2020/02: İzmir Büyükşehir Belediyesi Ana Transfer Merkezi Mimari Proje Yarışması / Jüri Üyeliği

Mart 10, 2020 § Yorum bırakın

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehirlerarası Otobüs Terminali Binası Ulusal Mimari Proje Yarışması

ScreenshotScreenshot2

yarışma için detaylı bilgiler ve web sayfası için tıklayınız

2019/12: Panel/ Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışmaları / Konuşmacı

Şubat 19, 2020 § Yorum bırakın

1930′ lu yıllardan itibaren, ülkemizde  minör bir mimari gelenek olarak kalmış, ancak kamusal, sürdürülebilir,  meslek etkin, yenilikçi,  majör bir çevre ve yapı üretimi  kültürüne dönüşememiş “Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışmalarının”  bugünü ve yarınının tartışılacağı paneli 9 Aralık 2019 Pazartesi günü saat 17:00’de Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Güney Kampüs BCONF konferans salonunda yapılacaktır.

f4617d9b-11af-4f2e-b3cc-69e070788dd273096722_10157136888269032_6373055830253633536_o

Moderatör: Devrim Işıkkaya’nın panelistlere sorduğu sorular:

 

  1. TUR SORULARI
  • YARIŞMA: 1930’lu yıllardan itibaren, Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışmaları ülkemizde   yenilikçi, sürdürülebilir majör bir mimari çevre ve yapı üretimi  kültürüne  dönüşebilmiş midir? Nasıl yorumlarsınız? Türkiye’de yarışmalar halen daha (doğru) şekilde kamusallaşamamış, elit, kapalı bir faaliyettir. Yarışma mekanizması çarpık kamusallık anlayışı olan bu ülkede nasıl doğru kamusallaşabilir – toplumsallaşabilir? Türkiye’de yarışmalar yaygın bir proje elde etme – uygulama yöntemine nasıl dönüşür? Türkiye, yarışmalar bakımından Almanya (ya da hiç olmazsa eski Türkiye) olabilir mi ya da olamamasının sosyolojik (toplumsal), sektörel-ekonomik (özel sektörün ilgisizliği)fiziksel(kent), mesleki ya da ideolojik sebepleri nelerdir?
  • YARIŞMA: Bayındırlık Bakanlığı ve TMMOB-Yarışmalar Komitesi döneminde ülkemizde yaklaşık 80 yıl boyunca senede ortalama 8,8 yarışma açılmıştır. “YARIŞMAYLA YAP” Platformu Ömer Yılmaz ve arkadaşlarının çabalarıyla özellikle 2011-16 yıllarında bu ortalama senede 21,1 yarışmaya çıkmıştır. Çeşitli sorunlardan dolayı söz konusu platform etkinliğini yitirmiştir. Son 2-3 yıldır ortalama senede 4-5 profesyonel yarışma açılagelmiştir. TMMOB yarışmaları gerçekten istikrarlı bir kurumsallığa kavuşturmuş mudur, süreçte rolü nedir? Bir daha böyle bir etkinlik platformu kurulabilir mi? Bizler ne yapabiliriz?
  • YARIŞMA: Mimari Proje Yarışmaları’nda yeni söz / fikir üretimi adına risk alınıyor mu? “Yoksa jüriye, şartname (komut defteri) vs. göre şablon projeler (winner strategies) mi yapılıyor? Bir tür genetik aktarım olarak “ödül” stratejileri – ezberler mi yapıyoruz? Yeni bir SÖZ söylüyor muyuz? Türkiye’deki yarışmalarda bir “POMPİDOU Kültür Merkezi” çıkma ihtimali var mı – ŞARTNAMEYİ AŞMAK (şartnameyi delmiş bir proje önerisidir) ?
  • YARIŞMA-KENTSEL TASARIM: Kent TERASI, PROMENADI, BALKONU, EKOLOJİK KORİDOR, KENT KANOPİSİ, DURAKSAMALI PARKUR, KÜLTÜR PROMENADI, YÖNETSEL ODAK: kentlerde olamayacak olanın gösterilmesi Kentin bir söylemi bir de güzergahı vardır (Lefebvre). Kentsel tasarım yarışmacıları projelerinde söylemi kent söylemi -güzergahı örtüşüyor mu?
  • YARIŞMA-PROJE-SUNUM: Günümüzde proje sunumunun, sunum tekniklerinin tasarımın başka bir ifadeyle ‘söylenmek istenen söz’ün önüne geçtiği eleştirileri gündeme getirilmekte, üç boyutlu görseller adeta bir sinematografik anın çerçevesini-kadrajını jüriye sunmaktadır. Güncel sunum tekniklerinin kapasitesi doğrultusunda bazı yarışmalarda, jürinin içerik ile imge arasında kaldığı, bu ayırımı yapamadığı ve sunumdan etkilendiği iddia edilmektedir. Günümüz mimari sunumu hatta “yarışma mimarlığı” içerikten çok imge tasarımı mıdır? Bu bir konvansiyonel yaklaşım, bir strateji midir? Güncel durumun mesleki fayda/zararı nedir? Bir nesile mal edilebilir mi?
  1. TUR SORULARI
  • Yarışma JÜRİ: Türkiye bir jüriler ülkesi aynı zamanda…Türkiye’de yarışmalar için “iyi” jüri kurulabiliyor mu? Her zaman liyakatlı jüriden bahis edilebilir mi? Jüri adaletli ve şeffaf olabiliyor mu? Jüri özgür mü? (Britanya’da genelde seçim süreci jüri tarafından yapılmakta, ancak 1. Ödül seçimi iş veren ya da sponsora bırakılmaktadır) Danışman jüri üyeleri – asil jüri üyeleri arası ilişki nasıl? Jüri projeleri – sergiyi nasıl geziyor/değerlendiriyor (nesnel-öznel değerlendirme dengesi)? Jüri üyeleri kimlerden oluşmalı, tartışıla gelmiş bir soru…akademisyen, mimar, yarışmacı?
  • KOLOKYUM: Kolokyum kelime anlamı olarak belirli bir gaye etrafında toplanmış insanların fikir alışverişinde bulunması demek. Kolokyumlar Almanya’da yarışma sürecinde iki kez düzenleniyor. Birincisi soru-cevaplar ardından / sırasında, ikincisi ödül-sergi gününde yapılmaktadır. Türkiye’de verimliliği ne düzeydedir? Mesleki anlamda geliştirici bir tartışma, şeffaf bir değerlendirme – hesaplaşma ortamı sağlanabiliyor mu?
  • YARIŞMA(CI): Türkiye’de son dönemde öğrenci yarışmalarında ciddi artış gözlemlenmektedir. Söz konusu ortamın öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimlerine etkilerinden bahis eder misiniz? Ödül alan öğrencilerinizin profesyonel hayatta yarışmalar ile ilişkilerini takip edebiliyor musunuz? Ayrıca ünivesiteler bu tür organizasyonların sürdürülebilirliği – verimliğinin arttırılması için ne yapmaktadır?
  • YARIŞMA(CI): Yarışmalar halen daha genç ve yetenekli mimarların isimlerini duyurabilmelerini, sürdürülebilir bir profesyonel hayata – üretime geçebilmeleri için en uygun ortamı sağlayabiliyor mu ? Genç mimarların yarışmalara ilgileri, yarışmadan beklentileri nedir? Yarışma kazanarak var olabilmek mümkün mü? Buna bağlı olarak bugün Türkiye’de 40 yaş üzeri mimarların yarışmalara ilgisi ciddi biçimde azalmaktadır. Nasıl yorumlarsınız?

 

2018/02: Lüleburgaz Belediyesi Tosbağa dere Rekreasyon Alanı Fikir Projesi Yarışması / Jüri Üyeliği /kolokyum

Şubat 28, 2018 § Yorum bırakın

 

_DSC9110

Lüleburgaz Belediyesi tarafından ilan edilen ve ocak ayında sonuçlanan Lüleburgaz Tosbağa Dere Rekreasyon Alanı Fikir Projesi Yarışması’nın Kolokyumu 3 Şubat saat 14:00’da Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisinde yapıldı. Asil Jüri üyeleri; H.Sinan Omacan, Boğaçhan Dündaralp, Hakan Evkaya, Murat Cemal Yalçıntan ve Yedek Jüri Üyeleri, Sevince Bayrak, Ümit Tarık Yaşar, Aslı Öğüt Erbil ve raportör Zeynep Tüfekçioğlu, Burcu Bağcı Uçar ve Emre Dülger’in katılımlarıyla yarışmaya dair bilgiler aktarıldı ve katılımcılardan gelen sorular cevaplandı. Eşdeğer ödüle layık görülen ekiplere sahnede Belediye Başkanı Emin Halebak tarafından teşekkürleri ve ödülleri sunuldu.

_DSC9121_DSC9188

dsc7467.jpg

jüri çalışmalarından…

Yarışma Haberi

Yarışma Şartnamesi

Ödüller ve raporlar

2015/08: LYSA /Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi Yarışması / Lüleburgaz Belediyesi / Yarışma

Ağustos 27, 2015 § 2 Yorum

luleburgaz_sanatakademisi

Jüriden;

Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi (LYSA) projesi, Lüleburgaz Belediyesi’nin yaklaşık 15 yıldır çok önem vererek sürdürdüğü kent kültürü odaklı sosyal içerikli projelerinin bir parçası olarak hızla hayata geçirilmeyi beklemektedir.

Lüleburgaz Belediyesi, Lüleburgaz’ın sosyal ve kültürel ihtiyacına yönelik kentlinin zenginliğini kentin zenginliği ve niteliğine yansıtmaya çalışan, bunu da kentin sosyal ve kültürel hayatının zenginleşmesinde yattığına inanan sosyal bir belediyecilik anlayışı ile çalışmaktadır. Bu sürecin kentin fiziki çevresinden ve mekânsal niteliklerinden ayrı olmadığını düşünen Belediye; mimarlık başta olmak üzere, kentin ihtiyaç duyduğu fiziki çevrelerin üretiminde gerekli disiplinlerin uzmanları ile çalışma çabası içinde doğru yöntem ve ilkelerle yapılmaya çalışıldığı bir yaklaşım içindedir. Kent kaynaklarının ve olanaklarının değerlendirildiği, yeni kaynakların üretildiği ve bunların kent hayatında görünür olarak aktarılabildiği bu süreç, kent hayatına yansımaya devam etmektedir.

Bu süreçte mimarlık, kentin hayatında nitelikli fiziki çevre, mekân üretimi için yaşadığımız coğrafyadaki genel anlayışın aksine ihtiyaç duyulan ve talep edilen bir disiplin olarak tanımlanmaktadır. Bu ihtiyaçlarını doğrudan ‘yapı’ beklentisi üzerine kuran pek çok belediyenin aksine, süre giden kullanımlara dayalı ihtiyaçları talep eden bir kentsel hayat üzerine kurmaktadır. Bu mekânsal ihtiyaçları sadece mekân ya da yapı olarak değil oradaki hayatın gelişimine odaklayan bir perspektifle tarif etmektedir. Bu nedenle Lüleburgaz’da boş, kullanılmayan şık yapılar yerine yaşayan ve çok kullanılan mekânlarla karşılaşılmaktadır. Bir başka önemli durum da; talep edilen ve hizmeti alınan her türlü mimari ürünün hayata geçirilmiş olmasıdır. Bir taraftan ne istediğini bilen, talep eden, bunun için kaynaklarını hazırlamış; diğer taraftan da işlerini doğru yapan profesyonellere ulaşmaya çalışan, bu kişilerin kendi perspektiflerini genişletmesine açık, bilgi ve üretime saygı gösteren bir kamu kurumundan bahsediyoruz. Bu iki özellik kuşkusuz sadece mimarlar için değil, bütün disiplinler için işlerin ve üretimlerin önüne geçen şüpheleri ortadan kaldırmak için önemlidir.

Lüleburgaz Belediyesi son iki yıldır bu özel projeleri ulusal mimari proje yarışmaları yoluyla elde etmeye başlamıştır. İlk olarak 2013’de Otobüs Terminali yarışması ile başlayan (şu anda yapımı devam etmektedir) bu süreç, geçtiğimiz ay yarışması sonuçlanan Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi (LYKA) yarışması ile devam etmiştir. Bu projenin de hayata geçirilmesi için gereken çalışmalar devam ederken; Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi (LYSA) projesi yarışmaya açılmaktadır. Bu yarışma, mimarlık ortamını Lüleburgaz’ın kültür ve sanat ortamına katkıda bulunmaya davet niteliği taşımaktadır.

Kentteki kültür ve sanat faaliyetleri ile mimarlık yarışmalarının yarattığı olumlu hava kentin ve kentlinin yaşantısına büyük bir katkı sağladığı açıkça fark edilmektedir. Yerel yönetimin istek ve iradesi ile yarışmaya açılan projelerin hızla ve özelliklerini koruyarak hayata geçiriliyor olması da Lüleburgaz Kenti’ni mimarlık ortamı açısından özel ve umut verici bir konuma taşımaktadır.

Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi (LYSA), kentte halen faaliyette olan Lüleburgaz Yıldızları Futbol Akademisi (LYFA), yapımı tamamlanan Lüleburgaz Yıldızları Lezzet Akademisi (LYLA), yarışması tamamlanan Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi (LYKA) ve gelecekte yapımı düşünülen diğer akademiler ile birlikte kentin sosyal ve kültürel strüktürünün geliştirilmesinde büyük öneme sahiptir. Akademi olarak tanımlanan bu yapılar Sayın Başkan’ın metninde de ifade ettiği gibi- kent hayatının içine sızan, eğitim, üretim ve paylaşma alanlarının etkinliklerle zenginleştirildiği, bir nevi halk evi gibi çalışan özgün kurumsal yapılanmalardır. Sanat

Akademisi için kentin en özel noktalarından biri seçilmiştir. Konumu, topografyası, peyzajı, programının talep ettiği zengin mekânsal kullanımlar için potansiyeller vaat etmektedir. Bu potansiyellerin zengin ve doğru değerlendirilmesi için yarışma formatı iki kademeli olarak belirlenmiştir.

Belediye tarafından hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi planlanan ve inşaat bütçesi ayrılmış olan projede yer alacak mekânların farklı zaman dilimlerinde esnek kullanımlara izin vermesi, açık-yarı açık-kapalı mekân dengelerinin alanın doğal peyzajı ile bütünleşerek kullanım niteliklerini zenginleştirecek yönde ele alınmış olması beklenmektedir. Projenin gerçekleşmesinden sonra kent yaşantısına yeni bir boyut ve anlam katabilecek, tüm kentlinin (genç, yaşlı, çocuk, engelli) kullanımına uygun yüksek nitelikli bir tasarım olması beklenmektedir.

Tüm yarışmacılara başarılar dileriz.

 

Danışman Jüri Üyeleri:

EMİN HALEBAK Makine Mühendisi, Lüleburgaz Belediye Başkanı

MURAT ERMEYDAN Peyzaj Yüksek Mimarı, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şube Başkanı

KEMAL SUNER Elektronik ve Haberleşme Yüksek Mühendisi

MAHMUT TÜRKER Akustik Danışman

Asli Jüri Üyeleri:

BOĞAÇHAN DÜNDARALP Mimar (DEÜ), Jüri Başkanı

HÜSEYİN SİNAN OMACAN Mimar (İTÜ)

ALİ CENGİZKAN Mimar (Prof. Dr., ODTÜ)

SEMRA UYGUR Yüksek Mimar (ODTÜ)

ARZU KUTKAM NUHOĞLU Peyzaj Yüksek Mimarı (AÜ)

MURAT AKSU Yüksek Mimar (İTÜ)

KANAT BURAK BOZDOĞAN İnşaat Mühendisi (Dr., EÜ)

Yedek Jüri Üyeleri:

OZAN ÖZTEPE Yüksek Mimar (YTÜ)

SEDA BİLDİK ERDOĞMUŞ Yüksek Mimar (MSGSÜ)

NİLÜFER KART AKTAŞ Peyzaj Mimarı (Yrd. Doç. Dr., İÜ)

KADİR KILINÇ İnşaat Mühendisi (Dr., DEÜ)

Raportörler:

ZEYNEP TÜFEKÇİOĞLU Endüstri Mühendisi (DÜ)

ÖNCÜL KIRLANGIÇ YOLDAŞ Yüksek Mimar (MSGSÜ)

BURCU BAĞCI Mimar (LAÜ)

T

Yarışma bilgisi için:

Yarışma Şartnamesi ve bilgileri için:

 

Kolokyum Notları:

2015/02: INFOCORE // : A Video Kiosk @ Buyukada / Competition /ITU / jury

Şubat 4, 2015 § Yorum bırakın

INFOCORE 9

“INFOCORE // : A Video Kiosk @ Buyukada” başlıklı yarışma, “TRANSP( )SE” teması ile işlenecek olan yarışma ITU (İstanbul Teknik Üniversitesi), Mimarlık Fakültesi, Mimari Proje Stüdyosu 7 tarafından düzenleniyor ve 2015 Bahar Dönemi stüdyosunun ilk ayını kapsıyor. İstanbul’da aynı dönemde okuyan mimarlık öğrencilerinin de katılımına açık yarışmanın dili, ingilizce.

Jüri:

  • Alper Derinboğaz
  • Ayşe Şentürer
  • Boğaçhan Dündaralp
  • Deniz Koç Çeliker (Adalar Müzesi Küratörü)
  • Erenalp Büyüktopçu
  • Hakan Tüzün Şengün
  • Meriç Öner(SALT)
  • Zeynep Aydemir

“INFOCORE // : A Video Kiosk @ Buyukada”, öncelikle Büyükada’nın tarihçesi ve coğrafyasından hareketle seçilen herhangi bir noktada adaya eklemlenebilecek bir yapının/yapıların tasarımını talep ediyor.

Bu çerçevede yaklaşık 300 m3 hacim içinde her tür ekolojik, teknik ve poetik gerekçelerle üretilebilecek bir yapının tasarlanmasını amaçlayan yarışmanın teslimi, sergi ve jüri oturumu 26 Şubat 2015 Perşembe günü saat 14:00’da Taşkışla 3505 no’lu stüdyoda gerçekleşecek.

Sonuç ürün olarak iki adet A2 boyutlarında dikey hazırlanmış poster teslim edilecek.

Practice Run

 

 

11018855_10153057780888116_4281596077648552105_n10167931_10153058207343116_5517427751836985724_n

 

 

projeler için:

https://archstudiotrans.wordpress.com/

yarışma sonuçları haberi mimarizm: 

yarışma sonuçları haberi arkitera:

Yarışma Haber linkleri:

arkitera

mimarizm

yem

 

 

2013/09: Transition / Transection / Transportation //: Public Space and Other Stories: Design Competition; EmotionStop / İTÜ

Eylül 21, 2013 § Yorum bırakın

EMOTIONSTOP_1 EMOTIONSTOP_2 EMOTIONSTOP_3

Prof. Dr. Ayşe Şentürer’in yürütücülüğünü üstlendiği Mimari Tasarım Stüdyosu 6/7, 2013-2014 güz yarıyılı döneminde, “Transition / Transection / Transportation //: Public Space and Other Stories” temalı bir tasarım yarışması düzenliyor.

İTÜ Mimarlık Fakültesi öğrencilerinin katılımına açık olan ödülsüz yarışmanın son başvuru tarihi 30 Eylül 2013.

Proje alanı olarak Mecidiyeköy‘ün seçildiği yarışmada, günlük koşturmaca esnasında, kamusal alan içerisinde bir yayanın kısa süreliğine durup, kendi kendine kalacağı bir mekan/pasaj/yer tasarlanması amaçlanıyor.

Yarışma Takvimi
Yarışmanın duyurulması: 19 Eylül 2013
Son Başvuru ve teslim tarihi: 30 Eylül 2013, 14:00
Sergi: 30 Eylül – 7 Ekim 2013

Jüri
Alper Derinboğaz – Salon Architects
Ayşe Şentürer – İTÜ
Banu Uçak – YEM
Boğaçhan Dündaralp – DDRLP
Hakan Tüzün Şengün – İTÜ
Meriç Öner – SALT
Zeynep Aydemir – İTÜ

TRANS

YARIŞMA BLOG:

EMOTIONSTOP YARIŞMA İLANI PDF

EMOTIONSTOP bibliography okuma listesi

arkitera haber linki

mimarizm haber linki

2013/08: AGORAPARK: İçinden Park Geçen Yapı / “Kültür ve Sosyal Etkinlikler Evi” Ytong Ulusal Mimari Fikir Yarışması

Eylül 11, 2013 § Yorum bırakın

11

40713 - P01-c1

40713 - P01-vz40713 - P01-c2p17

AGORAPARK  :  İçinden Park Geçen Yapı

 

Kilin içi oyularak testi şekli verilir.

Testinin var oluşu boşluğundadır.

Lao Tzu

BİR YAPI OLARAK B•ŞLUK

Semt Kültür ve Sosyal Etkinlik Evi temel nitelikleri itibarı ile lokal bir yapıdır. Mahalleden olanın, semt sakininin ve şehirlinin buluştuğu bir yerdir öncelikle.

Bu buluşma SEMT ile KENT’in buluşmasıdır. Kent yaşamında birbiri ile entegre olamayan, farklı sosyal ve kültürel katmanlar kentsel ölçekte biraraya gelmeleri için üretilen bu yapıda buluşur. Bu buluşma için zemin hazırlayan, donatısını sunan yapı öncelikle nitelikli DIŞ MEKÂN üretmelidir.

İLK SORU [ ? ]

İstanbul’da Anadolu yakası sahilinde, sahil yolu ve deniz arasında yer alan bir arsada bir Semt Merkezi nasıl bir – DIŞ – üretmelidir [ ? ]

Sahil yolu yaklaşımında şehirlinin açık alan kullanımı ve deniz ufku ile olan bağını koparmayan, günün her saatinde yaşayan bir AÇIK MEYDAN programın temel unsuru olarak ele alınmıştır.

Tasarlanan yapı donanımı azaltılmış, UCUZ ve BRÜT bir yapıdır. Ürettiği imkânlar ile var olan, kendini değil içindeki boşluğu ve onun farklı hal ve oluşlarını besleyen, koruyan ve iskân eden , kentin kültürel ve sosyal yaşamının ikamet edebileceği bir AGORA’dır.

“BAŞKA” İLE BULUŞMA

Semt ölçeğinde öncelikle nitelikli bir DIŞ MEKÂN  kurmayı düşünen bu yapıda üretilen etkin BOŞLUK’un  kullanımıyla şehirli “BAŞKA” olan ile buluşur. Farklı sosyal ve kültürel katmanlar bir arada olabilmeyi bu şekilde öğrenirler. AGORA günün her saati için farklı HAYAT’lar üreten bir jeneratör gibi çalışır. Açık hava sineması , başka bir gün yerini bir sergiye başka bir gün yerini deneysel bir tiyatro  mekânına bırakır.

SEMT MERKEZİ böylelikle , farklılıkların ve başkalıkların buluştuğu çok katmanlı bir zemin hazırlar. Bu  açık mekân beraber üretmeyi ve paylaşmayı deneyimlediğiniz yerdir.

40713 - P03-pl140713 - P03-pl2

A Ç  — K   Y A P I 

AGORAPARK ,  temelde basit ve çok amaçlı kentsel donatı üretmek fikri üzerine kuruludur. Geleneksel betonarme sistem ile YTONG yapı malzemesini bir araya getirir. AÇIK YAPI , mekân üretme kapasitesini kaybetmeden binayı neredeyse yük taşıyan iskelete kadar soyarak geri çeker. Işıltılı ama bir o kadar da içeriksizleşen yapı dillerinden uzak durarak algılarımızın YAPI’ya değil ama AGORA’ya odaklanmasına yardımcı olur.

Böylelikle semt merkezi, kentsel donatıyı azaltılmış bir basit yapı ile kurup programı ikiye böler ve içeride ürettiği boşluğu bir AÇIK PARK olarak şehirliye açar. Yapı bu şekilde zamana bağlı programlanmış aktiviteleri olanaklı kılacak GECE VE GÜNDÜZ yaşayan bir kamusal mekân üretir.

1 02d5 06f

A G O R A

AGORA’dan yapıya yaklaştıkça ölçek duygusunu yakaladığımız TAŞLIKLARA ulaşırız. Orada asgari bir kentsel donatıyı PARK’ın hizmetine sunan kapalı mekânlara ve bunları birbirine bağlayan esintili koridorlara ulaşmak mümkündür.

Koridorlar gün boyu yapının iç sirkülasyonunu ve iç yaşantısını ikame ederler ve diğer yandan PARK’ı beslerler. Yapı, çeperlerdeki iki blok boşluğu zenginleştiren eklere imkân veren, rampa, merdivenler ve hacimli duvarlardan oluşur. AGORA, her türlü katılıma açık, gece gündüz yaşayan bir meydandır.

 : // PROGRAM

ÇOK AMAÇLI SALON, FUAYE ve KAHVE gün boyu zemin kotu yaşantısını canlı tutar ve Park alanı buradan beslenir. RAMPA salonun açıldığı TAŞLIK ile üst kota bağlanır. İŞLİKLER , bağımsız ünitelerdir. Asma katlı bu atölye hacimleri dışarıdan tırmanan bir merdivenle üstte etüd odaları ve medyatek kotuna bağlanırlar. İşlikleri ayıran TAŞLIKLAR ise bu çalışma hacimlerine ait dinlenme ve buluşma noktalarıdır.

9a 20b P0054 9

K // P R Ü

Yapıyı oluşturan iki temel blok bir KÖPRÜ ile bağlanır. Köprü hem üst kot yaşantısını bağlar, hem de deniz ufkunu ve AGORA’yı seyir imkânı verir. Diğer yandan işlikler ve medyatek  gibi günün her saati kullanılan mekânlar iile çok amaçlı salon, fuaye ve kahveyi  PARK aktivitesini bölmeden bağlar.

 ∆ G [  ] R ∆ – P ∆ R K

İstanbul Anadolu yakasında, sahil yolu ve deniz kıyısı arasında yer alan bu yapıyı öncelikle SEMT için nitelikli  DIŞ MEKÂN üreten bir yapı olarak düşündüğümüzde YAPI programını ve temel varoluş gereklerini tarif ettiği PARK üzerine kurar.

AGORAPARK sahil yolundan kıyıya uzanan boşluk içinde uzanır. Yol üzerinden yapıya yaklaştığınızda aslında denize ve kıyıya doğru yürüyüşünüzü değiştirmeden, hem doğrudan teklifsiz biçimde PARK aktivitelerine katılırsınız, hem de kıyı boyunca düzenlenmiş diğer yaşam alanlarına rahatlıkla bağlanabilirsiniz.

YAPI bu biçimiyle kıyı-yol aksında doğal bir bütünlük ve yaya hareketi sürekliliği üretir ve PARK , bu AKIŞ üzerinde yaşar.

3 10e 12 13 19a P007

“Kültür ve Sosyal Etkinlikler Evi”  Ytong Ulusal Mimari Fikir Yarışması Projesi;

PROJE Müellifleri  :                                                                                                      

Hakan Tüzün Şengün

Boğaçhan Dündaralp

Yardımcılar: 

Çağrı Helvacıoğlu

Sarhang Dellal

2013/4: İÇEBAKAN / Borusan Neşe Fabrikası-Adıyaman/ Yarışma:Eşdeğer Mansiyon Ödülü

Nisan 30, 2013 § 2 Yorum

m4 m5

m10-1 m11-1

p1p2 p3 p4

“Çocuk-Oyun-Öğrenme-Mekan- Çevre…” İlişkiler Yumağının Biçimlendirdiği Bir Yapı Arayışı İçin Biçimlendirici /Oluşturucu Öğeler:

A. Program-Mekan Biçimlendiricileri:

* Yaş Grubu-Ölçek İlişkileri;

* Sosyal Etkileşim Mekanları: Tekil,Grup ,Ortak, Kalabalık Kullanımlar;

* Oyun  Ve Etkileşim Jeneratörü Olarak Mimari Elamanlar;

* Güneş, Gökyüzü, Mevsimsel Ve Doğal  Döngülerle Kurulacak İlişki;

* Algı Tetikleyicisi Olarak Çevre İle Onun Yumuşak Ve Katı Öğeleri

* Işık, Renk, Doku, Malzeme, Biçim  Ve Birleştirici Yapısal Öğelerle Kurulan Duyusal  Etkileşim

* Çocuk-Yolculuk-Duyusal  Ve Bilişsel Gelişim Arakesitinde Topoğrafya-Oyun- Bahçe Kullanımları,

B. Bağlamsal  Biçimlendiriciler:

* Kent Dışı Ortam/Kampüs Yapılanması

* Ulaşım-Servis-Yolculuk

* Organize Sanayii Bölgesi: Fabrika, Depo Vb.  Yapı Tipolojilerinin Belirlediği Ölçek, Doğal Ve Yapay Topoğrafya…

C. Kurumsal Biçimlendiriciler:

* Sosyal Sorumluluk Projesi Kapsamında Örnek Bir Model Arayışı;

* 10 Farklı İlde Tekrar Eden Ortak, Uyarlanabilir Yapısal Bir Dil:

a. topoğrafya/eğime uyarlanabilme;

b. arazi yerleşim-yaklaşıma uyarlanabilme;

c. yöne uyarlanabilme;

d. öğrenci sayısına uyarlanabilme;

m8 m7 m9 m6 m1m2-1

Tasarım Ekibi:

Boğaçhan Dündaralp, Ekip başı, (Mimar, DEÜ)
Berna Dündaralp, (Mimar, DEÜ)
Lale Ceylan, (Mimar, İTÜ)
Çağrı Helvacıoğlu, Yardımcı, (Mimar, İTÜ)
Sarhang Dellal, Yardımcı, (Y. Mimar, Erciyes Ü.

link: Borusan Neşe Fabrikası

proje için diğer linkler: archdaily;AECCafekolokyum.com ; arkitera.com

kolokyum tartışmaları için:

2009/09: denizli belediyesi hizmet binası ve çevresi mimari yarışması / mansiyon / proje

Temmuz 29, 2011 § Yorum bırakın

_ proje hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
_ etkinlik haberi için tıklayınız/arkitera.com
_ yarışma ile ilgili açılan arkitera/forum başlığı için tıklayınız.

2009/05: ulusal mimarlık yarışmaları 2 / sempozyum

Temmuz 29, 2011 § Yorum bırakın

BOĞAÇHAN DÜNDARALP – Aslında, ben Hüseyin’in dile getirdiği bir nokta üzerinden biraz yorum yapmak istiyorum, belki oradan soruya da dönüşebilir. Yarışmaların mimarlık alanı içerisindeki rolünün tanımlanmasıyla ilgili kısımdan bahsedeceğim. Aslında, sabahtan bu yana konuşulanlara ya da bir önceki sempozyuma göz attığımızda, genel olarak yapıyla sonuçlanacak profesyonel hizmet alanı olarak yarışmaların varlığı üzerine daha çok konuşuluyor. Bu konuşmalar içerisinde bu ister kamu yoluyla, ister özel sektör yoluyla olsun, sonuçta bir iş ve bir bina üretimi üzerinde odaklanıyor. Hâlbuki bunun mimarlık alanı üzerindeki konumuna baktığımızda, bizim müşterisi olmadan üzerinde kafayı yormamız gereken pek çok konu var.  Hizmet alanında üretilen birtakım metotlarla, yöntemlerle, çalışma programları oluşturulabilir. Bunun niteliğinin geliştirilmesine yönelik kısımlarda bence dışarıdan yarışmaların açılmasını beklemeden, meslek örgütü olarak da farklı kanalları kullanarak pek çok yarışma açılabilir ve pek çok özellikle fikir geliştirmeye yönelik bir durum oluşturabilir. Sonuçta bilgi alanıysa, bu bilgi alanı içerisinde geliştirilmesi gerekli olan çok konu var.

Genelde biz farklı ölçeklerde, farklı durumlarla yeniden yüzleştiğimizde, aslında son derece ham meyveler üretiyoruz. Gelişmeye açık, fikri çok sınanmamış, üzerinde çok tartışılmamış konular da çok konuşulmuyor zaten. Belki, konuşmaya yönelik bilgi alanını besleyecek yarışmalar açılabilir ve bunlar problemlerle karşılaştığımız zaman, sanki ilk defa karşılaşmıyormuşuz gibi ele almamızı sağlayabilir.

Farklı sempozyumlarda, farklı konularda üretim yapan profesyonellerin o problemlerle yüzleşmelerine baktığımızda, oralardan bilgiler üretmekten çok, onların karşılaştığı zorluklar ve çıkan durumları daha çok konuşuyoruz. Onlar bir bilgi alanına tekrar bir dönüş üretmiyorlar. Çünkü bizde mimarlık o süreçler üzerinden konuşulan bir şey değil, bütün ürünlerimiz de sonuç ürünler üzerinden, onların nitelikleri ya da niceliksel durumları üzerinden yürütülen şeyler. Hâlbuki bizim mesleki bilgi alanımızın başka türlü şeyleri de paylaşıyor olması lazım ki, o nitelikli ürünler çoğalsın. O yüzden, yarışmalar bunun bir mekanizmasıysa, mekanizmayı tartışmaktansa, o mekanizmanın neleri potansiyel olarak taşıyabildiğini, nelerin önünü açabileceğini tartışmak bu tür toplantılarda daha kıymetli diye düşünüyorum. Sinan Omacan ‘ben yarışmalarda daha çok fikir ve konularda kendimi sınamak için katılıyorum. Onun nasıl bir ürünle sonuçlanacağından çok, bu kısmıyla daha çok ilgileniyorum’ dedi. Pek çok genç mimar bu bilgi alanını, yani yarışmaları yapı elde etmek üzerine açılmış yarışmaları, fikir yarışması gibi, kendi fikrimizi sınamak için kullanmak durumunda kalıyoruz. Hâlbuki bu alanın farklı mecraları, farklı süreçleri çok daha zengin, potansiyeli yüksek ve nitelikli bir mimarlık ortamına olanak sağlayacak, tartışmalara yol açacak durumlar üretebilir. Biz azla yetinmek durumunda kalıyoruz, hâlbuki bunun olanakları mümkün. Kamusal ya da özel alanın açtığı yarışmalardan çok, bizler çok farklı yarışmalar açıp, bunların olanaklarını yaratıp, pek çok konuyu gündeme taşıyabilir ve dışarıdan beklediğimiz konuyu içeriden dışarı empoze edebiliriz diye düşünüyorum, teşekkürler.

_ medya içeriğini .pdf halinde görmek için tıklayınız.
_ etkinlik videoları için tıklayınız.

2008/08: İBB şehir tiyaroları beyoğlu sahnesi / kolokyum

Temmuz 28, 2011 § Yorum bırakın

“İBB Şehir Tiyatroları Beyoğlu Sahnesi Yarışması Kolokyumu’na Hararetli Tartışmalar Damgasını Vurdu…”

“…Bunun üzerine soru sormak için Boğaçhan Dündaralp söz aldı ve Sümer Gürel’in fikre önem verdiklerini açıklamasıyla ilgili birinci elemede hangi kriterleri ele aldıklarını sordu ve İstanbul’un göbeğinde bu kadar önemli bir proje açılmamış olduğunu, emeğin karşılığı olarak gerekli cevapları alamadıklarını düşündüğünü sözlerine ekledi…”

_ arkitera.com’ un ilgili haberi için tıklayınız.

2007/10: studio*KAHEM / Kamusal Alan Düşleri: Mimarlık Atölye Çalışması

Temmuz 27, 2011 § Yorum bırakın

_ etkinlik haberi için tıklayınız.
_ http://studyokahem.blogspot.com/

2005: bir yarışma için fikir eskizi / düşünce

Temmuz 21, 2011 § Yorum bırakın

extreme / sıradışı
(sıra dışı ortamlarda mimari çözümler üzerine yazınsal eskizler*)

soru:
mimari tasarım faliyeti çok değişkenli problemleri çözme üzerine kurulduğuna göre koşulları ve çözümü sıradışı yapan şey nedir?

yanıt  eskizi:
Bu sorunun yanıtı belki 2 grupta toplanabilir:

  1. Koşulları belirleyen değişkenlerin sıradışı bir durum olması.
  2. (tasarım verilerinin niteliğinin sıradışılaşması Örn: zeminin ortadan kalkması gibi…)

  3. Koşulları belirleyen değişkenlerin aşırı tanımlı oluşu.
  4. (Seçime bağlı olanların ve değişkenlerarası ilişkileri kurabilmemize olanak veren esnekliklerin ortadan kalkması ve uyumsuz ilişki kurulamayacak verileri bir tasarımda birleştirmek zorunda kalınması. Örn:taşıyıcılığı ve dayanımı olmayan bir malzeme ile geçiçi olmayan ve her türlü doğa olayı ile yüzyüze kalacak bir kayalıkta yaşam mekanının kurulma zorunluluğu gibi.)

Değişkenlerin sınıflandırılması:

  1. Konum ve konuma bağlı durumlar: ( yer,iklim,topografya  ve doğa koşulları ..)
  2. Ekonomi ve ekonomiye bağlı durumlar: (Malzeme, bütçe,miktar- metraj,organizasyon…)
  3. Fonksiyona bağlı durumlar ve fonksiyonların niteliğinin değişkenliği:

(geçicilik-kalıcılık, zaman içinde mekanın değişkenliği, önerilen fonksiyon(ların) standart dışı boyutlarda çözülme ihtiyacı…)

not: bu açılımlar görsel örneklerle desteklenebilir.

Boğaçhan Dündaralp

* uia 2005 kapsamında düzenlenen ‘extreme/sıradışı’ adlı öğrenci yarışması üzerine etkinlik organizasyonu tarafından talep edilmiş fikir/düşünce eskizidir.

_ metni .pdf formatında görmek için tıklayınz.

2005/09: europan 8 / yarışma projesi

Temmuz 21, 2011 § Yorum bırakın

_ urbanfugue projesine ait paftaları .pdf formatında görmek için tıklayınız.

Creative Commons License
“urbanfugue” proje dosyası is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

2005/05: oda projesi collective creativity / sergi

Temmuz 20, 2011 § 1 Yorum

Collective Creativity
May 1st – July 17th, 2005
A cooperation between Kunsthalle Fridericianum, Kassel and Siemens Arts Program, Munich. Curated by What, How & for Whom / WHW.

“The Collective Work cannot be foreseen as a form, only as an effort. The final appearance of the Collective Work is of no consequence at all.”
Djuro Seder, Gorgona, 1963

On the 1st of May 2005 opens the exhibition Collective Creativity in the Kunsthalle Fridericianum in Kassel. Until the 17th of July it will present the works of more than 40 international artist groups – mostly from Eastern Europe, Latin America, Russia and the USA.
Collective Creativity deals with different forms of collective artistic creativity, whose protagonists share common programs, ways of life, methodologies or political standpoints. The exhibition is focused on specific kinds of social tensions that serve as a common axis around which various group activities are being organized. It is interested in the different emancipatory aspects of collective work where collaborative creativity is not only a form of resisting the dominant art system and capitalist call for specialization, but also a productive and performative criticism of social institutions and politics.

By moving away from visions of the collective understood as a homogenous, unified body in which singularities are irrevocably drawn into an anonymous mass, collective creativity is inscribed in a field of exciting, creative interactions and multidirectional and unpredictable group dynamics. Through collective and group ways of operating and their relating to each other and toward the world at large, a complex terrain is being shaped in which projects of concrete social transformations are fused with ideas of radical individuation. These overlappings and intersections are exactly what makes the unique spaces of collectivism so attractive – it seems that onlywithin them we can imagine the realization of our potentialities. Formed in the background of accomplishing tasks which are not possible to accomplish individually, experiences of collectivity are imposed as crucial transformational forces of individuals and society.

Şahkulu Sokak İtalyan Avlusu’ndan, Kunsthalle Fredericanum Sergi Mekanındaki Bir Odaya…

Soru:
“Biri varolan, yaşayan; diğeri yeniden inşa edilecek,
farklı bağlamlara ve kullanımlara sahip iki ayrı mekanda,
farklı mekan deneyimleri arasında ortak bir duygunun sürekliliği kurulabilir mi?”

_ etkinlik sayfası için tıklayınız.
_ şahkulu sokak/ italyan avlusu paftaları için tıklayınız.
_ “oda projesi” blog’ una gitmek için tıklayınız.

Creative Commons License
“collective creativity” yarışma paftaları is licensed under a Creative Commons Attribution-NoDerivs 3.0 Unported License.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with yarışma at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: