdi beklenen ya da beklediğim…

Bu beklentilerle kendi konumlanmam adına ders kapsamında sunumunu yaptığımız ‘urban.annex’ projemiz gibi ofiste yürüttüğümüz diğer ‘urban’ temalı benzer projelerde de gündeme getirmeye çalıştığımız;  mimari tasarımı bir ‘problem çözme’ eylemine indirgeyen genel kabulü ve refleksi bu ortamda da sorgulamak için iyi bir fırsat doğmuştu.

Kent, ilişki-ilişkilenme formları üreten bir yapıOnunla ilişkiye geçerken kavrayışlarımızı sürekli geliştirmek, yenilemek, tazelemek zorunda kalacağımız  bir devinimde, kendi katmanlılığı içinde gelişirken, mimarlık disiplinini ve mimar pozisyonlarını bir tür çaresizliğe itiyor; ‘problem çözme’ iddiası beyhude bir çaba halini alıyor. Çoğunlukla da koşullara ‘teslim’olma halini getiriyor. Mimarlık üretiminin bugün karşılaştığı durumlar düşünülünce; ‘yeni’ durumlara, ‘eski-bildik’ yanıtların üretilmesi ile sonuçlanan hızlı bina üretimine bakarak hem bu ‘rol’ü hem de ‘yapı üretim süreçlerini’ neden yeniden sorgulamamız gerektiği daha açık görünüyor.

Kentin bugün farklı ölçeklerde ürettiği makro-mikro ilişkiler zinciri ile mimarlık terminolojmizde yer alan ‘işlev’/‘program’ kavramlarının içeriklerini tersyüz ediyor. Son dönemde kentin bu yapısının biz mimarlar için yeni bir öğrenme modeli sunduğuna inanıyorum. Benim öğrencilik yıllarında aldığım modernist eğitimin deterministik ‘program’ anlayışının kent mekanında işlemediğini görmek, kentlinin kendiliğindenlik içinde farklı kullanım biçimlerini gözlemlemek, bizim ‘program’ dediğimiz şeyi sorgulamamıza imkan veriyor. Bu anlamda kent mekanı, makro ölçekte anlama çabalarından öte, ‘deneme’ye çağıran, yeni ilişki biçimlerini açığa çıkaracak  pek çok imkanı deney alanı, mikro ölçekteki hareketlerin kenti nasıl dönüştürebildiğini gösteren bir ortam sunuyor.

Kent bir taraftan keşfe açık bir cazibeyle yeni imkanlar üretirken; mimarlığın ve mimarın araçlarını kentin imkanlarını ve potansiyellerini kavramak, görünür kılmak; farklı ölçeklerde yeni ilişkiler üretmek için nasıl kullanabiliriz? Bizi gafil avlayan ‘hızlı’ üretim ilişkileri içinde durumları anlayabilecek, sorgulayabilecek mesafeyi nasıl  üretebilir, kendimizi zihinsel olarak nasıl hazırlayabiliriz?

Bu sorular, mimar olarak kendi sorgulamalarım/sayıklamalarım olarak  bir süredir gündemimde olan; pratik üretim alanımda ve araştırma  projelerimde denediğim, sınadığım içeriklere eşlik ediyor.

MTS1 “Mimari Tasarım Araştırma Laboratuarı: Kentsel Konut_Yeniden, Bugün, İstanbul” ortamı,  konusu ve çerçevesi ile bu düşüncelerimi yeniden sınayacağım, sorgulayacağım uygun bir tartışma ve üretim alanı sunarak; ilgiyle içinde yer aldığım bir çalışma oldu.

Katkılar-Üretimler 

Katılımcılar, gruplar halinde;  yürütücüler ve diğer katılımcılar için haftalık olarak hazırladıkları sunumlar ve bu sunumların tartışmaları üzerine ilerleyen üretimler ile ‘kentsel konut’a ilişkin projeksiyonlar, kavramlar ve tasarım yaklaşımları önermeye çalıştılar.

Kalabalık ve değişken bir stüdyo modelinin denendiği ortamda; konu bağlamında yapılan literatür okumaları, analizler, kentsel okumalar, araştırmalar, gözlemlere dayalı çalışmalar; katılımcıların kendi analizleri doğrultusunda belirledikleri belirli alanlara ve saha çalışmalarına yönelerek, bu  okuma ve analizlerin bir bağlam üzerinden karşılaştırmalı aktarımları yapılarak, oluşan örüntülerin arkasındaki dinamikleri keşfetmeye çalıştılar. Bu dinamikler üzerinden de olası tasarım stratejilerinin nasıl oluşabileceğini araştırarak, bunları farklı temsil araçlarıyla (yazılı ve görsel) ifade etmeye çalıştılar.

Bu niyetlerin nasıl sonuçlar ürettiği, yukarıda çizilen çerçeve içinde hangi saptamalarda bulunulacağı önemli. Bu çalışma, kendi süreci içinde üretimlerin kendi içindeki barındırdığı niteliklere yönelik derinleşmeyi önleyen  temel noktalar, direnç odakları oluşturduğunu gözlememizde yardımcı oldu. Bu konudaki saptamalar ve süreçte tartışılanlar kısaca şöyle özetlenebilir:

  • Kavramsallaştırma arızaları ya da jenerik durumların/yargıların bataklığından kurtulamama,
  • Tartışmaların kendi ‘anlam-bağlam’ eksenini üretememesi,
  • Görüntü-yazı-alıntı-öngörü-öneri birlikteliklerinin ortak bir ifadenin parçası olamaması, kolajlaşması.
  • ‘durum’ yerine ‘sorun’ olarak görme algısı,
  • ‘yargı’lar ile ‘tespitler’in birbirine karışması.
  • Öneriyi geliştiren anlamında konumlanma eksikliği dışında önerilerde mimarın aktör olarak rolünün belirsizliği,
  • Hızlı sonuç elde etme refleksine bağlı yeterince sorgulama yapılmadan genel kabullere, yerleşik yargılara kolay teslim olunması,
  • Anlamaya çalışan ‘araştırmacı’ yerine yargılayan ‘tasarımcı’ duruşu,
  • ‘Oluşan’ şeylerle ‘tasarlanan’ şeylerin birbirine karışması,
  • Belirleyici aktörlerin süreç dışı kalması, edilgenleşmesi, konumlarının belirsizleşmesi,
  • Sosyal-ekonomik-politik belirleyicilerin kabullere terk edilmesi, öngörülerdeki sorunlu ilişkisizlik,
  • Yer-model-organizasyon ilişkilerinin çalışmasına yönelik kurgu ve veri eksiklikleri,
  • Daha demokratik olma adına kurulan sistemin herşeyi çözme iddası ile totaliter bir yapı kazanması, diğer oluşumların önünü tıkaması,
  • Teknik olabilirliklerin peşinden giderken bağlam ve nedensel ilişkilerden kopulması,
  • Bilginin üretilmesi ve ifadesinde temsil araçlarının etkin kullanılamayışı; sahip oldukları içerikleri taşıyamaması.

Konuya eğitim yanından bakarsak; kuramsal bir ders olmasına rağmen araştırma-tasarım platformu amaçlanarak oluşturulmuş bu ortam, denediği stüdyo modelinin ötesinde yukarıda bahsettiğim tartışma konuları ile de proje dersi kapsamında açığa çık(a)mayanları açığa çıkarması bakımından  oldukça önemli bir ‘rol’ kazanmış görünmektedir.

Kentlerin, özellikle de İstanbul’un hızlı yapılanma süreci içinde; bırakın  karşı karşıya kalacağımız durumların öngörüsünü, mevcut durumların değerlendirmesini yapacak bile çok az kaynağa, araştırmaya sahibiz. Bu değerlendirmeler için bilgi, yöntem, eleştirel bakış açıları ve farklı tasarım pratiklerinin aktüelleşmesi için çalışmalara ve birikimlere ihtiyacımız var. Henüz çok yolun başında olduğumuz düşünülürse; kent ile ilişki kurma biçimlerimizi araştıran  daha bir çok MTS1 içerikli stüdyonun, insiyatifin, girişimin çarpışmasına, etkileşmesine ihtiyacımız olduğu kuşkusuz.

Bugün, konuştuğumuz konularda ortak bir dil oluşturma ve geliştirme sıkıntısı çekiyorsak; suçu,  yeterince sorgulama, deneme ve sınama ortamlarını üretmeyişimizde arayabiliriz.

Boğaçhan Dündaralp, mimar/ddrlp

boğaçhan dündaralp değerlendirme yazısının pdf formatında görmek/indirmek için tıklayınız.

 proje dosyasını .pdf formatında görmek için tıklayınız.

[mts] proje 1 “taarla1o11g” blog’ una gitmek için tıklayınız.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with istanbul at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: