2020/05:Calling’20 Söyleşileri: Boğaçhan Dündaralp – Hakan Tüzün Şengün / Bir Stüdyo Deneyiminin Poetikası /

Haziran 19, 2020 § Yorum bırakın

 

Calling’20 Söyleşi Serisi 7.Bölüm: Bir Stüdyo Deneyiminin Poetikası

Moderatör: Mimar Nurgül Yardım

Konuklar: Mimar Boğaçhan Dündaralp, Mimar Hakan Tüzün Şengün

Calling’20 Söyleşileri Hakkında: Küresel Covid-19 salgını sürecinde başta İngiltere ve Türkiye olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden tasarımcıların güncel koşullarda ürettikleri çözümleri, küresel krizin tasarım ekosistemine etkilerini kayıt altına almak amacıyla oluşturduğu çevrimiçi söyleşi serisi Calling’20, Mimarizm ve Anylab işbirliği ile gerçekleşiyor. İnternet üzerinden gerçekleştirilecek ve katılımcıların fiziksel bir mekandan bağımsız olarak izleyebilecekleri Calling’20 söyleşileri, kriz ortamında tasarımcının rolünü tekrar sorgularken, sosyal izolasyon sürecinde tasarım disiplininin çalışma biçimleri, eğitim sistemi ve iletişim süreçleri gibi farklı boyutlarıyla ele alarak oluşan refleksler ve önerilen uygulamalara dair bilgi paylaşımını hedefliyor.

Kolektif çalışma önceleyerek bilgi üretimi ve paylaşımına dair yeni yollar aradığımız bu süreçte başta Türkiye ve İngiltere olmak üzere farklı coğrafyalardan tasarımcıların ve mimarların dünyaya, doğaya, yaşama bakış açıları ve üretim yapma biçimleri üzerinden bir etkileşim ortamı yaratmayı hedefleyen Calling’20 söyleşilerine devam ediyor.

Anylab kurucusu Mimar Nurgül Yardım moderatörlüğünde 14 Mayıs günü, ddrlp mimarlık kurucusu Mimar Boğaçhan Dündaralp ve PARCH kurucusu Mimar Hakan Tüzün Şengün, yürütücüsü oldukları stüdyonun üretimlerine ve bugünkü deneyimleri üzerinden çıkarımlarına, topluluk yaratmak konusundaki tecrübelerine ve evden çalışmakta olduğumuz bugünlerde kişisel üretimlerine dair görüşlerini aktardılar. “Bir Stüdyo Deneyiminin Poetikası” başlıklı söyleşiden kısa notlar:

(…..)

Bu dönemde nasılsınız? İki aydan fazla bir süre oldu evlerdeyiz farkındalığınızın arttığı ya da bu dönemde kayıt altına aldığınız şeyler oldu mu?

Boğaçhan Dündaralp: Benim hayatımda yeni bir ritim ve zaman kavramı oluştu. İki çocuklu ev hayatının içinde yeni bir düzen kurduk. Ben bu zamana arınmada diyorum biraz. Zamanın yeniden tanımlanmış olmasının, hem mekansal olarak toplantılara ayırdığımız zaman hem de insanın kendine ve hayatına bakacak aralık yakalaması gibi farklı versiyonları var. Tüketim alışkanlıklarımız değişti, hepimizin ekonomik kaygıları, endişeleri oluştu, iş yapma biçimlerimiz değişti. Bütün bunların hepsinde doğal bir seleksiyon bir arınma var. Yeni bir ritim, yeni bir zaman ve arınma olarak bu üç kavram benim hayatıma yer etmiş durumda.

Hızlı bir tempoda yakaladım kendimi, kapanmanın ilk başladığı dönemde. Her şeye ulaşabiliyorduk; kitaplar, sergiler, podcastler… Gündelik hayatımızda sanki bunlardan mahrummuşuz ve yapamıyormuşçasına her şeyi yapmakla ilgili bir çaba içimde olduğumun aralığında buldum kendimi. Bu noktada en iyi aralık benim için durmak oldu.

Hakan Tüzün Şengün: Bende de biraz kapanmayla ilgili konsantrasyon artışı oldu bu dönemde. İstanbul hayatının gündelik ilişkileri çok karmaşık, orada büyük kayıplarda söz konusu olabiliyor. Boğaçhan Kuzguncuk üzerinde daha lokal alanda kalabiliyor, bense okula gitmek gelmek, diğer işleri yapmak onlardan sıyrılınca başka bir kapanma ve konsantrasyon alanı ortaya çıktı. Belli açıdan bana çok iyi geldi diyebilirim.

Covid Daily adında bir seri çizim yapmaya başladım ama çok ciddi değil tabi. Günün getirdikleri üzerinden, günlük gibi oldu.

(…..)

AURA İstanbul’un 2019 Güz Dönemi Sertifika Programı, Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosu yürütücüleri olan Boğaçhan Dündaralp ve Hakan Tüzün Şengün; AURA’nın mimarlık okullarında yakalanamayan fırsatlara bakmak için bir imkan olduğunu belirterek, stüdyo sürecinin kendileri için enteresan bir deneyim olduğundan bahsettiler. Belli bir sonuç hedeflemeden deneysel bir süreç içinde çıkan ürün noktasında sonucun sergiye yansıdığını da gözlemlediklerini belirttiler.

Söyleşinin tamamını izlemek için tıklayın. Tüm Calling’20 söyleşilerine www.youtube.com/mimarizm adresinden ulaşabilirsiniz.unnamed

 

 

2008/09: ddrlp “çatkapı” / söyleşi

Temmuz 28, 2011 § Yorum bırakın

“…Yaşadığımız coğrafyada, içinde olduğumuz mimarlık ortamı, mesleki açmazları, eğitimi, tartışma ortamları, motivasyonları gibi pek çok boyutuyla düşünüldüğünde,  kakafonik,  muğlaklıkları, belirsizlikleri fazla bir ortam gibi algılanıyor. Ve nedense bu kakafonik ortamdan rahatsız olan ve bir parçası olan bizler, ortamın iyileştirmesine dair çabaları, tartışmaları, kendi nişlerimizin, üretimlerimizin niteliği üzerinden değil, genel toplam üzerinden değerlendirmeye meyilliyiz. Bu da jenererik kalmaktan, sızlanmaktan öte birbirimizle iletişimimize ket vurmaya başlayan, temel içeriklerin eksiklikleri nedeniyle ortamdan uzaklaştığımız, birbirimizin ürettikleri ile pek de ilgilenmediğimiz bir durum oluşturuyor.

Bu anlamda  bence mimarlık ortamı dediğimiz şey kişiler ve kişilerin yaptıkları mimarlıkların yansıması olarak ortaya çıkmadığı sürece bu durumun sürekliliği devam edecek. Halbuki biz bunları üretimler ve üretim biçimleri üzerinden tartışıyor olsak ve asıl derdimizin bunlar üzerine odaklandığını söyleyebilsek, birçok meselenin dillenmeden çözüldüğünü göreceğiz. Bu nedenle meseleyi nasıl çözeceğimiz üzerine konuşmaktansa, neler yaptığımızı konuşmak bana daha iyi bir yol gibi geliyor. Bu, ‘mimar mimara ne anlatır’, ‘mimar mimar olmayanlara ne anlatır’ ve ‘mimarlık, yaşadığımız çevreye ne anlatır’ gibi ilişkileri de çok daha görünür kılacaktır. Tabi kendi üretme hallerimiz biraz da sıkıntılı… Mimar ve ortamı bu ilişkiler içinde birbirini biçimlendirdiği düşünülürse, mimar aslında bizzat kendisinin de bir ürünü olan ortamla yüzleşmekten kaçtığını da  söylenebiliriz…Mimarın pozisyonu, algılama, düşünme ve üretme biçimi de bu ortamla birlikte biçimlendiğinden, mimar kendi üretimleri üzerinden konuları tartışmayı ne yazık ki seçmeme eğiliminde oluyor…Bu kısır döngü içinde mimar kendini kandırmaya devam ederken mimar olmayanlar mimar ve mimarlık ne işe yarar sorularının yanıtlarını gündelik yaşamı içinde güncelleyemiyor.

 Bu nedenlerle ben mimarlık, mimarlık ortamı üzerinden genellemelerle oluşmuş durumları değil,  mimarların mimarlıklarını, mimarca çabaları ile ilgileniyorum. Merak ettiğim şeyler daha çok onlar oluyor…” 

_ devamı/deşifre metin için tıklayınız.
_ “mimarizm.com/çatkapı” da ddrlp mimarlık için tıklayınız.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with mimarizm at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: