2014/12: Libero / 94.9 Açık Radyo / LYFA: Lüleburgaz Yıldızları Futbol Akademisi / konuk

Aralık 22, 2014 § Yorum bırakın

LYFA_00

Futbolun başka dünyalarına, yüzlerine kapılar açan *Libero programının kent,mekan ve futbol konulu program serisinin 21.12.2014 tarihli konuğu Boğaçhan Dündaralp idi. Bu programı buradan dinleyebilirsiniz:

 

ya da buradan:  Libero_21122014_LYFA

*Libero: Tan Morgül, İsmail Başöz ve Volkan Ağır’ın gölgede ve güneşte futbol sohbeti her pazar 16.00’da Açık Radyo 94.9’da

liberoı

43LYFA_3LYFA_1LYFA_2_DSC3104P1180354

proje bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz:

 

Reklamlar

2014/5-6 Post-World’s end Architecture: Turkey / Blueprint 334

Mayıs 30, 2014 § Yorum bırakın

BPCover (1)

 

Istanbul is in turmoil. While not the only Turkish city to experience disquiet among the populace, this ancient place is, it could be argued, facing greater upheaval in its urban fabric with mega expansion plans that include a new airport, a new bridge over the Bosphorus, the demolition of whole communities and relocation of inner city schools. But as this fifth instalment of Post World’s End Architecture reveals, there are some architects and designers-cum-activists trying to tackle the city’s problems with positive action.

Words: Irmak Turan

btyb_blueprint

B334-172-P-Turkey-csh ph-4

DDRLP Architecture & Design

Architect as social advocate

TOKI, the Housing Development Administration of Turkey, is a federal agency established in the mid-Eighties to address the country’s housing shortage. In the past decade however, TOKI’s liberalised income scheme has shifted the focus to luxury and profit-driven projects, largely ignoring the needs of lower-income residents. But because of the urban transformation law to replace buildings at risk to earthquakes, many poorer residents have been left at the mercy of TOKI, forced to relocate to new mass-housing developments. This move has uprooted entire neighbourhoods and destroyed communities.

Survival Manual for TOKI Dwellers, a hand-drawn pamphlet, aims to address the social problems that result from new mass housing projects in the city

Survival Manual for TOKI Dwellers, a hand-drawn pamphlet, aims to address the social problems that result from new mass housing projects in the city

Survival Manual for TOKI Dwellers, originally presented at the _ rst Istanbul Design Biennial in 2012, aims to address the social problems that come with this physical relocation. The manual, a hand-drawn pamphlet, explores the spatial constructs of the residents’ original communities and their new TOKI dwellings. The simple and straightforward illustrations are as amusing as they are informative, making suggestions for how residents can adapt their new dwellings to suit their domestic lifestyle.

 

Link: 

Pdf Download: B334-172-P-Turkey-csh ph

 

2014/5: ‘Başka Bir Okul Mümkün’e inanmak…/eğitim mimarlığı / ege mimarlık 85-86

Mayıs 7, 2014 § 1 Yorum

26.05.2013 tarihli Ege Mimarlık ‘ Okul Tasarımlarını Yeniden Düşünmek: Çocuklar ve Gençler için Öğrenme Ortamları/Çevreleri” dosyası için hazırlanan bu yazı: ‘Başka Bir Okul Mümkün’ Girişimi sürecinde araştırmalarını yaptığımız Alternatif eğitim mekanları, katılımcı model tasarım ve BBOM eğitim mekanlarını ortaklaştıracak mimari ilkeler bütününü özetleme girişimi olarak görülebilir. Dosya editörü Değerli hocam Hikmet Sivri Gökmen’e ve Ege mimarlık ekibine teşekkürler…
85kapakLayout 1Layout 1Layout 1Layout 1

 

*’Başka Bir Okul Mümkün’e inanmak…

“Eğitim hayata hazırlık değildir. Eğitim hayatın ta kendisidir.”  John Dewey

Gün geçtikçe hayat karşısında seçeneklerin  daraldığı; sosyal ve ekonomik adeletsizliğin arttığı; gezegen  kaynaklarının giderek tüketildiği; değerlerin muğlaklaştığı bir dünyada;  gezegenimizin geleceğinin bir parçası olacak ‘çocuklarımız’ ve onların ‘eğitimi’, kuşkusuz hayat karşısındaki en büyük önceliklerimizden biri. Bizi giderek yutan, parçası haline geldiğimiz, düşünmeden normlarına uyduğumuz, kendi ellerimizle kurduğumuz bu medeniyetin içinde, onu sürdürecek yeni kuşakların jeneratörü zorunlu eğitim sistemlerinin aksine; hayat karşısında farklı kavrayışlar üretebilen,  geliştirdiği duyarlılıklar ve değerler üzerinden kendi iradesini geliştirebilen ve adaletli davranarak, gerekli iletişim olanaklarını yaratan kuşaklar nasıl bir ortamda yetişir?Böyle bir ortam kurmak mümkün mü; hele geleceğin yöneticilerini yetiştireceğini iddia eden ana okullarının olduğu, hızlı kalkınma adına coğrafyasını bozan, doğasını yok eden, toplumsal ve sosyal hayatını ayrıştıran, tepeden inme kararlarla yaşam alanlarının gün be gün değiştiği, değerler ve eğitim sisteminin tektipleştirildiği, insanların birbirine şüphe ve güvensizlikle baktığı bir coğrafyada? Bunu bilmiyoruz. Ama içindeumudu olan, çaresizlikten kendi yolunu inşa eden, sayıları gün geçtikçe artan bir avuç insan; tamamıyla gönüllü emekle işleyen, eşitlikçi, demokratik bir yapılanma üzerinde, kendi yarattığı öz kaynaklar üzerinden bu hayali 4 yıldır inşa etmeye çalışıyor. Önce İstanbul’da, sonra Bodrum’da, şimdilerde Ankara, Antalya ve İzmir’de… Bu insanları bir araya getiren bir amaç, bir hedef değil;  çaresizlik, alternatifsizlik, ihtiyaç… Ne istediğinden çok, ne istemediğinden yola çıkarak birbirini bulan insanlar topluluğu…

Ortak dertleri olan-eğitimciler, akademisyenler, sosyal bilimciler, avukatlar,mimarlar, mühendisler gibi pek çok farklı disiplinden gelen- bu  insanlar; hayata bakışları ve değerlerinin ötesinde, dünyayı biçimlendiren güçler karşısında temel değerlerin peşine düşmüş ve egemen eğitim sistemleri karşısında 100 yılı aşkın bir süre içinde farklı coğrafyalarda deneyimlenen demokratik okullar, özgür okullar ve alternatif eğitim sisteminlerini, mekanlarını, araçlarını araştırarak kendi yaşadıkları coğrafyaya özgü bir model geliştirdiler. Ortak ilkeler ve öncelikler belirlediler.  Zamanlarını, emeklerini birleştirdiler, dayanıştılar. Bir dernek  yapılanması içinde işler bir yapı kurdular.

Eşitlik, toplumsal adalet, özgürlük (düşünce, ifade, hareket, seçim), dayanışma,çoğulculuk,toplumsal duyarlılık, şiddet karşıtlığı (fiziksel, sözlü, psikolojik), ayrımcılık karşıtlığı (milliyet, ırk, dil, din, cinsiyet, cinsel yönelim, ekonomik, sosyal, fiziksel), ekolojik düşünce,yaratıcılık, üretkenlik, dürüstlük, öz denetimcilik, eleştirellik, farkındalık, empatigibi ortak ilkeler üzerine inşa ettikleri  bu  yapı 4 Temel  eksen üzerine oturuyor: Alternatif Eğitim, Demokratik Yönetim, Ekolojik Duruş,Özgün Finansman.

Bu gönüllü insanlar topluluğu “Başka Bir Okul Mümkün Derneği” olarak varlığını “Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde belirlenen temel hakları hayata geçiren, çocukların kendilerini gerçekleştirmelerini sağlayan, katılımcı demokrasiyle yönetilen, ekolojik dengeye saygılı ve kar amacı gütmesizin uygulanan bir eğitim modelinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına” adamış durumdadır.Bu doğrultuda, aileler ile gönüllülerden oluşan inisiyatifler tarafından kar amacı gütmeksizin kurulacak ve yürütülecek bu eğitim modeline sahip okullar kurma çabası; şimdilerde bir taraftan araştırma, geliştirme bir taraftan da hayata geçirme adına emek yoğun müzakere ve mücadele içinde sürdürülüyor.

2013-2014 eğitim yılı için hazırlıklara başlayanİstanbul ve Bodrum oluşumlarında dernek yapılanmasının yanında her okul bağımsız bir kooperatif yapılanması üretti. Bu gelişmeler diğer iller için de süreci hızlandıran etkenler oldu.

Bu sürecin içinde yaklaşık 2 yıldır Berna ile mimar anne-baba olarak bu oluşum içindeki mimari konuları gönüllü olarak çalışıyoruz.  Bir taraftan alternatif eğitim mekanlarının araştırmaları; bir taraftan da hedeflenen okul yapılarının kendi bağlamsal durumları üzerinden BBOM eğitim modelinin mekanlarını araştırıyoruz.  Araştırma ve tasarım temelli bu iki çalışma ekseni iki temel soruya odaklanıyor:  1.BBOM eğitim mekanları nasıl olmalıdır? 2. Bu mekanları tasarlamanın, hayata geçirmenin yöntemi ne olmalıdır?

BBOM eğitim mekanları:

BBOM mekanları belirli bir eğitim metodolojisinin aracısı olmaktan çok; alternatif ve farklı kullanımlara olanak yaratacak, kullanıcılarının dönüştürebilecekleri bir ortamın aracısı olarak düşünülebilir.  Beden ölçeğinde beden-mekan-ölçek-malzeme-detay-kullanım ile başlayan; doğa-çevre-fiziki ve sosyal yapıya kadar genişleyen; her ilişki biçiminin öğrenme temelinde karşılıklarını üretebilme olanaklarını araştıran bir kavrayış ile ele alınmaya çalışılıyor. Mekan çalışmaları sadece mimarlar tarafından ele alınacak mimari bir konu olarak değil; başta eğitimciler olmak üzere BBOM eğitim modeli üzerinde çalışan, düşünen, sürece dahil olan farklı disiplinlerdeki gönüllülerle birlikte içinde bulunduğu  ortam ile bir bütün olarak araştırılıyor.

Mimari çalışma/ tasarım yöntemi:

Gönüllü çalışma, demokratik yapılanma, farklı bilgi alanları ve uzmanlıkların bir arada karar alma mekanizmaları üretmesi;  mimari konularda ve BBOM mekanlarının tasarlanmasında kendi  ‘katılımcı tasarım modeli’mizi üretme konusunda bir yaklaşım geliştirmemizi sağladı. Eğitim konusunda olduğu kadar ‘Katılımcı Tasarım’ üzerine yaptığımız çalışmalar ve deneyimler bize bu konuda epey yardımcı oldu. Bu yöntemle  somut bir proje elde etme adına Bodrum ekibi ile yaptığımız çalışma bu konuda önemli bir deneyim  üretmemizi sağladı.  Hem süreç olarak hem de ürün olarak Dağbelen köyü için hazırlanan bu proje ‘BBOM okulları tasarımı’ için bir deneyim oluşturmaktan öte; şu ana kadar Türkiye’de örneğine rastlamadığımız bir proje elde etme yöntemi olarak da oldukça farklı bir model sunmaktadır.

Hele umudunu ‘fırsat eşitliği’ adına  ancak müellif seçme konusunu çözebilen ‘yarışma’lara  bağlamış; projelerini kollektif bilgi birikimi ve empati  yoksunu süreçlere mahkum eden mimarlık ortamımız için de önemli olabilir. Çocukları anaokulundan başlayarak öğrenmekten çok teste ve yarışmaya hazırlayan eğitim sistemini  tekrar eden bir model yerine alternatif mimari süreçler üretilebileceğini de deneyimlemek, gösterebilmek; bizim açımızdan heyecan verici olmaktan çok umut vericidir. Bu konuda denemeye ve deneyimlemeye devam edeceğiz.

Başka Bir Okul Mümkün girişimi, pek çok okulun aksine;  eğitim ve çocuklar için ne bir formül sunuyor, ne de bir hedef için garanti veriyor ya da bir model pazarlıyor.  Sadece ortak kaygıların tetiklediği, ortaklıklar ve farklılıkların dengesi üzerine kurulmuş;  çocukların kendi kişiliklerini inşa edebilecekleri, zengin imkânlar sunan eğitim ortamı peşinde koşuyor.

BBOM; kar amacı gütmese de bir finansmana, hayata ve doğaya temas edebilecek bir mekâna ya da mekanlara,”Başka Bir Okulun Mümkün” olacağına inanan iradeli, sorumluluk sahibi,güven duyulabilecek insanlara ihtiyaç duyuyor.

Ve şimdilerde de daha çok desteğe…

BBOM mimari ilkeleri:

 Bu ilkeler BBOM okullarının; ‘Yer’e bağlı; bölge, iklim, topografya, yerleşim ve parsel ölçeğindeki değişkenlere; farklı sosyal çevre, finansman, imkan ve kullanımlara göre farklı mimari yapısal oluşumlar olmasına izin verirken, ortak bir ‘anlayış’ ve‘değer’ dünyasında tutmayı hedefler.

Bu nedenle;

1. BBOM okulunun tip projesi yoktur. Tip okul anlayışını değil, ortaklıklarını mekan anlayışından alan özgün okullar anlayışını benimser.

2. BBOM okulu mekanları eğitim için tanımlanmış duvarlar içine sıkışmış kutu mekanlardan oluşmazlar. Okul, açık-kapalı tüm alanları, içinde bulunduğu çevreyle bir bütün olarak öğrenme mekanları olarak kullanılır.

3. BBOM okulu mekanları eğitimcilerin müfredatlarını uyguladıkları alanlar değil, çocukların bireysel ilgi ve ihtiyaçlarına yanıt üretebilen; birarada ve tek tek öğrenebilme imkanları sunan; sadece öğretmen odaklı değil, okulun parçası olan herkesin birbirinden öğrenebileceği etkileşim ve iletişim imkanı sunan mekanlardan oluşur, çocuk merkezlidir.

4. BBOM okulu, içinde eğitim verilen bir bina değil, aynı zamanda öğrenimin aracısı ve kaynağıdır.

5. BBOM okulu mimarisi, bilişsel öğrenimi, duyuşsal öğelerle de birleştirmiş, gerçek yaşam modelini içine almış, etkileşime ve iletişime dayalı; sadece okul alan sınırları içinde değil, çevresindeki yaşamla da dinamik ve üretici ilişkiler kurabilen bir yapı ve mekan anlayışı sunar. Mekanları sınırlayıcı değil, katılımcıdır.

6. BBOM okulu mekanları hiyerarşik ve tanımlayıcı değil, demokratik ve katılımcıdır. Dayatmaz, yönlendirmez, olanak yaratır.  Katı ve statik değil, esnek ve dönüştürülmeye açıktır.

7. BBOM okulu mimarisi esnekliği sadece mobilya hareketlerine bağlı kullanım esnekliği olarak tanımlamaz. Yapım aşamasından başlar, tüm yapının kullanım hayatı boyunca sürer. Katılımcılıkla paralel genişler. Bu yüzden BBOM okulları kendi özgün finansman yapısı ile etaplanabilir bir mimari sunar; yapının zaman içindeki değişkenliklerine, eklere izin verir; kullanım  olanaklarını çoğaltacak yönde yapısal evrilme esnekliği taşır.

8. BBOM okulu gerçek hayatın içerdiği tüm mekanlara; kamusal mekan, özel mekan, yapay mekan, doğal mekan, buluşma, tartışma, öğrenme, öğretme,üretim, tüketim,düşünme, araştırma, çatışma, uzlaşma,uyum, kaçış mekanlarını kendi iletişim dinamiklerini yok saymadan barındırır.

9. BBOM okulu mimarisi yapıyı ‘kat’ya da ‘katlı’ yapı anlayışı içinde düşünmez, çevresi ile etkileşimli iç-dış mekanlarla ilişkili; mekan olanakları ve onun ergonomisi ile düşünen ‘hacim’lerden oluşan bir yapı anlayışını benimser.

10. BBOM okulu mekanları içerdiği hayat ile gerçek hayatı birbirine katar; onun simülasyonunu üretmez. Bunun için doğaldır. Bunları üretmeye kalkmak yerine üretilmesine olanak verecek imkanlar sunar.

11. BBOM okulu etiketlenmiş ekoloji anlayışını değil, elinde varolan kaynakları farkeden, bunları bencilce kullanmayan, tüketim dengesini üretimle destekleyerek kullanan; bunu yaparken de sürdürülebilirlik adına doğayı yeniden bir sömürü nesnesine indirgemeyen, onun döngülerine katılan ve bunu da teşhir etmek yerine yaşayan ‘derin ekoloji’ anlayışını benimser.

12. BBOM okulu içinde bulunduğu doğaya ne kadar eklendiğinden, onu ne kadar dönüştürdüğüne; malzeme seçimlerinden, yapım sürecine; kullanım sürecindeki enerji kullanımından, sağlık, hijyen gibi faktörleri de işin içine katan, yapı fiziği ve yapı kimyasına kadar pek çok detayı bu derin ekoloji kavramı ile sorgulayan bir içerik taşır.

13. BBOM okulu mimarisi araziyi üzerine inşa edilecek yapı olarak görmez; çevresi, sosyal yaşantısı, doğası ile bir bütün olarak algılar. Onun tüm imkanlarını, olanaklarını ve potansiyelini kendi ‘değer’ sistemi içinde araştırır.

14. BBOM okulu mimarisi okul saatleri dışında kullanılmayan bir yapı değil, sadece bir eğitim yapısı hiç değildir. İçinde bulunduğu sosyal ve doğal doku ile birlikte yaşayan, farklı zamansal döngülerde içinde sürekli hayat bulunan ve o hayatın içinde kattığı her yaştan insanın birlikte öğrendiği bir yaşam alanıdır.

Boğaçhan Dündaralp

Alternatif Eğitim/Öğrenim Mekanları/Çevreleri araştırmalarını yüreten ortağım Berna Dündaralp’e; bu süreçte birlikte çalıştığımız ekibe; İpek Kay, Çağrı Helvacıoğlu; Lale Ceylan’a ve BBOM bodrum mimari ekibine teşekkürlerle…

 

Bu yazıyı pdf olarak okumak/indirmek için tıklayınız.

 

 

 

2014/03: LMYO /Arkiv Seçkileri 2013

Mart 5, 2014 § Yorum bırakın

LMYO-arkiv0LMYO-arkiv1LMYO-arkiv2-2

Arkiv’de LMYO / Lüleburgaz Meslek Yüksekokulu Sosyal Merkez Ek bina

haber linki:

Arkiv seçkileri 2013

2014/01: LMYO / VCMD 3 Eğitim Yapıları / Kitap

Ocak 27, 2014 § Yorum bırakın

Lüleburgaz Meslek Yüksek Okulu Sosyal Hizmet Ek Binası  / Vitra Çağdaş Mimarlık Dizisi 3 / Eğitim Yapıları / 2014VCMD_Egitim_Yapilari-lmYO-8VCMD_Egitim_Yapilari-lmYO-7VCMD_Egitim_Yapilari-lmYO-6VCMD_Egitim_Yapilari-lmYO-5VCMD_Egitim_Yapilari-lmYO-4VCMD_Egitim_Yapilari-lmYO-3VCMD_Egitim_Yapilari-lmYO-2VCMD_Egitim_Yapilari-lmYO-1

VCMD LMYO pdf olarak indirmek için tıklayınız. 

Tüm kitabı pdf olarak indirmek için tıklayınız.

www: link

2013/6: Üretken Topoğrafya / ODTÜ Teknokent Kentsel Tasarım Fikir Projesi Yarışması / Davetli Yarışma

Haziran 17, 2013 § Yorum bırakın

kabukustu-bahar

kabukustu-kis

odtu1_200-odtu1553

Üretken Topoğrafya /(generative topography)

ODTÜ Teknokent’in 4 farklı karakterini ( yapısal yerleşim, tepe, sazlık, orman) barındıran mevcut topoğrafyası, yapısal katmanların zaman içinde eklemlene eklene geliştiği bir doku üretmiştir. Bu doku içinde oluşan ilişkiler yeniden yorumlanarak;

  • Açık-doğal-yapay-kapalı alan ilişkileri, Odtü, kampüs hayatı, kent… gibi çevresel katmanları fiziksel olarak ya da program üreterek  halka halka birbirine bağlayacak;
  •  bireyin özel ya da ortak ‘zaman’ kulanımını çeşitlendirecek ve zenginleştirecek;
  •  üst ölçek-alt ölçek ilişkilerini fraktal olarak geliştirecek;

kimlik üreten ‘yeni bir topoğrafya’ olarak ele alınmıştır.

Doğal ve yapay katmanlarla üretilen bu topoğrafya, gerek geometrileri gerekse mevcut alanın doğal nitelikleri ile ele alınarak tekil bir kullanımı üretmekten çok çeşitli kullanımları tetikleyecek  ‘program’ üreten araçlar olarak  ele alınmışlardır.

Bu ‘üretken topoğrafya’ mevcut alanların nitelikleri ile birleşirken; bütün alanın farklı kimliklerini birbirine bağlar, diker.   Bu arada da alt ölçekte kendi varlığı ile yeni ürettiği ilişkiler sayesinde alt ölçekte yeni aktivite adaları tanımlar. Mevcut kimlikleri zenginleştiren ve yeni programların üretilmesine imkan sağlayan aktivite adaları; kendi kimliklerine göre içinde farklı programlar barındıran ve içeriksel sürekliliği  sağlayacak; alandan alana göre yeni içerikler barındıran yapısal servis birimleri (servis hubları: SH)  ile desteklenmiştir.

Yaratıcılık, yenilikçilik ve teknoloji ile özdeşleştirilen Teknokentlerin hayatı göz önünde bulundurularak bireyin serbest ya da sosyal zamanını programlayabileceği çeşitlilik ve imkanlar bu alanda araştırılırken; bireysel çalışma alanlarının da tüm alanın bu potansiyelleri ile birleştirilebileceği HUB birimleri önerilmiş; tüm alanın farklı kimliklerine göre çeşitlenebilecek bir tasarım geliştirilmeye çalışılmıştır.(kentsel-kırsal hub: KeH,KıH)

‘Üretken topoğrafya’ Çevresel tasarım kapsamında, yarışma alanının A (Teknopark Meydanı) olarak tanımlanan alt parçasında şartnamede zemin altı olarak tasarlanması beklenen otopark düzenlemeleri ise şöyle yorumlanmıştır:

Zemin sürekliliği için otoparkları kapsayan pek çok dezavantajı olan bir yer altı yapısı üretmek yerine; zemindeki mevcut açık alanları bina girişlerini  yeşil avlular olarak otoparklarla yeniden düzenleyen; tüm alandaki yaya-zemin sürekliliğini (mekânlar zinciri) 3.boyuta taşıyan yeşil bir kabuk önerilmiştir.  Bu sayede yeraltına inmenin yaratttığ pek çok yapısal önleme gerek kalmadan; kabuk zemin arasındaki boşlukları da kotlu otopark ve çeşitli donatılar ile beslenen meydan olarak kullanıbilen; kabuk üstünü de HUB’lar ile beslenen, bireysel ya da grup olarak deneyimlenebilecek, tamamanen yayalaşmış  yeşil bir topoğrafya önerilmiştir.

Teknopark’ın Odtü tarafında yer alan ilk etap binalarının otoparkları da yeni zemine entegre edilerek; yeni sistemin talep edeceği yeni otopark ihtiyaçları için bu bölgede  tümüyle robot olarak çalışan, otomatize olmuş (automatic car park system)  otopark kuleleri önerilmiştir. Bu kulelerin, fonksiyonel açıdan bu alanın ihtiyaçlarını fazlasıyla sağlaması kadar; üretken topoğrafya ile birlikte yatay Ankara Topoğrafyasında Teknokentin yeni sembollerine dönüşebileceği mirengi noktaları (landmarks) olarak da görülebileceğini düşünüyoruz.

00-odtu155300-odtu1553peyzaj progP6-sema6Model 1000-kesit-1 1000-kesit-2 1000-kesit-3odtu17-2_bodtu10 odtu19p7-servis p7-hub odtu7-T odtu5-1 odtu4-1 odtu9-Todtu15 P6-200 odtu2_2 odtu12-1a

Proje Ekibi:

AN Peyzaj Tasarım +  ddrlp Mimarlık ve Tasarım)

Arzu Nuhoğlu               Boğaçhan Dündaralp

Balin Özcan                  Berna Dündaralp

Begüm Özerk               Çağrı Helvacıoğlu

——————                Lale Ceylan

projeyi kolokyum.com’da incelemek için;

projeyi arkitera’da incelemek için;

2013/6: LYFA ( Lüleburgaz Yıldızları Futbol Akademisi) / Spor Yapıları Referans Rehberi 2013/XXI

Haziran 14, 2013 § Yorum bırakın

luleburgaz-1

luleburgaz-2luleburgaz-3luleburgaz-4luleburgaz-5pdf olarak indirmek/okumak için tıklayınız

spor yapıları referans rehberi için tıklayınız.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with lale ceylan at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: