2016/1: All issues and problems can become objects of design process / Public Design Support 2011-2016 / Jesko Fezer & Studio Experimentelles Design / Kuzguncuk Bostan

Şubat 20, 2016 § Yorum bırakın

Public Design Support Workshop / Boğaçhan Dündaralp, Architekt

The best scenario for Kuzguncuks future is to increase the possibilities for sharing and to keep it alive – a scenario, which would highlight the importance and value of the orchard for Kuzguncuk. One of the most important contributions during this process, was the “Public Design Support Workshop” realized by Jesko Fezer and his students at the 1st Istanbul Design Biennial 2012. During this weeklong period, we experienced a cohesive and motivating project around a series of ad-hoc interventions that turned into a weekend event in the orchard. Simple arrangements like playgrounds (a football field, a grandstand, a swing, backgammon), tea garden and a picnic ground produced catalysing sensations that evocated curiosity. While Meric Kara from Bilgi University and the students at Kuzguncuk Primary School were directly involved in this event, local architects, Kuzguncuk residents and neighbourhood administrator (muhtar) provided support.

Collective production contains a unique temporality, knowledge production and dissemination processes. This work is invaluable since it shows us the fact that physical encounters and rapprochements that aim at direct production, trust that emerges from common experience and collaboration, common negotiations and sensations provide an opportunity for a unique kind of knowledge production, dissemination and sharing. We experienced a process that revealed the value of keeping the sensations that emerge from social and environmental needs and threats alive in our daily lives.  As much as experiencing and being educated by these contexts and sentiments, we have to create mutual experiences and remember that they are a very important source in terms of producing social and democratic contexts through common decision and negotiation processes.

As an architect that tries to resist contemporary trends that limit the role of the designer to mere “aestheticization” of her environment, and as a Kuzguncuk resident, I want to thank Jesko Frezer and his students, Adhocracy exhibition curator Joseph Grima, and the associate curator Pelin Tan, who helped us carry this project to Kuzguncuk, and all others who participated and contributed in this process and helped us produce and keep this experience alive. / 2012

* An addendum for the book, added after 3 years:

Kuzguncuk residents and the Association of Kuzguncuk Residents worked devotedly to overcome once again in their 20-year-old struggle against development threat on the Orchard of Kuzguncuk, and in 2013 they did manage to cancel out development plans for a school on the orchard area. In 2014 the orchard has been leased out to the Uskudar Municipality as a result of a tender which was put out by the General Directorate for Foundations. The alternative project that we prepared collectively with the residents of the neighborhood in 2010 suggests shared public use of the orchard, and it was brought back to the agenda as the orchard gets a new tenant. The project has put into practice through a collaboration between the association, the residents of neighborhood and the municipality while we, as architects from Kuzguncuk, moderate the process. The orchard life that we looked forward to through this project initiative for last 5 years of 20-year-old resistance struggle has become more than just a conservation of land, and nowadays the orchard keeps creating new uses and new characteristics to its collective memory. Until the next possible attack for future development plans on the Orchard Kuzguncuk residents look happy and the neighborhood is in high spirits.

 

for workshop:   link 1 / link 2

for book: link 1 / link 2

 

 

2015/03: Rural Commons / Kırsal Birliktelik / workshop / Mardin Artuklu University

Şubat 27, 2015 § 2 Yorum

 

Rural Commons Mardin Poster (1)

Rural Commons / Kırsal Birliktelik

Mardin Artuklu University – Architecture Faculty

 

Workshop in Mardin: Hamburg Sanat ve Tasarım Akademisi & MAU Mimarlık Fakültesi

Atölye Yürütücüleri/Workshop Tutor: Jesko Fezer, Pelin Tan, Boğaçhan Dündaralp, Nusret Çakar.

Tarih/Date: 03-07 Mart 2015

Yer/Place: Mimarlık Fakültesi, Mardin Artuklu Üniversitesi

 

Program:

02.03: Arrival to the guest house and architecture faculty. Sightseeing in the city. Mardin kent ve çevresini gezme.(Share taxis from airport to guesthouse – pelin will call them).

03.03 – 14:00 Meeting & Intro.

14:30 Presentation by Nusret Çakar and Pelin Tan

17:30 Jeso Fezer talk

Atölye: bilgi ve Mardin üzerine tanıtım konuşmaları. Öğrencilerin buluşması

04.03 – Visiting the site –  working there /  Arazide çalışma

05.03 –   Working on desing proposals – Araştırma Proje fikirleri

06.03 – Collective work on site and in the faculty / Kolektif çalışma/Proje önerileri

07.03 – Mart – Meeting in the morning / Afternoon sightseeing around Mardin / dinner at Beşir Projelerin / Atölye sonuçlarının sunumu/Mardin Çevresi gezme/Beşir’de yemek.

 

Mardin’de yoğun ve hızla yayılan şehir köyleri de içine alarak genişlemektedir. Bu kentleşme, kent ve kırsal alanları, yaşam biçimleri ve üretim tarzlarını da dönüştürmekte. Atölyenin amacı bu hızlı mekansal dönüşüm ve üretim hakkında inceleme yapma; müşterek olası kırsal üretim koşullarımızı yeniden kentleşme bağlamında düşünme üzerinedir. Jesko Fezer ve öğrencileri ile birlikte oluşturdukları grup “Öffentliche Gestaltunsberatung” farklı kentlerde çalışmalar, katılımcı tasarım pratikleri üzerine danışmanlık yapmışlardır. 2013 yılında, İstanbul  Kuzguncuk Bostan’ında mimar Boğaçhan Dündaralp ile ortak çalışmalar yapmışlardır.

 

Jesko Fezer aynı zamanda Berlin pro-qm mimarlık&sanat&tasarım kitap evinin kurucusudur.

 

Nusret Çakar, a local, founder of Mardin Environment and Wild Life Assoc.

 

Boğaçhan Dündaralp, mimar, yazar. DDRLP Mimarlık Ofisi İstanbul.

 

Sightseeing:

www.tripadvisor.de/Attraction_Review-g672951-d2178230-Reviews-Deyrulzafaran_Monastery-Mardin_Mardin_Province.html

www.tripadvisor.de/Attraction_Review-g672951-d2612977-Reviews-Great_Mosque_of_Mardin-Mardin_Mardin_Province.html

www.tripadvisor.de/Attraction_Review-g672951-d2534372-Reviews-Dara_Mesopotamia_Ruins-Mardin_Mardin_Province.html

www.enhr2007rotterdam.nl/documents/W15_paper_Gulmez_Uraz.pdf

www.mardinbienali.org/2014/eng.asp

2013/10: Kozbeyli Köyü ‘sınır’ Atölyesi / izmir Gediz Üniversitesi / workshop

Kasım 16, 2013 § Yorum bırakın

9

6 5

broşür2_t

KOZBEYLİ İÇİN KENTSOYLU  SINIR OKUMALARI /  KOZBEYLİ’DE KENTİ OKUMAK

Kozbeyli Köyü İçin Bugün Köy Olma Sınır/ı/ları Nedir?

Kentin Dönüştürücü İzlerini Köyün Yapısal Sınırları Üzerinden Açığa Çıkartma Denemesi…

Kozbeyli’yi Hala Köy Olarak Tanımlamamıza İzin Veren Sınırları Tasarım Araçları ile Keşfetmek…

ÇALIŞMA MATERYALLERİ:

Atölye grubu için:

A0 hava fotoğrafı uydu görüntüsü (mümkün ise) / Ya da A3’lere göre karolajı yapılmış, kesilmiş de olabilir…

Farklı Renklerde  ‘post-it’ ler (kare-büyük format), Farklı kalınlıklarda siyah mürekkepli/keçeli kalemler,

Renkli kalemler / yazı ve boyama için; Fosforlu kalemler; Şeffaf eskiz bandı,

2mm Oluklu karton, maket bıçağı, yapıştırıcı ( çok sayıda olması gerekmez; taşınabilir az miktarda kavramsal maket, pafta üzerine soyut model vs… için gerekirse.)

Kozbeyli hakkında elde edilebilir bilgiler ( tarihsel, fiziki ve sosyal yapıya dair…; topografya kot eğrileri vs…bulunabilirse… Bu bilgiler atölyeye başlamadan önce öğrenci ve yürütücülere incelenmesi için gönderilebilirse iyi olur.)

Öğrenciler için:

A3 boyutunda Kozbeyli hâlihazır haritası veya uydu fotoğrafı çıktıları…(her öğrenci+ atölye yürütücüsü için)

A3 eskiz, A3 sert altlık, yeterli sayıda kıskaç

Fotoğraf makinası, dizüstü bilgisayar, (  gerekli yazılım donanımları), not-eskiz defterleri,

A3 printer (yazıcı)

41237 8

1397280_10151487903474649_1656702826_oIMG_752310

Kozbeyli Atolye Brosur

BD Atolye Notları 5-6 Eki 2013

2012/11: Kamusal Destekli Tasarım Atölyesi / Deneysel Tasarım Stüdyosu, HFBK Hamburg /Adhokrasi, İstanbul Tasarım Bienali

Aralık 4, 2012 § 1 Yorum

Public Design Support Kuzguncuk, Studio for Experimental Design HFBK Hamburg, Adhocracy, Istanbul Design Biennial

tara0033

Kuzguncuk: Bostan; Kamusal Destekli Tasarım;Workshop

*İstanbul_Kuzguncuk

Kuzguncuk; İstanbul’ un yoğun yapılaşma, sürekli ve hızlı dönüşüm trafiğinden ya da son dönemlerdeki kentsel dönüşüm adı altında yapılan tepeden inme ‘gentrification’ ya da soylulaştırma’, ‘yerinden etme’, ‘değer arttırma’ gibi kentsel   operasyonlardan kendini koruyabilmiş, ‘yavaş’ dönüşüm yaşayan, otantik varoluşunu, dokusunu, karakterini koruyarak gelişen, Istanbul’ da kalan belki de tek boğaz köyü.  “Bunu nasıl başarıyor?” sorusunu sorarsak, bunun iki tane temel yanıtı var. Birincisi İstanbul’ daki topoğrafik konumu: bir yanda Fethipaşa korusu, diğer yanda Nakkaşbaba mezarlığı arasında bir vadiye yerleşen köy, Bağlarbaşı tarafında arka uçtaki kentsel gelişmeden kısmen kendini topoğrafik sınırlarla yalıtabilmiştir. Bu sınırlar içindeki fiziksel-karakteristik dokusu ‘sit alanı’ kapsamında da korununca; yıkılmadan yenilenerek varolmayı  zorunlu kılan alçak katlı, eski eser ağırlıklı bir doku olarak konumunu sürdürebiliyor. İkincisi bu doku sayesinde 1980’lerden başlayarak ciddi bir entelektüel göç alarak buradaki doku hem yenileniyor hem de yaşayanlar anlamında yeni komşuluk ilişkileri üretiyor. Bu entelektüel göç, gün geçtikçe artmasına rağmen hızlı bir dönüşümle değil; müzakere, karşılaşma, kabullenme, karşılıklı birbirinin varlığını kabul ederek ilerleyen bir süreçle gerçekleşiyor. Bu nedenle neo-liberal ekonomilerle üretilen hızlı kentsel dönüşümlerde olduğu gibi alt-ekonomiyi, ekonomik dengesizlikleri, komşuluk ilişkilerini ortadan kaldıran, bölgeler arası ekonomik göstergeleri uçlara taşıyan ayrışmalar burada gözlemlenmiyor. Onun bu koşullarda İstanbul gibi hızlı dönüşümün yaşandığı bir kentte kendi kimliğini koruyarak ağır evrimleşmesi; bir taraftan kentleşme ile kaybedilen pek çok olgunun hala varolabildiği bir yaşam alanını temsil etmesini sağlıyor, diğer taraftan da onun bu kimliğini gözler önüne sunan Tv dizileri, reklamlar, sayesinde de bir turistik cazibe merkezi haline geliyor.

*Kuzguncuk_Bostan

Bostan ise bu kentsel doku içinde kalan, son yeşil boşluk olarak hem yerel yönetimler, hem de  ekonomik iktidarların İstanbul’un hızlı kentsel dönüşümünün Kuzguncuk’ taki anahtarı olarak her 10 yılda bir gündeme taşınıyor. Bostan olarak korunması gerekli bu alan; İmar Planlarında 1980’lerin ikinci yarısında  yapılan oynamalar sonucu bunlara karşı açılan davalar gibi hukuki düzlemlerde de verilen savaşlarla, 1990’ da ve 2000’ de buradaki bilinçli yerel oluşumlar sayesinde korunabilmiş ve 2010’da tekrar bu alan üzerindeki planlar gündeme gelmiştir. Mülkiyet hakkını elinde tutan Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bu alana bir proje  hazırlatılarak, hayata geçmesi için bir girişimde bulunulmuştur.

*BostanA Alternatif Proje Girişimi

BostanA Alternatif Proje Girişimi ise, bu projeye alternatif olarak, alanın hem kullanımını hem de kullanım potansiyellerini alanın karakteri bozulmadan nasıl sürdürebileceğini göstermek amacı ile başlatılmıştır.  Katılımcı bir süreçle geliştirilmeye başlanan bu çalışma, bir taraftan Bostan’ ın süregiden yaşantısını katılımlarla zenginleştirerek teorik bir egzersizden çok, pratik uygulamaya dair yeni üretim olanaklarını ve ekonomi modellerini ortaya koymaya çalışmaktadır. Kent platformunda, kimliğini koruyarak açığa çıkaracağı kamusal kullanımlarla hem Kuzguncuk’ a hem de İstanbul’ a  yeni kentsel kullanımlar sunabilecek;  ortaya koyduğu ekonomik model ile bir kent parçasının ‘değer’ ine ilişkin  yeni bir öneri sunabilecektir. Mimarların sosyal bir aktör (katalizör) ve mimarlığın bir iletişim aracı olduğu bu çalışma ile; alternatif olunan projenin hem yapısal durumuna hem de kentteki bir alanın ‘değer’ine ilişkin bugünün kent politikaları, kentleşme modelleri üzerinden yeni bir müzakere alanı açılarak, bu alana ilişkin yaklaşımların ‘tek bir model’ üzerinden yapılamayacağı gösterilmeye çalışılmaktadır. ‘Mülkiyet hakkı’ ndan çok  ‘kullanım hakkı’ na odaklanan bu çalışma, tarafları yeni  bir müzakere alanına taşıyarak, Bostan’ ın sahip olduğu değerleri kaybetmeden yaşatılabileceği  alternatif modeller üretmeye zorlayabilirse görevini başarı ile yapabilmiş olacaktır.

Süreç:

Bu çaba ile Kuzguncuk ittifakı, Bostan’ ın sahip olduğu değerleri kaybetmeden yaşatılabileceği  alternatif modellerin de mümkün olabileceğini ve bu yönde ortak bir çaba içine girebileceklerini gösterdi.  Tüm proje onay süreçlerini takip ederek, kurumlarla iletişimini kaybetmeden sürekli tetikte ve proje ile ilgili gelişmeleri izledi.  28.06.2012’de Kültür Ve Turizm Bakanlığı, İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Kuzguncuk bostanında yapılmak istenen özel ilköğretim tesis alanı yapılaşma başvurusunu; programı ve yapı kütlesi nedeni ile Kuzguncuk mimari dokusuna uyumlu olmaması gerekçesiyle uygun olmadığına, ayrıca parsel içinde tespit edilen bostan havuzunun korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilerek koruma grubunun 2.grup olarak belirlenmesine karar verdi.

Kuzguncuklular bu kararla biraz nefes aldılar, zaman kazandılar ancak süreç  de direniş de bitmiş değil…

Kamusal Destekli Tasarım Atölyesi:

Bundan sonraki süreçte bostanın Kuzguncuk için önemini ve değerini görünür kılacak en iyi durum; buranın yaşamaya devam etmesi ve  Kuzguncuklular’ın bu alan içindeki paylaşımlarının olanaklarının artması olacaktır.

Bu süreçteki en değerli katkılardan biri:

Hamburg Güzel Sanatlar Üniversitesinde Deneysel Tasarım profesörü ve adhokrasi sergisi tasarımcısı Jesko Fezer ve öğrencilerinin  30 Ekim-3 Kasım  2012’de 1. İstanbul Tasarım Bienali çerçevesinde gerçekleştirdikleri “Kamusal Destekli Tasarım Atölyesi” olmuştur.

Bu bir haftalık süreç içinde, Bostanda bir hafta sonu etkinliğine dönüşecek bir dizi geçici müdahalenin üretildiği; birleştirici ve motive edici bir çalışma deneyimledik.  Oyun alanları (futbol alanı, tribün, salıncak, tavla), çay ocağı, piknik alanı… gibi basit düzenlemeler ardında tetikleyici ve merak uyandırıcı pek çok duygulanımı peşinden üretti.  Bilgi Üniversitesi Tasarım Bölümünden Meriç Kara ve öğrencileri, Kuzguncuk İlkokulu öğrencileri bu çalışmalara doğrudan katkı üretirken;  yerel mimarlar, Kuzguncuklular  ve Kuzguncuk Muhtarı  bu çalışmalara destek verdiler.

Kollektif üretimlerin kendilerine ait zamansallığı, bilgi üretimi ve yayılımı vardır. Bu çalışma; doğrudan yapmaya yönelik fiziksel karşılaşma ve yakınlaşma, ortak deneyim ve işbirliğinin yarattığı güven ile  ‘ortak müzakerelerin’ , ‘ortak duygulalanımlar’ın başka hiçbir şeyin sağlamadığı kendine özgü bilgi üretimi ve yayma, paylaşma imkanı olduğunu  bize yeniden göstermesi anlamında çok kıymetli.

Bu süreçte ancak toplumsal, çevresel ihtiyaç ve tehlike söz konusu olduğunda ortaya çıkan duygulanımların ve çabaların; gündelik hayat içinde sürdürülebilmesinin önemini açığa çıkartan bir deneyim yaşadık. Bu ortamların ortak duygulanımların eğitimi, deneyimi kadar karşılıklı olarak deneyim yaratmak,ortak karar ve müzakere süreçleri yoluyla toplumsal  ve demokratik ortamlar üretme açısından da ne denli önemli bir kaynak olduğunu da unutmamak lazım.

Tasarımcıyı içinde bulunduğu ortamı ‘estetize’ etmekten başka bir çare ya da rol bırakmayan güncel eğilimlerin karşısında durmaya çalışan bir mimar olarak, bir ‘Kuzguncuklu’ olarak;  kendi mücadelemiz içinde  bu deneyimi üretme ve yaşama imkanı  sağlayan başta  Jesko Fezer ve öğrencilerine, Adhokrasi sergisi küratörü Joseph Grima’ya, çalışmayı Kuzguncuk’a taşımamızı sağlayan yardımcı küratör Pelin Tan’a,  bu süreçte yer alan ve katkı sağlayan herkese çok teşekkür ederiz.

Boğaçhan Dündaralp

tara0032

2012-11-01 15.56.192012-11-01 16.00.192012-11-01 16.02.272012-11-01 16.04.332012-11-01 16.12.542012-11-01 16.54.312012-11-01 17.03.262012-11-02 15.09.232012-11-02 15.14.23

Kuzguncuk: Bostan; Public-supported Design; Workshop

*Istanbul_Kuzguncuk

Kuzguncuk is perhaps Istanbul’s sole village to have survived along the Bosphorus. It has succeeded in defending itself against the intensive rise in construction, the rapid transformation in traffic and various urbanistic operations choking thecity. These urbanistic operations, are conducted under the motto of “urban transformation” to impose gentrification in various parts of Istanbul at the cost of displacing former inhabitants and for the sake of so-called “added value”. Kuzguncuk has been able to keep itself astride from all this, experiencing its own slow transformation and evolving within its own authentic life style, maintaining its fabric and character. “How does it do it?” one might ask. There are two basic answers to this question.  The first has to do with its topographical situation in Istanbul: Kuzguncuk is a village nestled in a valley which is bordered by the Fethi Pasha Woods on one side and the Nakkashbaba cemetery on the other. It has been able to protect itself from the concrete jungle of the Baglarbasi disrict to its east, thanks to its own topographical borders. Having been declared a protected site, its physical and characteristic fabric within these borders has aslo been preserved. Its fabric is composed mainly of ancient buildings, not more than a few storeys high, which cannot be pulled down and have to be renovated. Secondly, thanks to this fabric, Kuzguncuk became prized by intellectuals who began settling there from the 1980s on. This led to the renewing of the existing fabric and to new neighbourly relations. This intellectual immigration, increasing day by day, has not however led to a rapid transformation but is rather evolving in a process of negotiation, encounter, acceptance of one another between the old and new inhabitants. This is why the economic imbalances, the disappearance of neighbourly relations, the extreme disparity in economic indicators between regions, all characteristic of rapid urban transformation projects developed by neo-liberal economies, are not to be found here. Evolving at its own pace while maintaining its identity in an Istanbul undergoing rapid change, allows Kuzguncuk to flag up a life style which has been sacrificed to urbanisation elsewhere.  This very setting, found so attractive by TV serials and advertisements, also adds to its becoming a centre of attraction for tourism.

*Kuzguncuk_Bostan

Bostan, the kitchen garden,being the lastpatch of vacant green in the midst of this urban fabric is coveted every ten years by both local administrations and economy magnates as the key to Kuzguncuk’s rapid urban transformation. This land which needs to be protected as a kitchengarden, had been subject to assault by tampering on the city’s Master Plan in the late 1980s. This assault was countered by a legal struggle launched by the conscientious locals who succeeded in gaining the law suits they brought against two such attempts in 1990 and 2000. In 2010 this coveted piece of land was once again threatened by a new attempt .The Directorate General  for Foundations, who is at present  in possesion of the title deed for this property, commissioned a project* and has made a move to implement it.

*Alternative Project Initiative BostanA

The Alternative Project Initiative BostanA was launched as an alternative to the previous project with the aim of showing how the Bostan can be potentially used and sustained without harming its original character. Encouraging a participatory perspective from the onset, the alternative project is less a the oretical exercise than an attempt to diversify and enrich the Bostan’s present life through practical measures allowing for new modes of production and economic models. The Project proposes to reveal how a given space can be put to public use while preserving its identity at the urban level, how it can offer new urbanistic uses not only to Kuzguncuk but to Istanbul at large. With the economic model it proposes, the Project also puts forward a new perspective on the “value” of an urban space. Bearing in mind that architects are social actors and that architecture is a mode of communication, the Project aims to open a new debate on existing urban policies and urbanisation models by contesting the structural aspects of the previous projects as well as the “value” attributed to a space in the city.  In so doing, the Project attempts to show that a “single model” approach cannot be imposed on this space.

Focusing on the “right to use” rather than the “right to property”, the Project will deem itself successful if it contributes to drawing the concerned parties to a new platform for negotiation and instigates the development of alternative models allowing the Bostan to maintain its existence without losing its values.

Public-Support Design Workshop:

The best scenario for Kuzguncuk, in the future, is to increase the possibilities for sharing in this neighbourhood and to keep it alive – a scenario, which would highlight the importance and value of the orchard for Kuzguncuk.

One 0f the most important contributions, during this process, was:

The “Public-supported Design Workshop” realized by Jesko Fezer (a professor of Experimental Design at Hamburg University of Fine Arts and a designer at the adhocracy exhibition) and his students at the 1st Istanbul Design Biennial between 30 October and 3 November 2012.

During this weeklong period, we experienced a cohesive and motivating project around a series of ad-hoc interventions that turned into a weekend event in the orchard. Simple arrangements like playgrounds (a football field, a grandstand, a swing, backgammon), tea garden and a picnic ground produced catalysing sensations that evocated curiosity. While Meric Kara from Bilgi University Department of Design and his students and the students at Kuzguncuk Primary School were directly involved in this event, local architects, Kuzguncuk residents and neighbourhood administrator (muhtar) provided support.

Collective production contains a unique temporality, knowledge production and dissemination processes. This work is invaluable since it shows us the fact that physical encounters and rapprochements that aim at direct production, trust that emerges from common experience and collaboration, “common negotiations” and “common sensations” provide an opportunity for a unique kind of knowledge production, dissemination and sharing.

In this process, we experienced a process that revealed the value of keeping the sensations that emerge from social and environmental needs and threats alive in our daily lives.  As much as experiencing and being educated by these contexts and sentiments, we have to create mutual experiences and remember the fact that they are a very important source in terms of producing social and democratic contexts through common decision and negotiation processes.

As an architect that tries to resist contemporary trends that limit the role of the designer to a mere “aestheticization” of her environment, and as a Kuzguncuk resident, I want to thank Jesko Frezer and his students, Adhocracy exhibition curator Joseph Grima, and the associate curator Pelin Tan, who helped us carry this project to Kuzguncuk, and all others who participated and contributed in this process and helped us produce and keep this experience alive.

Boğaçhan Dündaralp

223602_10151165811878353_748091256_n311119_10151165812693353_1975016439_n374098_10151165812238353_1614120997_n30975_10151165813698353_1639128221_n316537_10151165811523353_527216392_n390108_10151165812878353_865717751_n416778_10151165810663353_807525345_n486149_10151165813163353_1069551405_n533506_10151165813813353_578549241_n536333_10151165810523353_2147022583_n547027_10151165812448353_2109925231_n387956_10151165809848353_1294189356_n559382_10151165809953353_1261554005_n391761_10151165812538353_1384803233_n550244_10151165813498353_160252489_n (1)437_10151165813933353_1231645769_n

ilgili link : design.hfbk-hamburg

ilgili link: An Architektur

2009/11: spirit of architectonics / workshop

Temmuz 29, 2011 § Yorum bırakın


_ atölye posterini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ atölyeden fotoğraflar için tıklayınız.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with workshop at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: