2009/07: lusid / atölye – kitap

Temmuz 29, 2011 § 1 Yorum

“Katılımcı ve yürütücü zenginligini ‘tasarım süreçleri’ üzerinden de verimli bir biçimde nasıl çogaltabiliriz?” sorusu temel motivasyonu olusturmaktadır. Bu niyetle; bir yer için en uygun yaklasımı arayan tek bir tasarım süreci yerine; kodlanmıs birikimimiz nedeniyle bazen düşünmeden eledigimiz durumlarla tasarım sürecinde yeni karşılaşmalar üretebileceğimiz, ‘yer’e tekrar tekrar dönüp farklı gözlerle bakacağımız bir tasarım süreci deneyimi.”



_ etkinlik kitabını .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ etkinlik haberi için tıklayınız/yenimimar.com

2007/10: studio*KAHEM / 10. uluslararası istanbul bienali kitabı

Temmuz 27, 2011 § Yorum bırakın


_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ http://studyokahem.blogspot.com/

2007/10: studio*KAHEM “masum bir eylem” / etkinlik gazetesi

Temmuz 27, 2011 § Yorum bırakın

KÜRESEL PAZARDA, YEREL POZİSYONLAR, ÇÖZÜLMELER, YENİ MİMARLAR, MİMARLIKLAR…

Bir ‘kolaj’ gibi duran başlıktan da anlaşılacağı gibi, bir çerçeveye oturtulması pek kolay olmayan, sınırları çok kolay kavranamayan bir ‘durum’ içinden hareket etmeye çalışacağım.

Başlık,  anahtar kelime olan “küresel pazar” aracılığı ile dıştan ve genel olandan daraltarak tarif edecekmiş gibi görünse de iki sebeple bu hataya düşmemek gerektiğine inanıyorum.  Birincisi konunun,  genelleştirilmiş bir bütünlüktenden daraltarak gündelik alana taşıyanamayacak kadar katmanlı ve farklı okumalara açık, dağılmaya yatkın bir yapı sergilemesi; ikincisi, durumu yeterince irdeleyebilecek mesafeden yoksun duruşumuz. Deyim yerindeyse konunun dibinde durmamız.

Bu iki sebebi,  konunun bağlamını oluşturmak için çabalayacağımız kurguların genelden üretildiği sürece jenerik kalma tehlikesi barındıracağını anlamak için yeterli argümanlar olarak görebiliriz.

Konunun jenerik kalma tehlikesine düşmemek adına stratejimi gündelik profesyonel mimarlık pratiği deneyimlerine dayandırmaya çalışacağım. Gündelik olanda yüz yüze kaldığımız ya da kalma durumumuz muhtemel pozisyonlardan hareketle konuyu ifade etmeye çalışacağım.

Bunu da mimarlığın kapsadığı diğer alanları da dışarıda tutarak  “profesyonel anlamda mimarlık hizmeti veren bir kişi” olarak durduğum noktadan yapmaya çalışacağım.

Bir taraftan Ege ve güney sahillerindeki  turistik bölgelerde, diğer taraftan  İstanbul ölçeğinde olan yakın zamanlı gözlemlenen oluşumlara, yurtdışında Türk firma ve mimarlarının aktiviteleri de eklenince mimarlık dünyamızı yeni ortamın beklediği söylenebilir.  Ancak oluşmaya başlayan bu ortamın, durumun sınırları ölçeğini tek defada kavramanın ya da anlatmanın pek kolay olmadığını söylemiştik.  Bu nedenle daha görünür olandan, daha az görünenlere doğru bir yol izlemek, buradan da mimarın bu durumlar karşısında aldığı veya alacağı pozisyonlara bakmak istiyorum.

Dünya genelinde ekonomik gelişmelerle paralel gözlemlenen hareketlere baktığımızda;  ‘mimarlık’ın hem akademik anlamda hem de profesyonel anlamda küresel pazar da dolaşımın bir parçası olduğunu biliyoruz.  Türkiye için konuşursak, hükümet politikaları ile de desteklenen, bu pazarda yer edinme ve rol çalma çabası, uzun bir dönem kendi  içine kapalı olan toplumsal anlayış ve ilişkileri yerinden sarsmaya başladığını deneyimlemeye başladık.  Yakın zamanlı gelişmelerden yola çıkarak örneklemelerde bulunalım.  İstanbul, Türkiye için dışa açılmanın vitrini konumundadır. Bugün yapılan yatırımlar ve yerel politikalar hep bunu destekler niteliktedir. Haliyle küresel pazarda yer edinmede öne çıkması beklenen kent  de İstanbul olacaktır. Kamuya yansıyan tartışma yaratan projeleri hatırlayalım; Galataport projesi, Dubai Towers projesi, Haydarpaşa bölgesi kentsel dönüşüm projesi, Kartal ve Büyükçekmece kentsel dönüşüm projeleri ve yarışması, Zorlu  Center kentsel tasarım yarışması…

Bu projeler;  arazisi, yatırım şekli, proje elde edilme süreci, projenin şekline kadar  pek çok boyutu ile kamusal ortamda farklı açılardan tartışma yarattı.  Bu tartışmalar göstermiştir ki;  yıllardır, içine kapalı ilişkiler içinde yol yordam bulan organizasyonel yapılar ve zihinsel durumlar bu tür tartışmalara, karşılaşmalara tatminkâr yanıtlar üretememiştir. Bu da, bu ve benzeri karşılaşmalara ne zihin olarak ne de disipliner anlamda hazırlıklı olmadığımız sonucuna varmamıza sebep olmaktadır.

Bu örneklerin çoğunda tartışmalar,  yerel politikaların açtığı kapılardan küresel kapitalin kamusal alanlara girişine izin vermemek için verilen tepkilerden öteye geçememiştir.  Özellikle Kartal ve Küçükçekmece uluslar arası yarışmalarındaki yerel mimarların bu oyunda biz niye yokuz  feryatlarını hatırlayalım. Şimdilerde bu feryatın şiddetini azaltmak için,  Zorlu Center yarışmasında baştan  bu durum öngörülerek  kitabına uydurulmuş görünmektedir. Yeterlilik meseleleri yumuşak karına dokunmadan Türk mimarların yabancı mimarlarla konsorsiyumlarına olanak verilerek halledilmeye çalışılarak, Türk mimarlar oyuna dahil edilmiştir.  Fakat ne yazık ki  konu yine gereksiz detaylarda tartışılarak, konu disipliner anlamda asıl konuşmamız gerekli konulardan uzak  devam etmektedir.

Diğer bir yandan yabancı yatırımcı ile birebir karşılaşılan, özel ya da profesyonel karşılaşmalara yönelik  zeminlerden bıraktım mimarlığı, ne mesleki, ne de hukuki  anlamda hiçbir ses duymuyoruz.  Yabancı yatırımcıların, kentlerde veya turistik alanlardaki özel alanları ya da el altından yine kamu ya da orman arazilerini alması, yerel mimarlarla temas etmeden uygulamalarını gerçekleştirmeleri veya kendi mimarlarına konsept ve avan projeleri hazırlatarak, burada yerel mimarlık ofislerini yasal onaylar ve uygulama projeleri için kullanması,  yerel mimarları davetli projeler aracılığı ile kendi proje süreçlerine katma biçimi ya da yerel mimarlarla doğrudan çalışma biçimleri olduğunu biliyoruz. Ama bunlar ne mimarlık medyasında tartışılıyor, ne de mimarlar arasında…

Bir taraftan küresel kapitalin dolaşımında kendine rol üstlenmiş ya da üstlenme fırsatı yakalamış kimi yerel mimarlık ofisleri bu geçiş döneminde Dubai, Kazakistan, Rusya gibi ülkelerde iş ölçeklerine bağlı olarak mimarlık adına bazen beyin, bazen işçi olarak katıldığını görüyoruz.

Küresel kapitalin çok tarifli olamayan kendine has metotları, çalışma biçimleri var. Bunlar gün geçtikçe biz mimarların farklı biçimlerde karşılaşmaya başlayacağı durumlardır. Türkiye’deki gelişmelere baktığımızda da, içine kapalı konvansiyonel alışkanlıklara göre hareket eden yerel yapı üretim organizasyonlarının bu durum karşısında bocaladığını görüyoruz.  Bu çözülmeler, çözülmeden sonraki yeni mimar duruşlarının ve yeni mimarlıkların habercisi…

Beğenelim,  beğenmeyelim, ister kabul edelim, ister sırtımızı dönüp görmemeye çalışalım bu oluşumların, içinden geçilen dönemin, yeni oluşumların habercisi, sürecin de kuluçka dönemi olduğu varsayılabilir. Amacım; bu süreçteki profesyonel mimarlık hizmetleri pratiği ve deneyimleri üzerinden konuyu irdelemek.  Önümüzdeki oluşumların izlerini görünür kılmak.

Bunu sağlayacak tartışmaları 3 ana başlık altında toplamaya çalışacağım;

  1. Yerel çözülmeler, yerel alışkanlıklar ve yapma biçimleri ile beslenen mimarlığa bakışımızı etkileyecek mi?  Nasıl etkilemeye başladı ya da başlayacak? Bu bakış kendi referans düzlemlerini hangi mimar profil(ler)i üzerinden üretecek?
  2. Mimar duruşları ve pozisyonlarına bağlı olarak ofis yapılanmalarının nasıl dönüşmeye başladığı?
  3. Yapım (inşaat) süreçlerinin ve organizasyonlarının ne ölçüde, nasıl dönüşeceği?

( Konvansiyonel mimar-Yerel yönetim-belediye-müteahhit-taşeron ilişkilerinden-yeni şantiye ve yapım organizasyonlarına…)

Deneyimli mimarlık ofislerinden,  genç ofislere kadar bu çerçeveler içinden deneyimlerini aktaracak, nitelik olarak meseleyi ‘iş’ üzerinde değil ‘mimarlık’ ekseninde tartışacak gruplar içinden yapılmasını önemli buluyorum. Belki o zaman çaresizce kabullenmek durumunda kalacağımız rolleri şimdiden görür, kendimize yeni seçenekler ve olanaklar yaratabiliriz…

Boğaçhan Dündaralp

_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ metni .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ http://studyokahem.blogspot.com/

Creative Commons License
“Küresel Pazarda, Yerel Pozisyonlar, Çözülmeler, Yeni Mimarlar, Mimarlıklar…” metni is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

2007/10: studio*KAHEM / Küresel Çağda Mimar Olmak: Küresel Pazarda Mimar Pozisyonları ve Yerel Cözülmelere Bakışlar

Temmuz 27, 2011 § Yorum bırakın

Küresellik  çağında Mimar olmak
Küresel pazarda mimar pozisyonları ve yerel çözülmelere  bakışlar…

TARİH: 27 EKİM 2007
YER : KADIKÖY HALK EĞİTİM MERKEZİ
SAAT: 14.00
KATILIMCILAR: SAFFET BEKİROĞLU (mimar, Zaha Hadid Architects, LONDRA)
GÜVENÇ TOPÇUOĞLU (mimar, SUSd, LONDRA)
SELVA GÜRDOĞAN   (mimar, Superpool, İSTANBUL)
MODERATOR: BOĞAÇHAN DÜNDARALP (mimar, DDRLP, İSTANBUL)

Küresellik, kendine has metodları  ve ağı ile yerel olan üzerinde çözülmeler ve dönüşümler yaratma gücünde. Yakın zamanlı Türkiye’deki  inşaat sektöründe küresel sermayenin varlığı, istanbul’dan başlayarak güney sahillere kadar inen büyük projeler ile gündemde  görünür oldu. Mimarlık ortamı da bu gündem ile hayli meşgul.  Bu ortam,  yakın gelecekte Türkiyedeki mimarlık ortamı için yeni mimar profilleri ve duruşlarına gebe gibi durmaktadır . Bu, yeni oluşumlara açık bir kuluçka ortamı gibi görülebilir.

Bu panel  bu duruma yönelik analiz ya da örnekler üzerinden durumu tarışmak üzerine kurulmamaktadır.  Yakın geçmişe kadar Türkiye’deki mimar profilleri içinde  pek telaffuz edilmeyen, mimarlık etkinliklerini  küresel ortamda sürdüren  üç genç mimar profili üzerinden konuya ayna tutulması  hedeflenmektedir. Mimarlık eğitimlerine Türkiyede başlamış ve yurt dışında tamamlamış  olan katılımcı mimarların, mimarlık ortamında bireysel yolculukları, kendi mimar pozisyonlarını inşa etme biçimleri, motivasyonları ve mimarlığa bakış biçimleri gündemin ana izleğini oluşturacaktır. Bu izlek ile  başlığın belirlediği ve  içinde tartışmalarla boğulma olasılığı yüksek olan konuya  doğrudan olmayan, ancak izleyici tarafından açığa çıkartılacak açılımlar vaad edilmektedir.

_ http://studyokahem.blogspot.com/
_ ” Küresel Pazarda, Yerel Pozisyonlar, Çözülmeler, Yeni mimarlar, Mimarlıklar…” tartışma metni için tıklayınız.
_ etkinlik bilgilerini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ diğer etkinliklerle ilgili haber için tıklayınız.

2007/10: studio*KAHEM / Modernin Genetiği: Genç Akademisyen Mimarlar Konuşuyor

Temmuz 27, 2011 § Yorum bırakın


“10. uluslararası istanbul bienali / studio*KAHEM / funda uz sönmez /
modernin genetiği / tartışma odaları araştırmasında boğaçhan dündaralp”

_ “tartışma odaları” ile ilgili funda uz sönmez’ in değerlendirme metni için tıklayınız/yenimimar.com

2006/04: oda projesi / “radyo içinde radyo, 101.7 fm” / açık radyo 94.9

Temmuz 22, 2011 § Yorum bırakın

açık radyo | 94.9 | radyo içinde radyo 101.7 fm | oda projesi | 13.04.2006 | boğaçhan dündaralp | hakan tüzün şengün | mert eyiler

açık radyo | 94.9 | radyo içinde radyo 101.7 fm | oda projesi | 20.04.2006 | boğaçhan dündaralp | hakan tüzün şengün | mert eyiler

2006/10: ev: bir yerleşme müzakeresi / söyleşi

Temmuz 22, 2011 § Yorum bırakın

_ medya içeriği .pdf formatında görmek için tıklayınız.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with mert eyiler at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: