2016/06: birpavyon iki etkinlik /2016 Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’ndan Hareketle Mimarlığın Toplumsallığı Üzerine Çeşitlemeler / kuzguncuk bostanı

Haziran 22, 2016 § Yorum bırakın

13346478_10153787300144353_3925781838301552006_n

BİR PAVYON İKİ ETKİNLİK:
2016 Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’ndan Hareketle Mimarlığın Toplumsallığı Üzerine Çeşitlemeler

Moderatörler: Eray Çaylı, Gül Köksal ve Sinan Logie.

Bu çalıştay, gerek 2016 Venedik Bienali küratörü ve 2016 Pritzker Prize sahibi Alejandro Aravena’nın işleri ve Bienal için hazırladığı küratöryel çerçeve etrafında gerçekleşen tartışmalardan, gerekse de Türkiye Pavyonu üzerine 23 Mayıs’ta düzenlenen panelden arta kalan soruları, “mimarlık ve kent hakkı,” “mimarlık ve katılımcılık,” “mimarlık ve şeffaflık” başlıkları altında ve somut mimari pratiklerin ışığında ele aldı. Tartışmalar şu sorular etrafında yoğunlaştı;

• Çalışmalarınızın “kamu veya toplum yararına” olduğunu düşündüğünüz yönleri nelerdir?
• Yerel paydaşlar, meslek insanı ve bunların dışındaki aktörlerin çalışmalarınıza katılımcılık düzeyi ve şekli nedir?
• Hedef kitleniz, çalışma grubunuz ve/veya yol arkadaşlarınız kimlerdir?
• Ekonomik kaynak sorununu nasıl çözüyorsunuz?

Düzce Umut Evleri, Küçük Armutlu Mimar Meclisi, Herkes İçin Mimarlık, Plankton Project, Endüstri Mirası İnisiyatifi, Kuzguncuk Bostanı, Tarihi Yedikule Bostanları Koruma Girişimi’nden katılanların sunumları ardından dinleyicilerin katılımı ile açık tartışmalar yapıldı.

28 Mayıs 2016 Cumartesi (10:00-17:30) çalıştayından görüntüler;
Eray Cayli, Sinan Logie, Senem Doyduk, Cem Dursun, Öncül Kırlangıç,Yashar Adanali, Hande Akarca, Sinan Omacan, Evin Eriş, Herdem Doğrul,Zehra Merve Öztürk, Bogachan Dundaralp, Dila Gökalp, Aslihan Demirtaş,Yuvacan Atmaca, Merve Gül Özokcu, Murat Cetin, Ali Taptik, Dilşad Aladağ,Ezgi Çiftci, Irem Yılmaz, Hüma Şahin, Ayçıl Yılmaz, Esra Eres.

13339536_10153787299544353_3388849679035824064_n

13319852_10153787294279353_3704420330055231484_n13344513_10153787291939353_3472307907455736668_n

13310452_10153787299934353_8589662447477686277_n

Tüm etkinligin ses kayitlari

Alternatif 2

kuzguncuk bostanı sunumu ses kaydı

2013/07: Bariyelerini Kırmak / Gezi Parkı Mimar(sız)lığı / XXI mimarlık kültürü dergisi

Temmuz 21, 2013 § Yorum bırakın

dosya-2dosya-1dosya-20

Bariyelerini Kırmak.

Gezi Parkı direnişi sonrası içinde umut ışığı yanmış insanlarda iki farklı yaklaşım görüyorum:  Bir grup  “Şimdi ne olacak?, Ne yapmalı ?” diye soruyor. Diğer bir grup ise ya ” …yapıyor “ ya da “…yapabiliriz; var mısın ?” diye soruyor.   Kimileri bu farkı kuşak farkı ile açıklıyor; kimileri ise sosyal statü ile… Ama görünen o ki; bu süreçte harakete geçmiş, gezi atmosferini solumuş, tedirgin yalnızlıklarını, ortaklıkların paylaşımına dökmüş olanlar, birlikte ne kadar çok şeyin yapılabileceğini deneyimlemiş olanlar. Onlar sorguluyor ama sormuyor, yapıyor. O ortaklık içinde biliyor neye ihtiyaç var. Kendi rolünü belirliyor ve o ortaklığa elinden geldiğince destek oluyor. Sormak, beklemek, onay almak gibi hiyerarşik bir onay mekanizması işlemiyor. Ortak duygulanımın tetiklediği birlikte öğrenme zenginliği, beraber hareket etme isteğinin doğurduğu geçiçi, değişken gruplar doğuyor. Sürekli bir hiyerarşi değil; bilenin bilmeyene, deneyimlinin, deneyimsize bilgisini aktardığı bir yapı doğuyor. Bazen bu içgüdüsel bir harekete bile dönüşüyor. Koşarken yere düşmemek için farkında olmadan birinin senin elini tutması gibi…

Gezi Parkı kaç senedir mimarlık ortamının gündeminde. Akademik, profesyonel, kurumsal, medyatik duruşlar ve  kendi durduğu noktadan mesafesini koruyan bakışların yarattığı bir yere varmayan tartışmalar… “Ne yapmalı?” Sorusuna ortak akıl üretemeyen, hep kendi mesleki ortamının seçenekleri ile düşünen,  bir makine gibi çalışan, çalıştıkça yaşadığı ortama yabancılaşan mimarlık ortamımız;  sahte yaşam kaygıları, gereksiz fazla emekle öyle kuşatılmış ki bizler çalışmaktan hantallaşmış, titrek ellerimizi yaşamın en temel meyvelerine elimizi uzatabilmeyi görmüyoruz bile. Bu durum aynı ortamda sesimizi birbirimize duyaramayacağımız mesafeler üretmiş. Duymuyoruz, görmüyoruz, önyargılıyız, ilgilenmiyoruz…

Bırakalım ünvanlarımızı, mesleki personalarımızı; bırakalım ona, buna yorum yaparak birşeyler yapıyormuşuz gibi görünmeyi; görünmez olalım. Ünvansız, bir insan olarak, “ne yapmalı?” diye sormadan,  birikimlerimizle imkanlarımızla yapabileceğimizi yapalım, bilgi üretelim, veri işleyelim, görünür kılalım, anonimleştirelim…

Manifestolar, vizyonlarının gücüyle kendi halklarını yaratan kadim peygamberler gibi iş görür. Günümüzün toplumsal hareketleri düzeni tersine çeviriyor, manifestoları ve peygamberleri gereksiz kılıyor.  Değişimin failleri şimdiden sokaklara indiler ve şehir meydanlarını işgal ediyorlar; yalnızca yöneticileri tehdit edip alaşağı etmekle kalmıyor aynı zamanda yeni bir dünya vizyonu oluşturuyorlar.”  Micheal Hardt & Antonio Negri, duyuru,2012

Boğaçhan Dündaralp

 

Dosyayı pdf olarak okumak için tıklayınız.

Dergiyi online olarak okumak için tıklayınız. 

12/2011: “Deneysel Mimarlık”: Nerede başlar, Nerede biter?/ XXI mimarlık kültürü dergisi

Aralık 7, 2011 § Yorum bırakın


Metni ve XXI Aralik/Ocak Sayısını dijital ortamda okumak için tıklayınız.

Metni pdf olarak okumak icin tıklayınız.

2011/06: XXI 100. sayı / yüz yüze

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın


Esenboğa Havaalanı; ESSA /Ercan Çoban, Suzan Esirgen, Süleyman Bayrak, Ahmet Yertutan

Esenboğa havalimanı ile ilk karşılaşmamda  beni boşluğu, ölçeği ve ıssızlığı ile deneyimlediğim pekçok havalimanından farklı bir algı içinde bırakmıştı.  Yolcu hazırlık alanları ile apron bölgesini keskin biçimde ayıran ‘boşluğu’ ile bir havalimanı tipolojisinden çok alışveriş merkezi tipolojisinin havalimanına uyarlanmış hali gibi algılamıştım. Hareket üzerine odaklı bir yapı tipolojisinin, birikme ve görme odaklı  tipolojiyle yanıtlanması ilginç sonuçlar doğurduğunu düşünmüştüm. Sonraki deneyimlerimle birlikte; hareket halindeyken yapı içindeki yaşantıdan çok, binanın kendisini ve materyalize ıssız yüzeylerini görmek, insanın birikmeden hızla yapıdan uzaklaşabilme durumu, seçilen malzemeler ile kurulan yabancılaşma ve büyük galeri boşlukları içinde insanın ölçeğinin kaybolması gibi  gözlemlerim; bu yapıyı neden kendini gösteren, şık ama diğer taraftan da ıssız ve boş bir yapı olarak algıladığımı farkettirdi.

The Seed; NSMH/ Nevzat Sayın

‘The Seed’ , görünmemek, kamufle olmanın kavramlaştırıldığı; yalının bahçesine kendini gömerek, görünen yüzeylerini bahçe duvarı kimliğini sürdürmeyi tasarımının odağına almış bir yapı. Bu yapı duru ve rasyonel tasarım düşüncelerinin kayıtlarını yapısallaştırarak, yapılarında izlenebilir kılmayı başaran, yaklaşımını ‘az’ la ifade edebilen bir mimar olan Nevzat Sayın’nın elinde nasıl biçimlendiği benim için önemli bir soru olmuştu. Yapıyı deneyimlediğimde  bahçe-yapı-tohum ( yumurta formundaki salon) arasındaki ilişkinin sorunlu yanlarını görünce kendime önemli bir ders çıkardığımı söyleyebilirim.  Bahçedeki ağaçlar arasında konumlanırken planemetrik düzlemdeki elips’in bir tohum metaforu olarak biçimlenmesi, gömülü olanın cazibesini ve potansiyellerini vaad ederken; yapı içindeki ilişkilerin yarısı gömülü yarısı hisedilen tohumu göstermek adına ne kadar zorlatıldığını, yapı ‘içi’nin tasarım düşüncesinden farklı bir  yapı ‘iç’ine dönüştüğünü görünce kendi kendime şöyle dediğimi hatırlıyorum:  “bir tasarım düşüncesinin temsil edilmesi ile onun vaad ettiği duygunun ve atmosferinin oluşturulması arasındaki farkı iyi örnekleyen bir yapı olmuş…”

Boğaçhan Dündaralp, mimar,ddrlp

_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ xxi dergisini 100. sayısını online okumak için tıklayınız.

2011/05: parçalayarak birleştirmek / LYFA / proje

Ağustos 1, 2011 § Yorum bırakın


_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.
_ XXI 99. sayı online okumak için tıklayınız.

2009/01: kentsel mekanda yeni imkanlar / imkanmekan

Temmuz 29, 2011 § Yorum bırakın


_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.

2006/06: yerine ait olan / narcity röportaj ve yapı okuması

Temmuz 21, 2011 § Yorum bırakın


_ medya içeriğini .pdf formatında görmek için tıklayınız.

2004/10: 1. mimarlık festivali / değerlendirme

Temmuz 18, 2011 § Yorum bırakın

_ medya içeriğinin .pdf formatında görmek için tıklayınız.

Where Am I?

You are currently browsing entries tagged with XXI at boğaçhan dündaralp.

%d blogcu bunu beğendi: